Zıd, zıddını saklar
Bediüzzaman Hazretleri 1919da
yazmış, diyor ki:
Zaman olur zıd, zıddını saklarmış. Lisân-i siyâsette lâfz, mânânın zıddıdır.
Sözler, Lemeât. s. 659)
Doğru mu? Siyasetten menfaatlenenleri geçelim, geride kalanların vicdanlarına
soralım: Siyasetçilerin kullandığı kelimeler, lügat mânâsının zıddını ifade
etmiyor mu?
Tekrar metne dönelim:
Adalet külâhını, zulüm başına geçirmiş. Hamiyet libâsını, hıyânet ucuz giymiş.
(age)
Öyle midir? Âlemin manzarası meydanda iken bu suâle Hayır diyenler varsa, illâ
bir göz hekimine görünmeleri menfaatleri icâbıdır! Paralıya, nüfuzluya,
cilveliye adâlet dağıtan zalemenin adı âdil olarak bilinmiyor mu? İşgal
ettikleri İslâm topraklarına adâlet dağıtan kâfirlerin dağıttıkları adaletten
(!) çıkan dumanları, saçılan kanları, yükselen feryatları gözümüz görmüyor mu?
Hele bir nice hâinin hamiyet şallarına büründüğünü anlamak için dehâ sahibi
olmaya gerek var mı? Cebinde çifte pasaport taşıyan, bir başka ülkenin
menfaatlerini korumak üzere yemin edenlerin idareci olduğu ülkelerde, o
toprakların çıkarlarını ölümüne savunanların adı hain ilân edilmiyor mu?
Bilhassa Ortadoğunun yakın tarihi, hainlerin kahraman, kahramanların da
hain olarak kitlelere empoze edilmesinin binlerce örneğiyle dolu değil mi?
Tekrar metne dönüyoruz:
Cihâd ve hem gazâya, bağy ismi takılmış. (age)
Zurnanın zırt dediği nokta da burası... Kızıl Çin keferesi Doğu Türkistanı
işgal etmiş, ineğe tapan Hind kefereleri Keşmiri işgal etmiş, Yahudi Siyonist
cellatları Filistini işgal etmiş. Rus kâfirleri Çeçenistanı işgal etmiş,
ABD-İngiltere harami çetesi ise hempâları ile birlikte Afganistan ve Irakı
işgal etmiş bulunuyor, buralarda Müslümanların uğradığı işkencenin misli yok, o
topraklara atılan bombaların tonları ve cinsleri hesap edilemiyor, din
kardeşlerimizin memleketleri, hürriyetleri, namusları gitmiş; zulme
başkaldırarak cihad ve gazâ bayrağı açmaya mecbur bırakılan o kardeşlerimize
bağy nâmı takılıyor, yani terörist deniyor! Bu kilab-ı zulm terörist değil
de, canından başka feda edeceği bir şeyi kalmamış İslâm mücahidleri mi
terörist oluyor? Öyle diyenlerin ağızları yırtılsın inşâallah!
Efendiler, mukabele-i bilmisil dinin emridir. Açın Bakara Sûresi 194. âyeti,
açın Nahl Sûresi 126. âyeti, Müslümana yapılanın aynısıyla mukabele ruhsatı
vermektedir. Cihâd ayetleri ise fıkhın ilgili bölümlerinde geniş geniş
açıklanmıştır. Yani, o İslam topraklarını işgal eden kâfirlerin kendi toprakları
da işgal edilerek, oralarda yaptıklarının aynısı onların vatandaşlarına da
yapılana kadar o mücahidlere terörist diyenler ya şu anki terör başlarıdır, ya
da onların ekmeğini yiyen satılmışlardır.
Bazı çok bilmişler de çıkmışlar, cihadı ancak devletin ilan edeceğini söyleyerek
cerbeze yapıyorlar! Irakta, Filistinde, Afganistanda, Doğu Türkistanda,
Keşmirde, Arakanda şu an Müslümanların devletleri mi var? Yok diye kâfire
teslim mi olmalılar? İngiliz zırhlıları İstanbulu işgal edip de Osmanlı
devletini fiilen bitirdiğinde, Anadoluda istiklal hareketine girişenler cihadı
terk mi etmeliydiler? Bunu diyenler acaba ABD mandacısı mı, İsrail mandacısı mı?
Hz. Ebû Bekr es-Sıddîk (ra) Resûlullah Efendimiz (sav)den şu hadisi naklediyor:
İnsanlar zalimi görüp zulmünün önüne geçmediklerinde, Allah pek yakında hepsini
tarafından göndereceği bir azâba uğratır. (Vakit, 10 Nisan 04)
Neredeyse bütün dünyayı kontrol altına alan zındıka güçleri, hem her tarafı ele
geçirmişler keyflerine göre sömürüyorlar, hem de haklarını müdafaa etmek için
hayatını ortaya koyanlara terörist damgasını yapıştırıyorlar?
Kâfir elbette böyle yapacaktır, onun tıyneti budur. Mefhumları tersine çevirerek
de insanlığı kandırmaya kalkmaktadır. Peki, kendisini Müslüman sandıklarımıza ne
oluyor? Onlar niçin kâfirlerin ağzıyla konuşuyorlar? Bu asrın yalan asrı
olduğunu, zalim ellerin bütün mefhumları tersine çevirdiğini görmüyorlar mı?
Zıddını saklayan zıdların içinde, zünnarını ve kippasını saklayan Müslüman
suretleri de bulunmasın!
Mustafa Kaplan 15 Nisan 2004
Vakit