Ya bu âyet ne olacak?
Fetih Sûresinin 27-28-29. âyetleri,
Peygamberimiz ve ashabının vasıflarına dikkat çekmektedir. Bediüzzaman
Hazretleri bu üç âyeti her öğle namazının sonunda okumalarını talebelerine
tavsiye etmiştir. Bu üçüncü âyetin başı ise şu, Muhammedün Rasûlullah
kelimeleri ile başlamaktadır.
Efendiler, bu âyettir, yani Allahın kelâmıdır. İnkâr eden kesinlikle mümin
olamaz, kâfir olur. Ne diyor bu âyet: Hz. Muhammed (sav) Allahın Rasûlüdür!
Demek, şu âyeti kabul etmeyen asla mümin değildir! Adı ne olursa olsun, evsafı
ne olursa olsun, cinsi ne olursa olsun, o insana ehl-i tevhîd denemez. İsterse
dünyanın en şeker, en tonton, en bilmem ne adamı da olsa...
Bizim inancımız budur. Kimsenin inancına karışmıyoruz, bizim inancımıza
karışmaya da kimsenin hakkı yoktur.
Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmı Peygamber olarak kabul etmeyen kişi,
ehl-i tevhîd değildir, mümin sayılamaz. Ehl-i iman olmayan ise kesinlikle
Cennete giremez. İslâmın bütün akîde kitapları bu hükmü açık açık beyan
etmektedirler.
Bediüzzaman Hazretleri ise en yüksek bir akîde imamıdır. Onun üstadlığını kabul
eden herkesin önce şu temel hükmü bilmeleri gerekir. Bu âyeti kabul etmeyen
kâfirleri mümin kabul eden kişinin kendi inancı yok olur. Kendisi de onlara
benzer.
Kuranı ve dolayısıyla şu âyeti kabul etmeyen bir Hıristiyan papazı veya bir
Yahudi hahamı, bizim inancımıza göre asla mümin değildir ve olamaz. Onları
ehl-i tevhîd kabul edenler de onlar gibi sayılırlar. Kendisini Risâle-i Nûra
nisbet eden bir kişi ise asla böyle bir dalâlete düşemez, düşmemelidir! Düşerse,
onun o nurlu eserlerle de, Kuranla da bir bağı olamaz!
Gücüm olsa, gökgürültüsü gibi bir sadâ ile bütün kâinata karşı
Muhammedür-Rasûlullah hakikatini haykırırdım. Bu ulvî cümleyi kabul
etmeyenlerin -tabiî duymak şartıyla- hepsinin de ebedî şekavet ehli olduklarını
da haykırırdım. Onları ehl-i tevhîd sayanların da onlar gibi olduklarını
haykırırdım.
Ne yapayım, gücüm yok. Beşeriyet ise başını almış korkunç bir sapıklığa korkunç
bir süratle gidiyor. Umûmî belâlar umûmun üzerine sel gibi geliyor! Gelen
belâlardan kendimi kurtarabilme ümidiyle bu inancımı açıklıyorum.
Yâ Râb! Benim inancım açık ve sarih olarak budur. Aksini söyleyenlerden ise
dünya ve ahiret berîyim!..
Mustafa Kaplan 3 Ocak 2004 Vakit