Tanrının Kuzusunu Gör
Hasan Karakaya, 28 Ocak günü
yazıyordu:
Ardından AJC adlı Musevî örgütünün törenine katıldı Başbakan!.. Profiles in
Courage, yani Cesaret Ödülü verildi Erdoğana!.. Artık bu, neyin cesareti
ise!.. Benzer ödüller daha önce bu gibi örgütlerce Mesut Yılmaz, Tansu Çiller,
Süleyman Demirel ve Bülent Ecevite de verildi. (Vakit)
Aynı gün bizim Dilipak da şunları yazıyordu:
Ecevite Şofar verilmişti. Bir boynuz... Savaş Borusu... Erdoğana Golyat
ödülü. Ya da Samson ödülü. Cesaret ödülü yani. Tevrat, Hz. Nuh ile ilgili
bölümde, Yafes Samın çadırında otursun diye bir âyet var. Biliyorsunuz,
Yafes, Hz. Nuhun oğullarından biri, Türklerin Yafesten geldikleri kabul
edilir. Sam ise Yahudilerin atası kabul edilir. Ham ise Arapların... Hamın Hz.
Nuh tarafından lanetlendiğine atıf yapılır söz konusu âyette. Yani teolojik
olarak, bunun anlamı şu: Türkler Yahudilerin koruyucusu oldukları zaman dünya
egemenliğine giden yol açılacak. İlgili âyet, Türklerin yeryüzündeki güçlerinin
genişliğine de vurgu yapar. (agg)
Evet, bizim ilk gençliğimizde, gâvurlardan ödül-mödül alanlara hiç iyi gözle
bakılmazdı. Bilderberglere gidenler lânetli sayılırdı. Yeni
muhafazakâr-demokrat iktidar mensupları Bilderberglere de gidiyorlar,
Rotarylerle de içli-dışlılar, ödül-mödül de alıyorlar; dünyâ da yıkılmıyor!..
Acabâ gençlik yıllarında büyüklerimiz bizi mi kandırıyorlardı; yoksa insanımızın
değer hükümleri mi yol geçen hanına döndü?
Dilipakın Tevrat âyetinden çıkardığı teolojik mânâ da dikkat çekici. Türkler
Yahudilerin koruyucusu olduğu zaman dünyâ egemenliğine giden yol açılabilir
de, acabâ kime? Türklere mi, Yahudilere mi? Bizim Türk kavimlerinin şu an
yeryüzündeki güçlerimizin genişliği ise tartışılabilir mi? Ya Yahudinin ki?..
Bir hadîsde, Deccalın en büyük kuvvetinin Yahudiler olduğu bildiriliyor.
Âhirzamanda Yahudilerle birlik olan Türk kavimlerinin de Deccale yardım
edeceklerine dâir rivâyetler de var mıydı ne? Eğer doğruysa, dünyâ egemenliği
zâten Samın oğullarının elindedir ve tepe tepe de kullanıyorlar. Tevratın
işâreti yerini bulmuştur. Sıra geldi Kurânın işâretlerine...
Yâhû, ben bu yazıda Tanrının Kuzusunu Gör meselesinden bahsedecektim, giriş
bile yapamadık. Ona inşâallah yârın bakarız, Dilipakın aynı yazısından bir
kısımla bugünü kapayalım:
Şimdi eğer Erdoğana cesaret ödülü veriyorlarsa, bu cesaretini göstermesini de
isteyecekler. Erdoğanın kılıcının kimi keseceğini görmek isteyecekler. (agy)
Herhalde yâni!.. Çıfıtlar, hiç binmeyecekleri otonun önüne benzin dökerler mi?
Mustafa Kaplan 10 Şubat 2004
Vakit