Suç sistemdedir

Gazetede, “On bin Türk genci Hıristiyan olmuş. Müsteşrikler cirit atıyor, kiliseler çoğalmış, satanistler artıyor. Diyanet tehlikenin önüne geçmek için vaizlere, hatiplere tamim göndermiş” diye okudum.
Aklıma ilk gelen, “Tavşana kaç, tazıya tut” seslenişi geldi. Bir tarafta rejim, diğer tarafta inanç. Rejim, inancın karşısında yer alıyor. İnancın bütün faaliyetlerine el koymuş. Tavırlarına bile tahammülü yok. Gidilecek yolları bile rejim tayin ediyor. “Halkıma karışmayın, yaşayışıma karışmayın” diyor. Dinin ahlâksızlık bildiği bütün unsurlara gülücükler dağıtıyor, teşvik ediyor, ödüllendiriyor. Neticesi kötüye gidince, rejime zararı dokununca hemen Diyanet’i işletiyor, ona tamiri için emirler veriyor.
Hortumculuğun temeli ve de sebebi faiz. Sen faiz üzerine sistemini kur. Açıkgözler devleti soysun, alavere dalavere ile bütçeyi sıfırlasın. İçinden çıkılamaz hale gelsin, sonra Diyanet’e koş. İşler iyi, gelirler güzel, özel uçaklar, yatlar ve katlar sunulurken “Bu çeşmenin suyu nereden?” deme, sonra da kılçığı boğazında kalan balığın hesabını soracak yer ara. Sonra da doğru Diyanet!.. Bizler de, “Sen bozdun, sen düzelt” diyemeyiz.
Sistemin bir ayağı, kapitalizmi benimsemesidir. Zengini daha zengin, fakiri de dibe itmektir. Para için anayı kocaya, babayı çocuğa düşman etmektir. Bunun için, yollara düşen evlâtlar; köprü altına sığınanlar; kızların fahişe, erkeklerin tinerci olduğu bir toplum, sonra da hastalığı tedavi için Diyanet’e müracaat et. Dinin farzlarından olan zekâtı bile giderlerine koyma, Müslümanı zayıflatmaya çalış, sonra dinin şefkat kollarına sığın, final, ahlâksızlık ve hırsızlık hutbesi iste.
İki Müslümanın evindeki ibadetine karış, al götür, manevi işkence yap. Allah’tan ve ahlâktan bahsettirme, insanların dini tanımasına engel ol. Çeşitli damgalarla bireyleri dinden uzak tut. Başsız ve başarısız bir hayatın sonu; çengellere takılan binlerce genç. Hıristiyan olan, tinere, satanist ve bütün yabancı unsurlara açık gençler, sınırlar aşılıp rejim için tehlike arz edince, Diyanet!..
Din insanlar için ihtiyaçtır. Hiçbir insan dinsiz değildir. Dinsizim diyenin bile dinsizlik dinidir. Rejimin rahatsız olduğu, bu türden olanlardır. Hıristiyan olanlar değildir. Çünkü onlar rejimin has kuludur, öz evlâdıdır. Rahatsız olduğu, rejim için tehlikeli olanlar ve kendilerini meşgul edecek olanlardır.
Şimdilerde göz bebekleri şeytanlaşanların teşvik ettiği, “Biz evleniyoruz” programı ile Popstar yarışmalarının neticesinde B..kstar olup toplumu kokutursa, vıcık vıcık ahlâksızlık çoğalır da rejime düşman artarsa ki, görünen köy kılavuz istemez, ne ekersen onu biçeceksin. Şehvet ekince piçler biçilecektir. Ahlâksızlık çoğalacak, toplum hırsız, hortumcu, piç vs. ile dolacaktır. Tehlikeli hal alınca doğruca Diyanet!.. Vaizler, imamlar.
Yirmi iki senelik imamlık devremde devletin kölesi milletin önünde durduk. Rejimin ikiyüzlülüğüne vâkıf olamadık. Keşfedemedik. Hep kendileri yaptılar da, bizi de tamirde kullandılar. Kendilerinin rahatlığı için yükü bize attılar. Rejim bizimmiş gibi onlardan önde gittik. Rejimin hatalarını şahıslara yükledik. Bugün yarın derken, bir ömür yitirdik. Biz bittik, onlar bizi yitirdiler.
Sistemin faizin ayağı üzerinde oturduğuna inanamadık. Faizden evler, eller, komşular, köyler mağdur oldu. İçinden çıkılmaz bir hal olunca bize gelindi. Aman-yamanla müracaat edildi, biz “Bu sizin meselenizdir, inancımda faiz yoktur. Tamiri de size düşer” diyemedik.
Sistemin diğer bir ayağı da içkidir. İçki içmeyenler rencide edildi, hatta refüze edildi. Ne vakit, oğlu hapa, kızı eroine alıştı. Toplum erotik maymunlara döndü. Yine bizi buldular, yine Diyanet’i bulurlar. Biz “İçki dinimde yasaktır, meşru gördüğünüz içkinin neticeleri size aittir” diyemedik. “İçkili olduğunuz halde araba kullanmayın” hutbesini okuduk. “İçkili iken haramdır, evde iken helaldir” der gibi.
Biliyoruz ki; Diyanet, sistemin emrinde bir kuruluştur. Ne derlerse yapacaklardır. Fakat aranılanın tedavisi, caminin içindeki mesele değildir. Oraya gelenler Müslümandır. Haramları işlemezler. Tedavisi Müslümandan isteniyorsa, İslâm ile insanı buluşturun. Müslümana saygı besleyin, İslâm’ın ahlâkını seçin. İşte o zaman gözyaşları diner, tiner gider, satanistlik yok olur, Hıristiyanlar Müslüman olur. Suç sistemindir.

Duran Kömürcü 20 Şubat 2004 Vakit