Özrü kabahatinden büyük

Bir Kur’an Kursları yönetmeliği hikâyesi çıkardılar, pek çok mesele gibi onu da yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. İktidar koltuğunda muktedir olamamanın bir örneğini daha yaşamış olduk. Ben hâdisenin bu yönü üzerinde durmayacağım.
Hasan Celal Güzel’in yazısından Vakit aktardığına göre, DİB Bardakoğlu, “Bu değişiklik, kursları tam olarak devlet denetimine almayı hedefliyor” demiş (Tercüman, 10 Aralık 2003). Özrü kabahatinden büyük tâbiri ne zaman kullanılıyordu?..
Efendi! Bu devlet “laik” değil mi? İslâm dininin mukaddes kitabı olan Kur’an’ın öğretilmesi ile “laik” bir devletin ne ilgisi olabilir? Acaba şöyle mi demek isteniyor: Ülkenin değişik yerlerinde TC’nin Müslüman vatandaşları kendi çocuklarına Kur’an öğretiyorlar, bu arada “doğru” bilgileri de veriyorlar; biz bu kurs adı altında hepsini kontrolümüze alalım da, kimse İslâm’ın gerçeklerine ulaşamasın!..
Dini, devlet bünyesinden “kanla-irfanla” çıkarmış bir rejim, başka türlü nasıl davranacaktı? Siz çocuk mu kandırıyorsunuz?
Yönetmeliği geri aldırtan irâde, hiç olmazsa inançsızlığına uygun davranmış, münafıklığa prim vermemiştir. Laik bir devlet asla dinlere karışmaz, onlara şemsiye de olmaz!
Gelelim madalyonun öbür yüzüne. Bendeniz 22 yaşında iken Kur’an okumayı öğrendim ve resmî-gayr-i resmî bir okula da gitmeden öğrendim. Asr-ı Saadet’ten bu yana da Müslümanlar mukaddes kitaplarını kendileri öğrenmiş ve öğretmiştir. Ne Abbâsîler ve Osmanlılar var diye millet işi gevşek tutmuş, ne de Hulâgû ve Süfyan geldi diye işi terk etmiştir. TC’nin sorgusuz sualsiz kelle uçurduğu terör günlerinde bile merhum Süleyman Efendi Kur’an’ın lâfzını, merhum Bediüzzaman Hazretleri de mânâsını ders vermekten asla geri durmamışlardı. Şimdi mi geri duracağız?
Bir dinin temel kitabını öğrenmek dünyanın neresinde devletin iznine bağlanmış? Böyle saçma karar mı olur? Siz izin vermiyorsunuz diye ben de öğrenmeyecek miyim?
Dünyanın bütün cebbarları toplansa ben o mukaddes lâfzı yine öğreneceğim ve gücüm yettiği kadar da öğreteceğim! Sizin gücünüz onu önlemeye yetmez! Beni hapse attınız, ben orada bile en az elli kişiye yakın mahpus arkadaşlarıma Kur’an okumayı öğrettim elhamdülillâh.
Eğer siz gerçekten devlet adamı iseniz, abesle iştigali bırakın. Bu milletin dinini öğrenmek için size ihtiyacı yoktur. Elinizi çekin ve gölge etmeyin yeter! Laikseniz laik olun be, niçin kitleleri kandırmaya çalışıyorsunuz?

Mustafa Kaplan 18 Aralık 2003 Vakit