Ölü çekirgeye ağıt
Dünyanın dört bir yanında
katliamlar olur, çocuklar öldürülür, fakat sosyete haspaları hiç umursamaz.. TV
haberi olsa kanal değiştirir, gazete haberi olsa okumaz.. Ya bana ne? der, ya
da bize ne? ile sıyrılır..
Bu kör duyguya rağmen piknik alanında bir çekirgenin ezildiğini görünce başlar
ağlamaya.. Hükümete, çevrecilere, belediyeye, hatta itfaiyecilere salya-sümük
küfürler savurur..
Anlamak ve anlatmak öyle zor ki..
Batı ülkelerinin tutum ve davranışları da tıpkı sosyete haspaları gibidir..
Filistinde akan Müslüman kanları umurlarında bile değil.. Irak viraneye dönmüş,
ocaklar sönmüş, işgale uğramış, aldıran yok.. Çeçenistan dramı, Azerbaycanda
Karabağ işgali hiç mi hiç akıllarından geçmez..
İlle de Kıbrıs!..
İstedikleri oldu.. Referandum yapıldı.. Henüz ben sonuçları bilmiyorum, amma ne
çıkacağı belli..
AB ülkeleri, Kıbrıs Rumlarını sevdiklerinden değil, Türkiyeye karşı tarihî
husumetlerinden dolayı Kıbrıs üzerinde durmaktadır..
Türkiye tamamen bölünmeden bitmez bu masal..
Türkiye, körkütük AB melankolisine yakalanmış bir kere.. Kefere bunun farkında..
Her zaman söylediğim gibi yine de söylüyorum; Türkiyenin AB hayali hiçbir vakit
gerçekleşmez..
Avrupa Türkiyeyi sevmiyor..
Türkiyeye muhalif unsurların hamiliğini yapmaktalar..
Leyla Zana ve arkadaşları salıverilmeden kapımıza gelmeyin diyecekler..
Daha sonra, Hele şu Kürt problemini çözün dayatmasında bulunacaklar.
Kürt probleminin nasıl çözümleneceği hususunda da en azından bir federasyon
tavsiyesinde bulunacaklar..
ABye girebilmeniz için Ermeni soykırımını tanımanız şarttır, deme ihtimali de
hayli kuvvetli..
Avrupa Parlamentosu belli hedeflere doğru kürek çekiyor.. Sanki PKK terörünü
başımıza musallat eden onlar değilmiş.. Abdullah Öcalan dayatması da sırada..
Çıkartın öyle gelin diyecekler.. Tabiî, müsait zamanı kolluyorlar..
Eğer Avrupalı dostlarımızın teşvikleri, himayeleri olmasaydı, Türkiye PKK ile
hiç tanışmazdı.. Zavallılar kışkırtıldı, silah ve para yardımı yapılarak
Türkiyeye isyan ettirildiler..
Bizdeki sevdanın şiddet derecesini gayet iyi bilmekteler.. Muhtemelen ileride
Osmanlının Avrupada soykırım yaptığını, bundan da özür dilememiz
gerektiğini servis yaparlarsa hiç şaşırmayalım..
İstanbul, ah İstanbul!..
Konstantinople veya Bizansta ne hakkımız var? Adamlar kuşatmayı daralta daralta
oraya kadar getirmezlerse enayilik ederler..
Çünkü biz taviz vermekten usanmayan bir millet olduk..
Baksanıza, fikir beyan ettiklerinden dolayı gazeteciler zindana atılıyor,
başörtüsü taktıklarından dolayı kızlarımız horlanıyorlar, okullara alınmıyorlar,
kamusal alan despotlukları sürüp gidiyor, hiçbirisi AB gündemine girmiyor..
Girmez, çünkü bu saydıklarım memleketin aslî unsurlarıdır..
Türkiyeyi sevenleri AB sevmez..
Siyonizmin vahşetinden adam gibi söz ettiklerini duydunuz mu?
AB üyesi İngiltereye karşı Irak işgalinden dolayı bir itirazları vaki oldu mu?
Olması mümkün değildir..
Türkiye Kıbrısla test ediliyor.. Tedricen artacaktır test maddeleri..
AKP hükümeti, bundan sonra önümüzde engel kalmadı, ABye bizi alacaklar diye
sevinçten ellerini ovuşturmasınlar.. Başbakan Erdoğana gösterilen sıcak
alâkalar bildik numaralardır.. Sevgiden değil, yumuşatmadan ötürü kesilen
rollerdir..
Bundan sonra verilecek en ufak taviz, AKP iktidarını tepetaklak çukura düşürür..
İnşallah kendileri de farkındadırlar..
Yaşlanmış, ihtirasa zebun olmuş veya seçimlerde başarı elde edememiş muhterisler
farklı düşündüler, amma düşündükleri Türkiye lehine değil, çıkar hesaplarıydı..
Gereği kadar eleştirdik..
Sıra geldi AKPnin aşkın aldı bizi bizden sarhoşluğundan uyandırılmasına..
Bizim eleştirilerimiz mi uyandıracak, yoksa akbabaların hücuma geçmesi mi?
Abdurrahim Karakoç 25 Nisan
2004 Vakit