Ödül ne işe yarar?

Benim hayatım boyuna almış olduğum bir ödül yoktur..
İyi ki yoktur Allah’a şükür..
Müslümanlar için uyarı, 1400 küsur yıl önce yapılmıştır.. Allah Resûlü, “Veren el, alan elden üstündür” buyuruyor..
İster fukaraya yardım ve sadaka hususunda olsun, isterse ödül vererek, alan el verene mahkûmdur..
En azından pasifize edilmiştir.. Ödül alan, ödül vereni yanlışlarından dolayı eleştiremez.. Eleştirirse velinimetine karşı saygısızlık yapmış sayılır..
Şark kültüründe armağanla (ödül) taltif edilmek her ne kadar gurur meselesi veya vesilesi sayılsa da, ödülü veren, mukabilinde neleri koparacağını çok iyi bilir..
Hatırlayın bakalım, 28 Şubat sürecinin önde gelenlerinden kimlere ne ödüller verilmiştir?
Yahudi kuruluşlar, siyasî ve askerî erkânı adeta ödül sağanağına tutmuşlardı..
En meşhur ödül ise “Melvin Jones” ödülüydü..
Süleyman Demirel, göğsünü gere gere almıştı mezkûr ödülü..
Bilahere o günün Genelkurmay Başkanı İ. Hakkı Karadayı ve her sözü vahiy şeklinde algılanan, güç sembolü Sayın Çevik Bir’e vermişlerdi.
Tansu Çiller’in de nasiplendiğini duymuştuk..
Tabiî Mesut Yılmaz’ı unutmamışlardı..
Başka kimler vardı, şu anda hatırlamıyorum..
Siz hiçbir ilim adamımıza, sahasında isim yapmış sanatçımıza, edebiyatçımıza aynı kuruluşların ödül ikram ettiğini duydunuz mu?
Ben duymadım..
Yıldızı parlayanların yıldızlarını biraz daha parlatmak için mi veriliyordu bu ödüller, başka bir maksat için mi?
Yine bir Yahudi kuruluşu tarafından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a “cesaret ödülü” verdiler.. Dolayısıyla da ben bu yazıyı yazmak mecburiyetini hissettim..
Sayın Başbakan’a niye böyle bir ödülü kabul ettiniz demeye hakkımız yoktur.. O hakkı kendimizde görsek bile, nazarı itibara alınacağını zannetmiyorum..
Fakat, hiç olmazsa “Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü?” diyen kızın şüphesine benzer bir şüphe taşımak fena mı?
Ben, hiçbir ödülün ciddiyetine kani değilim..
Ödül verilecekse, vatanları işgale uğrayanların canları pahasına giriştikleri mücadeleyi sürdürenlere veya emperyal dalgalara göğüs geren ilim ve fikir adamlarına verilmeli diyorum..
Filistin’de yurtlarını, evlerini, hürriyetlerini kaybettikten sonra kaybedecek hiçbir şeyleri kalmayınca intihar eylemine başvuranlara verilmeliydi ki ödüller, yerini bulmalıydı..
Çeçenistan direnişçilerinden başka ödül hak eden kim var tanıdığınız?
Ha... Onlar zaten kulların, hele de siyonist kullarının ödüllerini ellerinin tersiyle iterler.. Bekledikleri tek mükâfat Yaratan’dandır..
Gazilik,
Şehidlik..
Beşerin vereceği ödüller başlarına çalınsın.. Hele de minnet altında bırakmak içinse, Allah belâsını versin öyle ödüllerin..
Sahi neden Fidel Castro’ya vermezler cesaret ödülünü? Adam, dünyanın en güçlü jandarması ABD’ye kafa tutuyor.. İyi veya kötü, kimsenin boyunduruğu altına girmiyor..
Savunduğu rejimin tutarlı bir rejim olduğundan dolayı örnek vermedim.. Adamın cesaretini ve dik duruşunu takdir ediyorum..
Sayın Başbakan herhalde, “Körler-sağırlar, birbirini ağırlar” deyimini hatırlamışlardır.. Kendisini sevenler mutlaka hatırlıyorlar..
Yüce Rabbimiz cümle Müslümanları Arafat denizinde dünyevî kirlerden yıkanmak şansına kavuştursun..
Uzak dur Koka-Kola
Bayramlar bayram ola..

Abdurrahim Karakoç 2 Şubat 2004 Vakit