Kendileri et yer... Millete ot yoldururlar!
Boya ve sat!
İşin aslı, eşik boyamak olsa da, eşek boyamak olarak yerleşmiş dilimize...
Malûm, Kayseriye ait bir sözdür bu:
Eşeği boyar, babasına satar!
Valla satar mı, satmaz mı onu bilmem!.. Bildiğim şu ki, Kayserililerden de
uyanıklar var Türkiyede..
Şu, Murat Öztürk denilen adamın Milliyette yaptığını gördünüz mü?..
Adam, bırakın eşek boyamayı, Boğazı bile kurban kanıyla(!) boyamış,
haber(!) diye satıyor millete!..
Merak ediyorum, Murat Öztürkte Kayserililik var mı?.. Ama, hayır; bu kadarını
Kayserililer bile düşünemezdi!.. Düşünse de, vebal diye, yapmazdı!..
Bilmiyorum dünkü gazeteleri görme imkânınız oldu mu?.. Minada meydana gelen
izdiham ve Kuzey Iraktaki patlamalar manşetlere damgasını vursa da, kurban
olayını yine dillerine dolamışlar!..
Sayfalarını kanlı fotoğraflarla süsleyip(!), yine kan gölünden, yine
yasakların delindiğinden dem vurmuşlar!..
Neymiş;
Kaldırımda kurban kesmişler!..
Hem de;
Çocukların gözü önünde!
Ne yapsaydılar yani?..
Belediyeler yeterli ve uygun yer göstermediyse, vatandaş nerede kesecek
kurbanını?..
Ne yapsaydılar; kurbanlıklarını uzay mekiğine bindirip, kesmek için Marsa mı
götürseydiler?..
Aslında, fena fikir değil hani!.. Çünkü Müslümana yeryüzünde yaşanacak yer
kalmadı!..
Sakal bıraksa yobaz oluyor!..
Başörtüsü bağlasa örümcek kafalı olmakla itham ediliyor!..
Eline silah alıp, işgalcilere karşı dirense, terörist damgasını yiyor!..
BUNLAR KİMİN ÇOCUĞU?
Alın işte; kurban kesti, demediklerini bırakmadılar!..
Katliamla suçladılar!..
Kan dökücü dediler!..
Bazı babası elliler de, helikopterle havadan teftişe başladılar!..
Bir fabrikanın kırmızı boya atığını akıttığı dereyi havadan görüntüleyip,
kurbanlık kanları sel olup aktı! diye palavra sıktılar!..
İnanın anlayamıyorum!..
Bu insanlar nerede yaşıyor ve kime satıyor bu haberleri?..
Farzedelim ki, doğrudur!..
Farzedelim ki, kurbanlık kanları sel olup, Boğaza akmıştır!..
İyi de; o kurbanı kesenler de bu ülkenin insanı değil mi?..
Peki; ya, bu yayını yapanlar?..
İnanın merak ediyorum nerede doğduklarını ve analarının kimden hamile
kaldığını?..
Hayır!..
Bu milletin inancına böyle saldıran, sırf kan görüntüsü verebilmek için
helikopter kaldıran bu mahlûklar, mümkün değil ki bu toprağın ürünü olsun!..
Hayır, olamaz!..
Böyle bir mahlûkatın peydahlandığı yer, bu ülkenin toprağı olamaz!..
Benim bildiğim analar, rahimlerinde 9 ay 10 gün boyunca cenin taşır, böyle
Leninler taşımaz!..
Bu topraklarda, böyle tohum da olmaz!.. Olsa olsa, ithal bir tohumun
meyveleridir bunlar!.
Yerliye bu kadar yaban olduklarına!.. Dine bu kadar kin duyduklarına!..
Kurban olayına Sorbon mantığıyla baktıklarına!.. Bu ülkenin her değerine
böylesine tahammülsüz olduklarına göre, var bir bozukluk!..
Kanlarında değilse, mutlaka genlerinde var bir bozukluk!..
Aksi halde;
Gözlerini kan bürümüş şekilde, böylesine saldırgan olmazlardı!..
YILDA 6 MİLYAR KOYUN KESİLİYOR!
Diyorlar ki; bu bir katliamdır!
Hayır!..
Asıl katliamı, kucaklarından bir türlü kalkmadıkları ağababaları yapmaktadır
ki; o da dinî bir vecibe için değil, azgın iştahlarını tatmin için!..
İbadet için değil, işkembelerini doldurmak için!..
Hayır, haybeye yazmıyorum bunları... Delilleriyle ortaya koyuyorum ki,
Müslümana iftira atmayı bırakıp, gerçeği yazsınlar!..
Efendim; Prof. Dr. Yümni Sezenin, yeni bir kitabı çıktı piyasaya... Adı,
Antropolojiden Psikanalize Kurban ve Din!
Kitapta yer alan rakamlara bakılırsa, tüm dünya Müslümanlarının Kurban için
kestiği hayvan sayısı, devede kulak bile sayılmaz!..
Ankara Büromuzdan Fatih Akkaya, almış eline Prof. Sezenin kitabını, rakamları
gözler önüne seren bir özet çıkarmış...
Durum şu:
Büyükbaş hayvanların kilo hesabıyla koyun cinsine çevrilmesiyle elde edilen
verilere göre, dünyada yılda 6 milyar, günde 17 milyon koyun kesiliyor!..
Dikkat!..
Sadece koyun ve dana!..
Çünkü, bu rakamlara domuzlar dahil değil!..
Dünyada her yıl kesilen 6 milyar koyunun acaba kaçı kurban ediliyor
dersiniz?..
Sadece yüzde 1.6sı!..
Evet, yüzde 1.6sı!..
Yani, geri kalan yüzde 98.4ü satılmak için kesiliyor!..
Bir başka deyişle;
Yıllık ortalamalara göre kesilen 6 milyar koyunun sadece 100 milyonu
kurban ediliyor!..
Yani; günlük ortalamaya vurulursa, Kurban Bayramlarında kesilen koyun adedi,
sadece 275 bin!..
İşte boyalı medyanın böğürtülerine yol açan rakam!.. Bütün yaygara, bu 275
bin koyun için koparılıyor!..
Bu gürültü-patırtı içinde, geri kalan 16 milyon 725 bini görmüyorlar!..
Ve tabiî; Noel yortularında katledilen çamları ve fırınlanan hindileri
de!..
Göstermek istemiyorlar!..
ASIL ETOBURLAR ABD VE AVRUPALILAR!
Prof. Dr. Yümni Sezenin kitabında, hangi ülkenin ne kadar et tükettiği de
yazılmış... Fatih Akkayanın derlemelerine göre, et tüketimine dair rakamlar
da şöyle:
Dünyada yılda kesilen 6 milyar koyundan elde edilen etin büyük çoğunluğu, hali
vakti yerinde ve çok zengin olan yüzde 8lik nüfus tarafından tüketiliyor...
Geri kalan yüzde 92lik kısım ise, ya hiç et yemiyor veya günde 5.1 gram düşecek
şekilde etle besleniyor.
İslâm ülkelerinde kesilen kurbanlar ise, dini ölçülerde fakir fukarayla
paylaşılıyor..
Rakamlar, İslâm ülkelerini hayvan katili şeklinde yaygara koparma gayretindeki
ABD ve AB ülkelerinin çelişkisini de gözler önüne seriyor.
Meselâ; Amerikada yılda tüketilen et miktarı 34.6 milyon ton. Yılda kişi başına
122.2 kg et düşüyor...
Avupa Birliği üyesi ülkelerde yılda tüketilen et miktarı ABD ile hemen hemen
aynı seviyede ve kişi başına düşen et miktarı 92 kilo!..
İngilterede yılda 4.6 milyon ton et tüketiliyor, kişi başına yılda 78 kg et
düşüyor...
Almanyada ise, yılda 7 milyon ton et tüketiliyor ve kişi başına 83 kg et
düşüyor.
Bu rakamlar Fransada da yıllık tüketim: 6 milyon ton. Kişi başına düşen et
miktarı: 102 kg şeklinde!..
OT YOLDURUYORLAR!
Pekiii...
Kan gövdeyi götürdü denilen oluk oluk kan aktı palavrası sıkılan, kurban
kesiminin tu kaka gösterilmek istendiği Türkiyede durum nedir?..
Yıllık ortalama sadece ve sadece 1.3 milyon ton!..
Kişi başına düşen et miktarı ise yalnızca 19 kilo 400 gram!..
Şimdi kıyaslayın hele...
ABDde 34.6 milyon ton!..
İngilterede 4.6 milyon ton!..
Almanyada 7 milyon ton!..
Fransada 6 milyon ton!..
Türkiyede ise;
Sadece 1.6 milyon ton!..
Kişi başına tüketim bazında ise;
Bir Amerikalının yılda yediği etin miktarı 122.2 kilo!..
İngilizin 78 kilo!..
Almanın 83 kilo!..
Fransızın 102 kilo!..
Lütfen dikkat;
Bu rakamlara, domuz eti dahil değil!.. Bir de domuzları eklerseniz; ABD ve
AB ülke vatandaşlarının ne kadar obur olduğu çıkar ortaya!..
Bir de öbürlere bakalım!..
Yani, Türkiyeye!..
Yılda, sadece 19.4 kilo!..
122.2 kilo nerde, 19.4 kilo nerde!?!..
Bir rakam daha!..
Hani hayvan katliamı falan diyorlar ya; Türkiyede, kurbanlardan elde edilen
et oranı, genel et tüketiminin sadece 5te 1ini oluşturuyor!..
Yani, yüzde 20si!..
Söyleyin Allah aşkına;
Bu mudur hayvan katliamı?..
Bu mudur oluk oluk kan akıtmak?
Kendileri, deveyi havuduyla götürürler, Müslümana bir kurbanı çok
görürler!..
Bu kafa var ya; yabancının yediği eti görmez, ama Müslümana ot
yoldurur!.. Yetkilileri kışkırtıp, bayramı işkence ve zulüme dönüştürür!..
Gel de; iyi niyet ara bunlarda!..
ET, AĞAÇTA YETİŞMİYOR!
Prof. Dr. Yümni Sezen yeni çıkan Antropolojiden Psikanalize Kurban ve Din
isimli kitabında, İslâm ülkelerinde kesilen kurbanı hayvan katliamı şeklinde
eleştiren çevrelerin ya bilgisiz ya da art niyetli olduklarını vurguluyor.
Sezen, şöyle diyor:
İslâm ülkelerinde kesilen kurban sayısının dünyada kesilen hayvan sayısı
içerisindeki oranı ortada. Dünyada günde milyonlarca hayvan kesiliyor.. Etleri
tüketiliyor.
Bunları görmeyip, bir tek hayvan kesimi için hayvan katliamı demenin anlamı
var mıdır?
Burada ya bilgisizlik var, ya da art niyet. Avrupalılar ve bizde bir kısım
çevreler kurban kesimini dillerine doluyor..
Oysa, kurbanı kınayan Avrupalı, Noellerde milyonlarca hindi keser ve yer..
Dünyada en fazla et yiyen Avrupa ve ABDlilerin kurbana karşı çıkmalarındaki
niyet, samimi bir niyet değildir.
Prof. Sezen, şöyle devam ediyor:
Kurban din ile felsefe arasındaki farkı da vurgulayan bir kurumdur. Kurban ve
din yorumlarını tarihi boyutta, aynı zamanda hayatın kendisinde aramalıdır.
Kurban bir ibadet çeşididir. İbadet inanılan üstün varlığa itaat, bağlılık ve
saygı ifadesinde bulunmaktır. İslâm bakımından bunun kısa özlü tanımı, Allaha
kulluk etmektir. Bunu dil ve hareket ile ifade ederiz. Kurban da aynıdır. İnsan
hemen hemen her gün veya sık sık et yemektedir. Et ağaçta yetişmediğine göre bir
hayvanı öldürerek onu elde etmektedir. Bunu belli dini kurallarla ve dini bir
niyetle yaparsa kurban olur. Tabiatıyla diğer ibadet çeşitlerinde olduğu gibi bu
şekil ve hareket olarak bir tanımdır.
..............
Bilmiyorum daha fazla söze hacet var mı?..
Durum ortada...
Bu ülkenin rahminde Cenin olarak beslenip, büyüdüklerinde Leninleşenler,
Kurban ve Bayram düşmanlığı yapmayı sürdürüyor!..
Ateist mi, Siyonist mi oldukları belli değil!.. Ama, onları okuyanların
mazoşist olduklarını sanıyorum!..
Kendilerine sövülmesinden zevk alan birer mazoşist!..
Ne dersiniz, öyle değil mi?..
Hasan Karakaya 3 Şubat 2004
Vakit