KANLI PROJE

AMAÇ SÜNNİ-Şİİ ÇATIŞMASI
Bağdat, Kerbela ve Pakistan’daki saldırıların CIA ve MOSSAD işbirliğinde gerçekleştiğini söyleyen Türkiye’deki Caferilerin lideri Selahattin Özgündüz, “Amaçları, kardeş kavgasını tetiklemek” dedi. Özgündüz, “Bölgeyi dizayn etmeye gelenler, burada Müslümanları birbirine düşürmeyi hedeflemişlerdir. Müslümanlar bu tuzağa düşmemeli ve metanet içinde olmalıdır” şeklinde konuştu.

KAYNAK: BATI MENŞELİ
İstihbarat uzmanı Mahir Kaynak da, “Aşura Günü”nde meydana gelen bu saldırıları; ABD ve İsrail’in, bölgede Sünnî-Şii çatışması çıkarmak amacıyla düzenlediğini belirterek, “Provokasyon, Batı menşelidir” şeklinde konuştu. Ehli Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani Altun ise, “Müslümanlar arasına nifak sokup, işgallerini sürdürmek istiyorlar. Bu provokasyonlara gelmeyelim” dedi.

Irak ve Pakistan’da Şii Müslümanlara yönelik kanlı saldırılar düzenlendi. Saldırıların arkasında ABD ve İsrail olduğu belirtiliyor. Irak’ın Başkenti Bağdat ve Kerbala ile Pakistan’da “Aşura gününü” anan Şiilere düzenlenen saldırılarda yüzlerce kişi öldü ve yaralandı. Saldırıların değişik yerlerde aynı gün ve aynı saatlerde meydana gelmesi, ABD ve İsrail’in bölgede muhtemel bir Sünni-Şii çatışması çıkarmaya yönelik provokasyon girişimi olarak yorumlandı. Irak’taki Şii liderler saldırıların asla Müslümanlar tarafından gerçekleştirilmediğini açıklayarak, ABD ve İsrail provokasyonuna dikkat çektiler. Saldırıların yapıldığı bölgeye gelen Amerikan askerleri de Şiiler tarafından taşlandı.

CAFERİLER CIA VE MOSSAD’A DİKKAT ÇEKTİ
Şiilere yönelik kanlı saldırılar Türkiye’deki Alevi ve Caferi kanaat önderleri tarafından lanetlendi. Türkiye’deki Caferilerin lideri Selahaddin Özgündüz, Vakit’e yaptığı değerlendirmede, “Bu olayların arkasında Amerikan ve İsrail gizli servisleri vardır. Yoksa matem içindeki savunmasız insanlara niçin saldırılsın? Bunu Müslümanlar yapmaz. Hem niye yapsın. CIA ve MOSSAD’ın insanların sabrını taşıracak şekilde tertipledikleri bu saldırılar, kardeş kavgasını tetiklemeye yöneliktir. Bu yüzden metanetimizi asla yitirmememiz gerekir. Şaron’un Amerikan yönetimiyle olan ilişkileri sayesinde bölgede benzer saldırılar ard arda yaşanmaya başlandı. El Hekim’in katledilmesiyle başlayan bu olaylar iyi tahlil edilmelidir” dedi.
Özgündüz, işgal güçlerinin elindeki bölgelerde gerçekleşen bu saldırıların sorumlusunun işgal güçleri ve İsrail olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: “En galeyanlı bir günde, milyonlarca insanın toplandığı Aşura gününde böyle cinayetlerin işlenmesi, öncelikle Amerika’nın sorumluluğundadır. Oranın güvenliğinden sorumlu olan Amerika’dır. Çünkü işgalci olan odur. Amerikalılar ‘Havan toplarıyla vurdular’ diye açıklama yapıyorlar. Peki buraya bu toplar nasıl getiriliyor? Özellikle Kerbela çok güvenli bir yerdir. İstenilse oraya yanlış kimselerin girmesi çok kolaylıkla engellenebilir. Kerbela gibi güvenli bir yerde bile bu saldırılar olabiliyorsa, burada açıkça saldırılar için göz kırpılıyor demektir.”

BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİNİN KANLI AYAK SESLERİ
Özgündüz, “Büyük Ortadoğu Projesi” kapsamında Ortadoğu’ya şekil vermek isteyen ABD ve İsrail’in bu planı nasıl gerçekleştireceklerine dair kanlı sinyallerin alınmaya başlandığını vurgulayarak, “Bölgeyi yeniden dizayn etmeye gelenler, burada Müslümanları birbirine düşürerek, birbiriyle savaştırarak, kendilerini hedef durumunda olmaktan kurtarmaya çalışıyorlar. Bu saldırıların temelinde yatan niyet budur. Müslümanların hepsi dikkatli olmalıdır. Sabrımızı zorluyorlar, ama sabrımız zorlanıyor diye düşmanın ekmeğine yağ sürülmesin. Metanet içinde olunmalıdır. Kendi kardeşlerine karşı böyle bir düşünceyi hiç kimse aklından bile geçirmemelidir.”

PROF. KAYNAK: BATI MENŞEİLİ
İstihbarat uzmanı Prof. Dr. Mahir Kaynak, olaylarla ilgili olarak Vakit’e şu yorumlarda bulundu: “Bölgede bir Alevi-Sünni çatışması isteniyorsa eğer, bunlar Batı menşeili olaylardır. Saldırılar tahrik anlamına geliyor. Eğer bu saldırılar sadece Irak’ta olsaydı, bu ABD’nin lehine olmazdı. Ama Pakistan’da da benzer saldırılar oldu. Saldırılar bütün coğrafyaya yayıldığı için Batı lehine bir durum söz konusu.”
Ehli Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani Altun da, Irak ve Pakistan’da Şiilere yönelik saldırılara tepki gösterdi. Altun, “Aşura gibi bir günde çok üzücü olaylar yaşanıyor. Irak’taki saldırıları işgal güçlerinin yaptığı kesindir. Amaçları İslâm birliğini bozmak ve bölgede daha fazla kalmak için bugüne kadar yaptıklarını tekrarlıyorlar. Müslümanlar çok duyarlı ve soğuk kanlı olmak durumundalar. İç ve dış güçlerin kışkırtmaları ve organizasyonları sonucu bölgede çok kapsamlı muhtemel bir kardeş kavgasını fitillemek istiyorlar. Yıllardan beri bunun yüzlerce örneğini zaten gördük ve biliyoruz. Müslüman arasına nifaklar sokarak, iç kavgalar ve iç savaşlar çıkartarak İslâm kardeşliğini ve birliğini bozmayı amaçlıyorlar. Bu saldırıları şiddetle kınıyoruz.”

TÜRKİYE’DE DE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTIRILDI
Öte yandan, dünyanın pek çok yerinde Şiilere yönelik saldırıların olması, Türkiye’de güvenlik güçlerini harekete geçirdi. İçişleri Bakanlığı’nın talimatı üzerine özellikle büyük şehirlerde belirli merkezlerde güvenlik önlemleri artırıldı.

3 Mart 2004 Vakit