Kadir-kıymet bilelim!

Biz gençliğimizde “Yunan Mezâlimi” ve “Rus Mezâlimi” ve “Ermeni Mezâlimi” isimli kitapları okuyarak yetişmiştik. Bizim için en büyük düşman Rumlar, Ermeniler ve Ruslar idi. Ne yapsak, şimdi içimizden o tortuyu atamıyoruz...
Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Müslüman kardeşlerimizin üzerinden baskıyı kaldırmaya çalışmalarını görünce, içim bir tuhaf oluyor. His karmaşası yaşıyorum. Stelyo Berberakis yazıyor ki:
“Türkiye’den Türk azınlık okullarına tayin edilen Türk öğretmenler kız öğrencilerine türban yasağını koyuyor. Yunan okullarına gitmeyi tercih eden Türk kökenli kız öğrencilere ise böyle bir yasak uygulanmıyor.” (Sabah, 25 Ocak 2004)
Vay benim kel kafam! Ben bu ülkede inandıklarımı sırf ifade ettiğim için altı seneye mahkûm olmuş ve infazımı yatmışım; acaba Yunanistan’da olsaydım fikrime karışılmaz mıydı? Senelerce yanlış ata mı oynadık; yoksa şimdi birileri bizim kafamızı karıştırmaya mı çalışıyor?
Biliyorsunuz, Fener Patriği son yıllarda harıl harıl çalışıyor. Bu ülkenin aydınlarından, medyasından ve iş dünyasından mühim kimseler de Patrik’e destek veriyorlar. Şimdilerde Patrik cenabları Küba’ya, Castro denen komünistin ülkesine kilise açmaya gitti, sayın Rahmi Koç da onunla birlikte! (Vakit, 22 Ocak 2004)
Patrik ve beraberindeki heyet, Yunanistan’dan gelen Olimpik Havayolları’na ait bir uçakla Havana’ya uçmuş. Ne dersiniz, kendi ülkesindeki Müslüman Türklere artık insan gibi davranmaya başlayan ve onların tesettürlerine karışmayan bir Yunanistan, Patrik cenablarının da üstün gayretleriyle İstanbul’da bir ekümenük Vatikan türü bir şekil üretebilirse; bu ülkenin de faydasına mı olur acaba?
Böyle bir neticeye karınca kararınca emek veren, hatta restore ettiği eski eserlere “hilâl” yanında “haç” sembollerini de ekleyen Koç ve benzeri TC vatandaşlarının kıymeti o zaman daha mı iyi bilinir?
Hem canım, bu ülke Avrupa Birliği’ne girmeye can atmıyor mu? O zaman zaten semalarımızda Yunan bayrakları da rahat rahat dalgalanmayacak mı? O zaman ayrılık-gayrılık kalacak mı?
Yahû, biz İstiklâl Harbi’ni niçin yapmıştık? Bizi bu memleketin okullarında Rum, Ermeni ve Rus’a karşı kinle dolduran eğitimciler o gün nasıl yâd edilecekler? Ya biz ne olacağız? Bartholomeos cenabları ile Koç cenablarının heykelleri Konstantinopol’de yükseldikleri zaman, onları gölgeleyecek olan da “Ekümenük Patriklik” bayrağı mı, Yunan bayrağı mı, AB bayrağı mı olur?
Rabbim aklımıza mukayyet olsun! Öyle bir gerçeğe doğru adım adım yaklaştırılıyoruz ki, keşke rüya olaydı!.. Son Endülüs hükümdarına anası ne demişti?..

Mustafa Kaplan 4 Şubat 2004 Vakit