Kadınların yüzünü güzelleştiren cumhuriyet!

Adı yüzdeyüz “cumhuriyet” adı! “Burçin” kelimesinin hiçbir muteber sözlükte karşılığını bulamadım. Belki de “Türk adları” adlı uydurma bir kitapta “Burçin”in “dişi geyik” olduğu yazılıdır!
Hayatı baştan sona “cumhuriyet” hayatı. Laikliğin dışına hiç çıkmamış bir hayat yani. Mesleği “cumhuriyet” mesleği. Yani “manken”. “Manken” kelimesinin neleri tazammun ettiğini bilenler zaman zaman açıklıyorlar. Güzel kız hakikaten. Yüz güzelliği yarışmasında birinci olmuş. Cumhuriyete yakışır bir sonuç!
Cumhuriyet kızların, kadınların yüzünü güzelleştiriyor, fiziğini güzelleştiriyor. Ya iç âlemini, maneviyatını, ahlâkını? Onlar cumhuriyeti ilgilendirmiyor. İptidai pozitivizme göre böyle şeyler saçma zaten! Başlangıçtan beri, fizik yarışmaları fevkalâde cumhuriyetçi bulunmuştur. Hatta ilk güzellik yarışmaları “Cumhuriyet gazetesi” tarafından tertiplenmiştir.
Cumhuriyet, kadınlarımızın peçesini açtı, yüzlerinin güzelliğini ortaya çıkardı!
Örtülerini açtı, vücutlarının güzelliğini sergilemelerine fırsat verdi.
Şimdi Türkiye’nin her tarafından vücudunun ve yüzünün güzelliği herkesçe bilinen milyonlarca kadın var. Hatta onların katalogları var! Cumhuriyet onlarla gurur duyuyor! Onlar olmasa cumhuriyet olmazdı sanki!
Cumhuriyet kadınları, seçiyor, seçiliyor, ama ille de cumhuriyet gibi genç kalıyor.
O eskinin yaşlı ve güzel, eli öpülesi edep timsali haminneleri yok artık. Şimdi cumhuriyetin seksenlik genç bayanları var. Yüzleri güzellik müstahzarlarından sahtiyanlaşmış, saçları çalı süpürgesine dönmüş. Yüzlerine değil, en pahalı markalı boyalarına bile bakılamıyor artık!
Nerede eskinin secdeye varan, yüzlerinden nur fışkıran, sözlerinden şefkat akan, hareketlerinden ferahlık ve gönül huzuru yayılan anneleri, anneanneleri?
Cumhuriyetin sanal anneaneleri 18’lik genç kızlarla yarışıyor. Kıyafetle yarışıyor, çıplaklıkla yarışıyor. Hırçınlıkla yarışıyor. Neredeyse cumhuriyetle yaşıt haminne tiyatora anaları, sanatlarının gücüyle övünmektense, hâlâ bacaklarını, göğüslerini açabilmekle övünüyorlar ve bu normal karşılanıyor, hatta alkışlanıyor.
Burçin, cumhuriyet adına dolaşımda tutulan primitif ideolojinin somut kurbanlarından biri. Fiziği mükemmel. Hayatın fiziği aşan alanlarından uzak tutulduğu için, cumuhuriyet sokağının malzemesi olmuş. Televole Cumhuriyeti kimbilir ülkenin genç kızlarının kaçta kaçını bu şekilde sokaklarına, ev(!)lerine sürüklüyor ve onlardan neler yapıyor? Manken yapıyor, fotomodel yapıyor, pop sıtar yapıyor, star yapıyor, “sanatçı” , artist(!) yapıyor…
Türkiye’nin cumhuriyetçi televizyonlarından sabahtan gece yarılarına kadar Burçinler raksediyor, çalkalıyor, dansediyor, şıkır şıkır oynuyor, soyunuyor, dökünüyor…
Bütün bunlar durup dururken olmuyor. Münbit toprak ideoloji. Örtünmek kötü! Hatta kadınları ikinci sınıf vatandaş konumuna düşürüyor! Soyunmak kadını birinci sınıflıktan da öne geçiriyor! İçki içmemek, erkeklerle düşüp kalkmamak gericilik! Ahlâk, namus, iffet, ismet, ırz, bekâret… Bunlar çağı geçmiş, anlamsız sözler. Zaten ahlâk kelimesi unutuldu. “Etik” ise cinselliğin dışında! Meslek etiği olabilir mesela! (Mankenlik mesleğinin etiği nedir Burçin? Et teşhiri esasına dayanan mesleklerin etiği mi olur?) Anne olmak kötü! Çünkü çocuk mesleki kariyerini mahvediyor! Evlenmek kötü! Çünkü çocuk yapmanın önsözü!
Ey Türk(!) kadınları! İşte hayatın! Ve işte mematın!
Burçin yüzde yüz masum ve düpedüz bir cumhuriyet ideolojisi kurbanı! Mezarlığa ulaşmak üzereyken öldü! Çünkü yaşamaktan mezarda olmak ehven hâle gelmişti!
Hatıra defterinden, ev, eş, çocuk sahibi olma ve inanmanın emin limanlarına sığınma arzusu fışkırıyor, Burçin’in… Bunlarsa, bazılarına göre, geri bir ideolojinin zamanımızda yok edilmesi gereken unsurları!
 

Asım Yenihaber 12 Ocak 2004 Vakit