Irakta vahşet ve direniş
Iraktaki işgalciler,
karşılarındaki direniş güçlerine Şii Müslümanlardan bir cemaat de eklenince
iyice akıllarını şaşırdı ve her yerde kan kusmaya başladılar.
İşgalciler, gerçekleştirdikleri vahşi saldırılarında direnişçileri hedef
aldıklarını ve onlara ağır kayıplar verdirdiklerini iddia ediyorlar. Gerçekte
ise aynen siyonistlerin metotlarını uygulayarak savunmasız insanların üzerine
bomba yağdırıyor ve bu yolla direnişçilerin mensup olduğu topluma ağır zararlar
verdirmek suretiyle onları mücadeleden vazgeçirmeye çalışıyorlar. Iraklılar
tarafından ölenlerin ve yaralananların sayılarının çok olmasının sebebi de
işgalci saldırganların herhangi bir hedef gözetmeden, direnişin yoğun olduğu
bölgelerdeki insanların üzerine ateş ve bomba yağdırmalarıdır. Zaten medyaya
yansıyan bilgiler işgalcilerin hedef gözetmeden, savunmasız insanlara
saldırdıklarını ve bu yüzden çok sayıda insanın ölümüne ve yaralanmasına sebep
olduklarını gösteriyor.
Hal böyle olmakla birlikte iddia ettikleri gibi saldırılarında direnişçileri
hedef alsalar bile bu onların gerçekleştirdikleri katliamlarda haklı olduklarını
göstermez. Çünkü, Amerikan güçlerinin ve onların yanında Irakta bulunan
işgalcilerin bu topraklardaki varlıkları gayri meşrudur. Onları vatanlarından
çıkarmak için uğraşanlar ise haklı ve meşru bir mücadele vermektedirler.
Tabii, Amerikan emperyalizmi açısından önemli olan hak ve meşruiyet
olmadığından, onlar sadece kuvveti konuşturuyorlar. Ama gelişmeler onların
kuvvet yönünden de ciddi bir yıpranış içinde olduklarını gösteriyor. Iraktaki
son gelişmeler; saldırgan ABDnin, son dönemde Büyük Ortadoğu Projesi şemsiyesi
altında yürüttüğü imaj değiştirme çabalarını tamamen öldürmüştür. Çünkü ABD, söz
konusu çabalarda gizlemeye çalıştığı gerçek yüzünü bu saldırılarda bir kez daha
açığa çıkarmış, dolayısıyla bir kez daha güven kaybetmiştir.
Amerika bu olaylarla birlikte kuvvetin her şeyi çözeceğini düşünmekle yanılgıya
düştüğünü de bir kez daha görecektir. Bizim tahmin ettiğimiz kadarıyla ABD,
Iraktaki son olaylarda gerçek askeri kayıplarını gizlemektedir. Buna rağmen
resmi açıklamalara göre bile son üç-dört gün içinde onlarca askerini
kaybetmiştir. Ayrıca bu kez işgalcileri hedef alan eylemler sadece belli bir
bölgede yoğunlaşmıyor. Nasıriyye, Felluce, Bağdat, Necef ve Kerbelâ başta olmak
üzere ülkenin çok değişik bölgelerinde çatışmalar var.
İşgalcileri en çok şaşırtan gelişmelerden biri de, Irakın işgalinden bu yana
ilk kez Sünnilerle Şiilerin ortak direniş eylemleri ve silahlı mücadele
gerçekleştirmeleri oldu. Bağdatın Sünni halkın çoğunlukta olduğu el-Azemiyye
mahallesinde ortak eylemler gerçekleştirildi. Amerikan emperyalizmi bu iki
kitleyi, hatta lider farklılığını kullanarak Şiileri kendi aralarında
birbirlerine düşürmek için yoğun çabalar sarf etmesine rağmen, ittifak halinde
karşısına çıktıklarını gördü. Bu yüzden iyice şaşkına döndü ve el-Azemiyyede
önüne çıkan her şeye saldırmaya, yollardaki boş araçları bile tanklarla tahrip
etmeye başladı.
Ahmet Varol 8 Nisan 2004 Vakit