Iraka içinden bakış
Iraklı Muhammed el-Âlusî, uzun
yıllar BMde hukuk müsteşarı ve avukat olarak çalışmış, şimdi Irak İslâm
Toplumunun genel sekreterliğini yapıyormuş. Onunla el-Muslim sitesinde
yapılmış bir röportajı Umran dergisi için tercüme etmiş. Yazıda âlim şeyh
olarak tanıtılan Âlusînin sözlerinden dikkat çekici kısımları sizlerle
paylaşmak istiyorum. Irakın içinde yaşayan birisinin hadiselere nasıl baktığını
bilmek bakımından ehemmiyetli sanıyorum.
Âlusînin değerlendirmeleri şöyle:
ABDnin dış politikada bir gerileme içinde olduğuna inanıyoruz. Amerika,
Irakın sorunlarına çözüm bulamadığı gibi, Müslümanlara yönelik komplo ve
desiselerinde de başarısızlık gayyâsına düştü. Saddam Hüseyinin yakalanması,
ABDnin kendisinden çok, Iraklı direnişçilere fayda sağlamıştır. Çünkü, Saddam,
direnişçilerin önünde bir engeldi. Bazı direnişçilerin Saddamın tekrar geri
döneceğini dillendirmeleri Irak halkının kalbine korku salıyordu. Bu da işgale
karşı direnişçilere destek veren halkı ürpertiyordu. Öyle ki, direnişçilere
katılan birçok Iraklının da kimin safında savaştıkları konusunda kuşkuları
vardı. Irak halkı, Saddamın direnişle bir bağlantısının olup olmadığını açık
bir şekilde öğrenmek istiyordu. Amerikan güçleri Saddamın yakalandığını ilan
ettiklerinde, direnişçilerin ve Irak halkının sevinci daha büyük oldu. Böylece
direnişçilerin önündeki en büyük engel kalktı; Irak halkı ve direnişçilerin
Saddama bağlı veya Saddam rejiminin kalıntıları oldukları şüphesi tamamen izâle
oldu.
Bu vesileyle, yakın gelecekte direnişin bir halk ayaklanmasına dönüşmesinin
uzak bir ihtimal olmadığını düşünüyoruz. Yüce Allahın, Amerikayı geldiği
deliğe geri döndürmek için bunu takdir ettiğine inanıyoruz. Şimdi ABDnin attığı
her adımın artık tamamen kendi aleyhine döndüğüne tanıklık ediyoruz. (agd,
Şubat 04, s.13)
Âlusî diyor ki:
Amerikalıların Iraktaki kayıplarını gerçek mânâsıyla öğrenmek istiyorsanız,
ABD işgal güçlerinin ilan ettiği sayıyı on veya yirmiyle çarpın. Sokağa çıkan
her Amerikan kafilesinin -velev ki bunlar birçok tankın koruması altında
bulunsun- anında saldırıya uğradıklarına her gün tanıklık ediyor Irak halkı. Bu
saldırılardan sonra helikopterlerin ya da büyük bir konvoyun gelip onlarca ölü
ve yaralıyı taşıdığını görüyoruz, ancak ilan edilen ölü ve yaralı sayısı ise
daima birkaç kişiden ibaret kalıyor. (s.14)
Evet, Irakın içinden hadiselere bir bakış yakalamaya çalıştık. Bu İslâm
ülkesini Saddamın zulmünden kurtarmaya ve huzur getirmeye geldiğini söyleyen
işgalci Haçlı sürüsünün ne getirdiğini bütün dünya dehşetle seyrediyor. Her gün
yüzlerce hadise, bir sürü ölü ve yaralı, kan ve gözyaşı yaşanıyor. ABD ve
hempâları ise yalanlarla insanlığı kandırmaya çalışıyor.
Dış dünya ise doğru haber kaynağından mahrum. Gerçekler dışarıya olduğu gibi
aksettirilmiyor. Doğru değerlendirme yapabilmek için her tarafın görüşünü bilmek
gerekiyor. Binâenaleyh, Âlusînin söylediklerine yarın da bakmak istiyorum.
Mustafa Kaplan 8 Mart 2004
Vakit