"Irak çıkmazında lâf salatası "


Zorbalığı meslek edinmiş egemenlerin söyledikleri her söz yalandır..

Hele bir 30 Haziran gelsin, “egemenliği sivil Irak halkına devredeceğiz” taahhüdünün nasıl kevgire döndüğünü göreceksiniz..

Barbarları bile çileden çıkartacak derecede gözü dönmüş, canavarlık karakterleri öne çıkmış koalisyon güçlerine inanalım mı?

Egemenliği bırakacak adam sivil halkın başına uçaklardan seyreltilmiş 2 bin 200 ton uranyum boşaltır mı? Acaba radyoaktif yağmurundan mı kaçmak istiyorlar?

Iraklı babaları katlettiler, doğacak çocukları da kanser bağımlısı yaparak gidecekler.. Amma giderken de söyledikleri gibi yönetimi Irak halkına değil, ABD ve İngiliz çıkarlarına hizmet edecek satılmışlara teslim edecekleri kuvvetle muhtemeldir..

Kim olur bu ahlâksızlar?

Herhalde Sünni Araplar, Şii Araplar veya Türkmenler arasından çıkmaz..

Çıksa çıksa Irak Yahudilerinden (peşmerge patronları) çıkabilir..

Zaten adamlar şimdiden devlet başkanlığına, başbakanlığa rezerv koymaya çalışıyorlar.. İstedikleri olmazsa boykot edeceklerini açıkladılar..

Boykotun anlamı, savaşır alırız, demektir..

Peşmergelerden gayrısı silahtan tecrit edilmiş.. Peşmergeler ise her türlü silahlarla donatılmış, organize şekilde Irak’ın kaderine el koymaya gayret etmektedirler..

ABD’nin ve İngiltere’nin tercihi elbette peşmerge sürüsü olacaktır..

Ortadoğu’da bir İsrail az gelmiş olmalı ki, ikincisini de Irak’ın kuzeyinde kuracaklar..

30 Haziran da gelecek.. Çok az bir zaman kaldı..

Siz bakmayın Dışişleri Bakanımız Sayın Gül’ün, “Irak halkı kendi kaderini tayin edecek” sözlerine..

Göreceksiniz, Irak halkına fikrini dahi tayin ettirmeyecekler.. ABD, yeni göreve gelecek yönetimin başında Demokles’in kılıcı gibi asılı, hazır ve nazır bekleyecektir..

Şu anda sıkıştılar.. Zayiat veriyorlar.. Onun içindir ki BM’den yeni kararlar çıkartmanın peşindeler.. Eğer Birleşmiş Milletler Irak’a asker gönderirse, yeni gelen birlikler netameli yerlere konuşlandırılacak, ABD askerleri daha az zayiat verecek..

Husumetin yönünü değiştirmek istiyorlar..

İşte size sorulması gereken bir soru:

Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerleri Irak’a gönderilirse komuta kime ait olacaktır?

Amerika başka bir ülkenin generaline bu yetkiyi verdirir mi?

Daha şimdiden yaptıkları cinayetleri örtbas etmek niyetindeler.. Irak’ta suç işlemiş (hangisi işlemedi ki?) askerlerin savaş suçlusu sayılmamasını, tazminat davası açılmamasını garantiye almak istiyorlar..

Egemenliği Irak halkına bırakacaklarmış..

Bu mavrayı elbette yiyen olacaktır..

Gördüler ki; sıklaştırılmış uranyum bombaları da yağdırsalar, kendilerine Irak topraklarında rahat yüzü gösterilmeyecek.. Dolayısıyla şeytanı bile hayrete düşürecek taktiklere başvurmalılar..

Yapmak istedikleri budur..

Tıpkı Filistin’deki Refah mülteci kamplarını yerle bir ettikten sonra çekildiklerini açıklayan, amma tekrar döneceklerini de ima eden İsrailli puştlar gibi düşünmektedirler..

İşgal güçlerinin silahları gölgesinde egemenlik olur mu?

Olur diyenin aklına koka-kola dökün de ayıksın..

Irak’taki boşluğun nasıl doldurulacağına komşu ülkelerin karar vermeleri icabeder..

Hangisiyle konuştular? Türkiye ile mi, Suriye ile mi, İran ile mi, Ürdün ile mi, Suudi Arabistan ile mi? Hayır, hiçbiri ile görüş alışverişinde bulunduklarını zannetmiyorum..

İşgalciler sadece İsrail ile teşriki mesai içindedirler..

Şaron’dan akıl alıyorlar.. Siyonist teşkilâtlardan taktik öğreniyorlar..

Dünya kamuoyuna da lâf salatası yedirmenin telaşı içindeler..

Yiyenin gözüne, dizine durur inşallah..



GERDANLIK

Her yerde soysuzların hükmü geçiyor, yazık

Mazlumlar su yerine zehir içiyor, yazık

Kimi kan denizinde boğuluyor her sabah

Kiminin cinnet aşkı çiçek açıyor, yazık..

Abdurrahim Karakoç 27.05.2004 Vakit