Irak Nereye?

Son gelişmelerle birlikte Irak yeni bir döneme girmiş görünüyor. Biz de bugünkü yazımızda son gelişmelerle ilgili bazı tespitlerimizi sizlere aktarmak istiyoruz:
Annan’ın Yüzsüzlüğü: Amerikan emperyalizmi haksız ve gayri meşru sultasını güçlendirmek ve Iraklıların meşru direnişlerini bastırabilmek için her tarafta kan kusarken, BM genel sekreteri Kofi Annan gayet pişkin davranarak, Iraklıları sabırlı olmaya ve diyaloğa davet etti. Şu kafaya bakın ki işgalci senin üzerine ateş yağdıracak sen sabırlı olacaksın! O senin üzerine bombalar, füzeler savuracak sen ona diyalog elini uzatacaksın. Amerikan saldırganlığına karşı tavır koymaktan çekinen Annan, Iraklılardan rehin aldıkları kişileri serbest bırakmalarını istedi. Irak topraklarının her tarafını kana bulayan saldırganların, başlarına çuval geçirip kollarına kelepçe vurarak güneşin kavurduğu çöl zindanlarına doldurdukları Iraklı tutsakların serbest bırakılması için ağzını açmayan Annan, birkaç işgalci asker rehin alınınca hemen diyalogcu kesildi ve Iraklılardan ellerindeki rehineleri bırakmalarını istedi. O çöl zindanlarına doldurulan binlerce masum insan rehine değil midir? Onların serbest bırakılması için neden hiçbir şey yapılmıyor?
Ateşkese Rağmen Ateş: Amerikan emperyalizminin sözde sivil yöneticisi Bremer, Hizbi İslâmi’yle Felluce’de, cuma günü Irak saatiyle 12.00’den geçerli olmak üzere ateşkes ilan edildiğini açıkladı. Ama belirtilen saatten sonra da işgalcilere ait uçaklar şehrin üzerinde uçuş yapmaya ve bombalar yağdırmaya devam ettiler. Bu da aynen Siyonistlerin yaptıkları gibi Amerikan işgalcilerin de ateşkesi bir oyun olarak kullandıklarını, hiçbir konuda olmadığı gibi ateşkes konusunda da savaş hukukuna riayet etmediklerini, taahhütlerine bağlı kalmadıklarını bir kez daha ortaya koydu.
Felluce’de Katliam: Hastane kaynaklarının verdiği bilgilere göre sadece Felluce’de son saldırılarda hayatlarını kaybeden Iraklıların sayısı 300’ü buldu. Sayının bu kadar çok olmasının sebebi ise işgalcilerin elindeki saldırı teknolojisinin insanları topluca katletmeye imkân vermesi ve onların da bu teknolojiyi son raddesine kadar kullanarak insanları topluca katletmeleridir. Ne yazık ki BM’nin bu vahşet karşısında hâlâ sessizliği tercih ettiğini görüyoruz.
Arap Birliği Sessiz: Haftalardan beridir zirve telaşı içinde olan Arap Birliği teşkilatının Irak’taki vahşet karşısında sesini yükseltmekten çekindiğini görüyoruz. Bunun sebebi ise daha önce bu teşkilatla ilgili yazılarımızda dile getirdiğimiz üzere ortada gerçek anlamda bir birliğin, ittifakın olmamasıdır.
Filistin’de Gösteriler: Filistin topraklarındaki Siyonist işgal ile Irak’taki ABD işgali, vahşetin iki kanadıdır. Birbirleriyle sıkı dayanışma içinde oldukları gibi saldırganlıklarında da aynı metotları izlemektedirler. İşte bu vahşetin diğer kanadının saldırganlığına maruz kalan Filistin halkı bir yandan direnişini sürdürürken bir yandan da aynı acıyı paylaşan Irak halkıyla dayanışmasını ortaya koymak amacıyla gösteriler düzenliyor.

Ahmet Varol 10 Nisan 2004 Vakit