İnsanlık nereye gidiyor.
Şu hale bakın ey aklını, izanını şuurunu yitirmemiş olanlar. Şu gidişata bakın ve olup bitenlerin insanlık boyutunu şöyle bir süzgeçten geçirin. Ne garip bir durum var ortada, insanlık neye muhtaç, insanlık neyini yitirmiş bir görün. Bir takım insanlar ne kadar alçalmış, ne kadar adileşmiş bir görün. Görün ki münafıklıkta terfi alanlar, yezidlikte mertebe alanlar, cehillikte kademe alanların yakin civarınızda ne kadar çoğaldığını görün. Artık cehalet dönemini arar olduk. Şimdi her tarafta talan, her tarafta vurgun, her tarafta fuhuş, küffara karşı cephe belirleyemez olduk. Her cenahtan saldırıyor. Sinemize saplanan bir ok var, yaralı bir ceylan gibiyiz. Kimimiz yalpalıyor. Kimimiz kendini bilmiyor, kimimiz saf değiştirmiş, kimimiz ikili oynuyor. Kimimiz renk değiştirmeye uğraşıyor, kimimiz renk değiştirmekte bazı hayvanları geride bıraktık. Küfür içimizde, evimizde, komşumuzda, işimizde, karşımızda bize çok yakin duruyor. İçimizdeki küffara karşı dik duramıyoruz, çünkü çıkarlarımız ön planda. Menfaatler söz konusu, kar zarar hesabı yapılıyor, çıkar söz konusu. İlişkiler kopacak diye korkuyoruz. Dayak yeriz diye korkuyoruz. Zindana atılırız diye korkuyor kimimiz. İşten atılırım diye korkuyoruz. Ölürüm veya öldürülürüm diye korkuya kapılmışız. Samimi olmaktan öte söylemlerimizi ve eylemlerimizi birkaç kuruşluk menfaate kurban eylemişiz. Ciddiyetimiz ve yaşayışımız kimseyi ikna edemiyor. Kimseye model olamıyoruz. Açıkçası kendimize bile inanmamaya başladık. Öyle bir tavır içerisindeyiz ki ne tam kafiriz ne tam müslüman. Yeni bir din türettik zamane insanları için. Yeni bir model oluşturduk insanlık için. Keyfiyet söz konusu olunca vaz caydık kurallardan, ayetlerden, hadislerden, doğrulardan. Her doğruyu yanlışa kurban ettik. Sırf kimse incinmesin diye fetva ürettik. Nice akıllıları zorla deli yaptık, nice deliyi de başımıza taç ettik. Düzenimiz bozulmasın diye dinide unuttuk, hesap gününü de, hesap soranı da. Biz bu halimizle çoktan helakı hakk ettik. Hangi helak olmuş kavmin adi eylemlerinin katmerlisini hayatımıza katmadık soruyorum size. Vallahi ne lut kavmi, ne şit kavmi, ne semud kavmi hiç bir kavim bugün bizim yaptığımız eylemleri tasvip etmez ve yapmaya da cesaret edemez. Bir çok azılı kavme dudak uçuklatacak bir yaşantıyı yaşam biçimi saymadık mı. Her kes şöyle bir kendisine ve yakin çevresine adam gibi bir bakışla baksın ve kalp gözü açık ise kalp gözü ile değil ise normal çıplak gözle bile aklı, izanı ve şuuru yerinde ise görsün bazı acı gerçekleri. Kimse samimi küffara dil uzatmasın, ki zaten dil uzatan yok. Önce içinizdeki küffarları bir bir belirleyin ve onları evvela bir temizleyin ki. Sonradan bizim samimi olduğumuzu anlayan samimi ve hakiki küffarlar da bizden korkup, artık bu kadar rahat eylemlerde bulunmasınlar. Hiç kimse celallenmesin ve demesin ki bir müslüman nasıl küffar olabilir. Olur hem de bal gibi olur. Bir müslüman eğer kalp ile tastik etmemiş ise evvela müslüman olmamış demektir. Bir müslüman, islamiyetin yani kur-anın bir kuralına dahi savaş açmış ise bu kişi istediği kadar ben müslümanım desin. Burada kimi kastettiğimi herkes çok iyi bilmektedir.
Selam ve dua ile...
Musab Umeyr