Her şeyin bir bedeli vardır

Zor yazılardan birini yazıyorum. Birileri kardeşime füze atarken sen oturmuş ağıtını yapıyorsun. Çaresizliğin, bir şeyler yapamamanın ızdırabıyla yazı yazıyorsun. Çatlama noktasındayım, Amerika’yı biliyoruz. İsrail’i biliyoruz. Düşmanlıklarını biliyoruz. Onlara karşı göğüs göğüse savaş ediyoruz. Bu savaşta Müslümandan yana Müslümanın tavır koymamasına kızıyor, çıldırıyorum.
Toptan mı irtidat edildi? Hep mi münafıklaştık? Bütünü ile mi Yahudi yanlısı olduk? İmanımız değil de, bizi medya mı yönlendiriyor?
Bütün dünya Müslümana, mücahide karşı; Müslümanım diyen de karşı.
Devletler, terörün kendisi olmuş. Camiden çıkışında Müslümanı füze ile ortadan kaldırıyorlar da; canını ve malını ortaya koymuş nefsi müdafaa edenlere Müslümanım diyenler karşı.
ABD ve İsrail, Müslümanlığı hedef almış topyekûn imhâ planındadır. Kendi terörünü Müslümanlara yıkarak hareket etmektedir. Müslümanım diyen ahkâm kesiciler din kardeşine karşı.
Terör devleti, peygamberler beldesini yer ile yeksan etmekte, Müslümanlara tek hedef kan kusmakta, kan kusturmakta. Kanları üzerinde oyun oynamakta, ateşle ölüm dansı yaptırmaktadır. Müslümanım diyenden ses çıkmamaktadır.
Yahudi’nin her ferdi elibıçaklı kasap, her aleti mezbaha. Can pazarı, vatan pazarı, nefis pazarı ve de iman pazarı... Mukaddes beldelerin korunmasında beşikten-mezara hedef tahtası. Her gün onlarca ölüm, yüzlerce yaralı can ve kanı için mücadele eden kahraman ve kahramanlar... Seyreden Müslümanın film sandığı gaflet. İnancın aydınlık yüzünü tarif eden Müslüman!..
Yasin öldü. Yüzlercesi ölecek ve öldürecek. Öldü bildiğimiz şehadetten dirilen Müslümanın hedefi Allah, hedefi Allah’ın Resûlü, hedefi Rıza-ı bari ve hedefi cennet.
“Şüphe yok ki, Allah müminlerin canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır.” (Tevbe-111)
İman edenlerden Allah’a ve ahitleştikleri şeyde sadakat gösteren erler vardır. Kimi canını vermiş, kimi beklemektedir. Ahitlerini hiç değiştirmemişlerdir. (Ahzab-2-3)
Müslüman, buyurduğu ahdi değiştirmeyenlerden olmaktır.
Biraz rahatladım. Allah’ın azabını ve lütfunu niçin zorladığımızı düşünmeye çalıştım. İnanan-inanmayan ve münafık yok mudur? Herkes kendi meşrebini işlemeyecek midir?
Her şeyin bir bedeli vardır. Mü’min olmanın bedeli de şehadet, takva ve cennettir. İnanmak, inandığı yolda mücadeledir. Müslümana ne kâfirin zulmü, ne münafıkın çamuru tesir eder. Müslüman, Hakk’a yürüyen, Allah’a yürüyen şehadet şerbetini özleyendir. Bugün Yasin, yarın binlerce Yasin’ler. Allah cennetinde cem etsin.
Allah, “Sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz.” (Bakara 214) buyuruyor.

Duran Kömürcü 27 Mart 2004 Vakit