Hedef belli!

Hedefteki ülke Suriye.. Öyle anlaşılıyor ki, Filistin, Ürdün ve Suriye tek pakette ele alınıyor.. ABD’nin Suriye operasyonundaki iş ortağı İngiltere değil İsrail olacak..
Suriye’de İsrail yandaşı bir iktidarın kurulmasının ardından Lübnan sorunu da kendiliğinden çözülmüş olacak.
Suriye’nin sisteme dahil edilmesi ile Kerkük petrolünün İsrail’e akıtılması gündeme gelecek ve Fırat’ın suları da böylece İsrail’e akıtılabilecek.
Türkiye’nin Türk Cumhuriyetleriyle olan bağlantısı nasıl Ermenistan’la kesiliyorsa, Arap yarımadası ile Türkiye arasında İsrail’in güdümünde bir barikat oluşturulacak.
Bunun anlamı Türkiye’nin ABD ve İsrail açısından stratejik öneminin kalmaması demektir.. Böylece oluşturulacak Kürt devletinin çıkış kapısı da belli; Suriye üzerinden Akdeniz’e, Irak toprakları üzerinden Körfez’e ulaşabilecekler..
İran’ın İsrail’e karşı Suriye’yi bir sıçrama tahtası gibi kullanma girişimlerinin de böylece önü alınmış olacak.
Suriye/Irak hattı kontrol altına alındıktan sonra Arap yarımadasındaki ülkeler üzerinde yapılacak operasyonlar konusunda İsrail’in ve ABD’nin önünde ciddi bir engel kalmıyor..
İsrail Dışişleri Bakanı Şalom’un Gül’e küstâh bir eda ile, “Bölgede olup bitenlerin doğru okunması, aksi halde bölgedeki birtakım devletlerin bu sonuçları görerek dostlarını yanlış seçmeleri halinde aynı akıbeti paylaşma riski üzerine” söylediği sözleri not etmek gerek.
Tabii siz daha önce planladığınız Suriye ziyaretini size akıl verenlerin uyarısı ile iptal ederseniz arkadan böyle bir küstâhlığı beklemeniz gerekirdi.. Bu tür tavırlarla onların cür’et ve cesaretlerini artırdığımızı bilmemiz gerek.
Bakın İsrail yeni yerleşim bölgeleri açma ve 500.000 Yahudi aileye daha göçmen kartı vererek dünyanın değişik bölgelerinden İsrail’e getirme hazırlığı içinde.. Öte yandan Filistin yönetimi üzerindeki tehdit, şantaj, pazarlık ve tartışmalar devam ediyor. Yeni başbakan ve Arafat’ın geleceği bu arada belli olacak..
İsrail’in örmekte olduğu utanç duvarının inşaatı sürerken Kudüs’teki kazılar kesintisiz devam ediyor.
Ürdün’de de bu arada her şey olabilir.. Ürdün kralının yeni adresi belli. “Arap Karzai” de görevine hazır.. Irak’ta Amerikalı işgal komiserliğinin gölgesinde kukla bir Arap yönetimi kurulacak..
İşin kötü yanı ne biliyor musunuz? Kürtler, Türk korkusu ile Amerika’ya sığınıyor. Türkler Kürt korkusu ile ABD’ye sığınıyor. Araplar Türk ve Kürtlerden korkup ABD’ye sığınıyor. Tek direnen grup Şiiler. Türkiye Kerkük’e Kürtlerin girmesinin engellenmesini istiyor ve ABD’yi bölgede görev yapmaya çağırıyor..
Bizi bize düşman yaptılar. Birileri bizim kanlarımız ve gözyaşlarımız üzerine hâlâ kendilerine iktidar ve servet üretmeye devam ediyor.. Asıl utanç duyulacak durum bu.
Türkler yıllarca Kürtleri İngiliz âmaline hizmet etmekle suçladılar. Şeyh Said, İngilizlerin oyununa geldi diye bilinir Türkler tarafından. Şeyh Said’in torununa göre ise, İngilizler Mustafa Kemal’i destekliyordu. Kürtleri tehdit olarak gördükleri için böyle bir oyun oynadılar. Şeyh Said’in asılmasını sağladılar. Lozan’da Kürt meselesinin ele alınmaması Musul’a ilişkin Misak-ı Milli hedeflerinin unutulmasının arkasında da bu sebeb vardı..
Adalar’ın Yunanistan’a, Musul’un Irak’a nasıl verildiğini bilen var mı aramızda?!.
Tarih değil yalan rüzgârı..
Ben başından beri yazdım, söyledim. ABD bir kez buraya yerleşti mi artık işimiz zor.. ABD’nin bölgedeki varlığı Kürt devletinden çok daha önemli bir hadise. ABD kendi çıkarları gerektiğinde, ki öyle gözüküyor, kendine bağlı, kukla bir Kürt devleti kuracaktır..
Bakın, uygulanan dış politika ile intiharın eşiğine geldik.. Sessiz ve sakin bir şekilde Türkiye siyonist bir kuşatmaya alınıyor ve bu yapılırken de bizim topraklarımız kullanılıyor.. Lütfen uyanın.. Yarın Türkiye stratejik ortak, ya da logistik ülke değil, hedef ülke olacak! Gerçeği görün lütfen.. Irak olayında yara almadan çıktık mı gerçekten!.. Hu! Orada kimse yok mu?
Selâm ve dua ile..

Abdurrahman Dilipak 17 Nisan 2003 Vakit