Halid Meşal
HAMASın genel yöneticisi
olarak seçilen Halid Meşal, çevresinde Ebul-Velid künyesiyle tanınır. Künye
verilmesi işi tüm Araplarda olduğu gibi Filistinlilerde de yüzyıllardan beridir
devam eden bir gelenektir ve şu anki özerk yönetim lideri Yasir Arafatın
künyesi de Ebu Ammardır.
Halid Meşal 1956da Filistinin Batı Yaka bölgesinde bulunan Ramallah şehrinin
Selvad kazasında dünyaya geldi. İlköğrenimini doğum yeri olan Selvadda
tamamladı. 1967 Haziran Savaşında İsrail işgal kuvvetlerinin Batı Yaka
bölgesini işgal etmeleri üzerine ailesiyle birlikte Kuveyte göç etti. Orta,
lise ve üniversite öğrenimini de Kuveytte tamamladı. Kuveyt Üniversitesinde
öğrenci olduğu sırada buradaki Filistinli öğrenciler arasında İslâmi akımın
başkanlığını yaptı. İslâmi anlayışa sahip öğrencilerle Hak Grubu adlı bir
öğrenci grubu oluşturdu. Bu grubun adayı olarak Filistinli Öğrenciler
Birliğinin başkanlık seçimlerine girdi. Üniversite öğrenimini fizik dalında
tamamlayan Meşal, mezun olduktan sonra Kuveytte fizik öğretmeni olarak görev
yapmaya başladı. Ancak 1990 Körfez krizi dolayısıyla çok sayıda Filistinliyle
birlikte o da Kuveyti terk etmek zorunda bırakıldı. Bu olaydan sonra Ürdüne
yerleşen Halid Meşal HAMASın Siyasi Birimi içinde görev yapmaya başladı. Dr.
Musa Ebu Merzukun ABDde tutuklanmasından sonra 1996da bu birimin başkanlığına
seçildi ve o tarihten bu yana da söz konusu birimin başkanlığını sürdürmektedir.
Halid Meşal Filistin İslâmi Direniş Hareketinin kurucuları arasında yer
almıştır.
Hemen bütün Filistinli liderler gibi Halid Meşal de siyonist işgalcilerin hain
suikast girişimine maruz kalmıştır. Bu girişim İsrail işgal devletinin
başbakanlık makamında Benjamin Netanyahunun bulunduğu dönemde, bizzat
Netanyahunun kararıyla ve takibiyle 25 Eylül 1997 tarihinde Ürdünün başkenti
Ammanda gerçekleştirildi. MOSSAD ajanları bu girişimde çok farklı bir metot
kullanarak silah yerine solunum organlarına zararlı zehirli bir madde saçan
cihaz kullanmış ve amaçlarını arkadan yanaşarak gerçekleştirmeye çalışmışlardı.
Dolayısıyla Meşal bu cihazın yaydığı maddeden bayağı etkilendi ve epey bir süre
hastanede tedavi gördü. Ancak Allahın izniyle kurtarıldı. Suikast girişiminin o
zamanki ABD Dışişleri bakanı Yahudi asıllı Albrightın Ortadoğu ziyaretinin
hemen ardından gerçekleştirilmesi dikkat çekiciydi ve Netanyahunun suikast
planını ona danışarak hazırladığı tahmin ediliyordu. Ancak sahte Kanada
pasaportu taşıyan suikastçılar başarılı olamadılar ve koruma görevlileri
suikastçı iki kişiyi yakalayarak Ürdün güvenlik teşkilatına teslim ettiler. Ne
var ki zamanın Ürdün kralı Hüseyin, İsrail başbakanı Netanyahu ile pazarlık
yaparak, o sıralarda işgal devleti zindanlarında olan Şeyh Ahmed Yasinin
serbest bırakılması karşılığında söz konusu suikastçı ajanları işgal devletine
teslim etti. Bu pazarlıkta ne HAMASın ne de serbest bırakılan Şeyh Ahmed
Yasinin payı olmuştur. Pazarlık tamamen Kral Hüseyinle siyonist Netanyahu
arasında tahakkuk etmiştir.
Ürdün yönetimi daha sonra işgalci siyonist devletle işbirliği yaparak HAMASın
Ammandaki bürosunu kapattı ve hareketin siyasi kanadını temsil eden dört
liderini sürgün etti. İşte o sürgün olayında Halid Meşal de Ürdünü terk etmeye
zorlandı. (Diğer üçü: Dr. Musa Ebu Merzuk, Muhammed Nezzal, İbrahim Goşe)
Meşalle muhtelif uluslararası toplantılarda bir araya gelme fırsatı buldum ve
kendisiyle bazı röportajlar da yaptım. Bunlardan biri üç aylık Kudüs dergisinde
yayınlandı. Kendisi güler yüzlülüğü, mütevaziliği, cana yakınlığı ve muhatabının
gönlünü kuşatan sıcak bakışlarıyla dikkat çeker. Akılcı, vakıayı iyi tahlil eden
ve hayalperest olmak yerine şartlara göre proje geliştirmek için zihnini yoran
biridir. Yüce Allahtan kendisine ağır sorumluluğunda muvaffakiyet diliyor,
siyonist vahşilerin şerlerinden korumasını diliyorum.
Bugünkü yazımızı tamamen Meşale tahsis ettiğimizden, Rantisiden söz edemedik.
İnşallah ondan ve HAMAS içinde bölünme olacağı iddialarının ne amaç taşıdığından
yarınki yazımızda söz edeceğiz.
Ahmet Varol 26 Mart 2004 Vakit