Fransa fırlansa...(2)
Gûyâ dünyâya hürriyet rüzgârı estirten
1789 İhtilâli, Fransanın şeref vesikası idi. Onlar en özgürlükçü, en
eşitlikçi, en kardeş ülke idiler! Ülkesinin kurtuluşunu Batıda aramaya
başlayan Osmanlı ve TC Müslümanları ise bu sloganlara âşık edilmişti.
Bugün bile, TCnin dine karşı soğuk ve merhametsiz tavrından kurtulabilmek için
kurtuluşu Avrupa Birliği içine girerek hürriyete kavuşmakta gören
Müslümanların sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Biz âcizâne onlarla aynı
görüşü paylaşmıyoruz. Batının aslâ hürriyetçi, hoşgörülü olmadığına
inanıyoruz. Oralardaki Müslümanlara gösterilen nisbî rahatlığın ise -bizim
ülkemizdeki ahmaklıktan kaynaklanan sert tavırlarla kıyâsı hâriç- oralardaki
Müslüman nüfusun, o ülkelerin kâhir Hıristiyan nüfus içinde bir ehemmiyetlerinin
olmamasından ileri geldiğini görüyorduk. Nitekim iki Avrupa seyahatinde de bunu
müşâhede ettim.
Dün de bir nebze temâs ettiğim gibi, Fransanın birden fırlanmasının
sebeblerinden birisi, artık ülkesindeki Müslüman nüfusun gerek şimdiki sayısı ve
gerekse doğum artış nisbetindeki yükseklik dolayısıyla yakın gelecekte
ekseriyete doğru süratle gitmesidir. Bütün ülkelerin idârecilerini ellerinde
oynatan beynelmilel siyonistler, Fransayı bu durumla ürküttüler.
Gerçekten de gerek Parisin varoşları olsun, gerekse Müslüman nüfusun kalabalık
olduğu kasabalar olsun, artık Fransız emniyetinin kontrolü dışına çıkmış
gözüküyor. Yarının ne getireceğini kestirmekte zorlanmaya başladılar. Böylece de
ne kadar hürriyetçi, ne kadar demokrasici ve ne kadar hoşgörülü
olduklarını ortaya koydular.
Ben, Fransanın bu fırlanmasını sevinçle karşılıyorum ve onları, maskelerini
çıkarmış olmalarından dolayı takdir ediyorum. İşte kâfir budur! Onların
medeniyetleri de, demokrasileri de, hürriyetleri de, insan hakları da palavradan
ibarettir. Onlar sadece kendi menfaatlerini bilirler, onun dışında da hiçbir
mukaddes değer tanımazlar. Küfür tek millettir diyen Allah Rasûlü (sav) ne
kadar güzel târif etmiş.
Fransadaki tartışma ortamı hiç özgürlükçü değil. Bir sömürge psikolojisiyle
insanlara yaklaşıyorlar diyen Prof. Nilüfer Göle, acaba İslâm coğrafyasında
yaşadığı halde, kendi ülkelerindeki despotluklardan kurtulabilme ümidini Avrupa
Birliğine veya ABDye bağlayan safderûnları uyandırabilir mi?
Afferim Fransa! Bu fırlanmanın arkası da gelmelidir! Belki o zaman bizim
narkozlu ineklerin gözleri açılır da, Batının bu gerçek yüzünü tanıyabilir!
Ancak o zaman Allahın Kitabına dönme ihtiyacı hisseder! Ancak o zaman
Müslümanın Müslümandan başka dostu olmadığını anlayabilir...
Mustafa Kaplan 27 Aralık 2003 Vakit