"Dün Enbiya’yı katledenler bugün Ulema’yı katlediyorlar "

İnsanlık tarihine leke düşüren bir kavim varsa o da Yahudilerdir. Yahudiler, Kur’an-ı Kerîm’den öğrendiğimiz kadarıyla enbiya katilleridir.

Yani Allahû Teâla tarafından kendilerine gönderilen Peygamberleri öldüren “Peygamber Katilleri”dir. Allahû Teâla buyuruyor:

“Andolsun biz, İsrailoğulları’ndan söz aldık ve onlara peygamberler gönderdik. Fakat ne zaman onlara bir peygamber nefislerinin hoşlanmadığı bir şey getirmişse, bunlardan bir kısmını yalanlamışlar, bir kısmını da öldürmüşlerdir.” (Maide Suresi/70)

Enbiya dediğimiz Peygamberler, Allahû Teâla’nın insanlara göndermiş olduğu nimetlerdir. Hayatlarını küfran-i nimet, nankörlük üzerine bina etmiş olan Yahudiler, Peygamberleri katlederler de Peygamberlerin varisleri olan alimlerden hiç vazgeçerler mi?

İçinde yaşadığımız şu zaman diliminde İsrail’deki Terörist Yahudiler, Peygamberlerin Rabbanî misyonunu sürdürme hususunda kararlı ve azimli olan direniş ehli Müslüman alimleri, öncüleri şehid etmeyi planlarının ilk sırasına almış bulunmaktadırlar. Altını çizerek diyoruz ki; İsrail Gizli Haberalma Teşkilatı (Mossad) şeytan Amerika’nın Gizli Haberalma Teşkilatı olan CIA ile işbirliği yaparak bütün İslâm topraklarında Sünni-Şii ayrımı yapmaksızın Müslüman alimleri, düşünürleri, mütefekkirleri suikastlarla şehid edip ortadan kaldırma kararını almıştır. Filistin’de şehid edilen Şeyh Ahmed Yasin (Rh.a.) ile Abdülaziz Rantisi (Rh.a.)’in şehadetleri, Peygamber katletme misyonunun gereğini yerine getiren terörist Yahudilerin karanlıkta almış oldukları bu kararların ilk işaretleridir. Terörist Yahudiler, yarın Suriye’de, Mısır’da, Sudan’da, Irak’ta, İran’da, Türkiye’de de Şeyh Ahmed Yasin ve Abdülaziz Rantisi gibi, İslâm ümmetinin bağrından çıkmış direniş ehl-i alimleri, düşünürleri, mütefekkirleri ve mürebbileri suikastlarla şehid ederlerse buna şaşmamak gerekir. Çünkü Şeyh Ahmed Yasin (Rh.a.) ile Abdülaziz Rantisi (Rh.a.)’in şehadetleri, bahsini etmiş olduğumuz bu musibetin habercileridir. Şunu bilelim ki; Peygamberleri, Peygamberlerin varisleri olan alimleri ve onların yolunda yürüyen düşünür ve mütefekkirleri katletmek, bir Yahudi geleneğidir. İsrail merkezli “Terörist Yahudiler”, bu Yahudi geleneğini yeniden ihya etme kararını almakla Müslümanlara karşı girişmiş oldukları savaşta yeni bir dönem başlatmışlardır.

İsrail Başbakanı Ariel Şaron; ABD Başkanı George W. Bush’tan gerekli desteği aldığı Wahington ziyaretinden döner dönmez, Filistin’deki İslâmî direnişi organize eden Hamas cemaatinin önde gelen liderlerinden Abdülaziz Rantisi’ye suikast yapılması emrini vermiştir. Afganistan’ı işgal ederek Orta Asya, Irak’ı işgal ederek Ortadoğu cephesini açan George W. Bush yönetimi, Nisan 2004 tarihinde İsrail Başkanı Ariel Şaron ile birlikte Lübnan ve Suriye cephesini açmaya karar vermiştir. Hamas, Hizbullah ve İslâmî Cihad gibi; Filistin’in bağımsızlığı için kurtuluş mücadelesi veren İslâmî direniş oluşumlarını tasfiyesi, dünya müstekbirlerinin onayıyla ortaya atılan “Büyük Ortadoğu Projesi”nin önemli bir ayağını teşkil etmektedir. Müstekbirler, bu projeyi akamete uğratacak olan İslâmî direniş oluşumlarının önder ve rehberleri hükmündeki Müslüman alim, düşünür, mütefekkir ve mürebbileri suikastlarla ortadan kaldırma hususunda terörist Yahudilerden meydana gelmiş olan katil İsrail cuntasına destek vermektedirler.

Altını çizerek diyoruz ki; önümüzdeki aylarda Amerika ve İsrail istihbaratları MOSSAD ve CIA işbirliği halinde; Suriye’nin Başkenti Şam’da veya Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta; Filistin İslâmî Direniş Hareketi’nin (Hamas, Hizbullah ve İslâmî Cihad) lider kadrosuna suikastlar düzenleyecek ancak bununla da sınırlı kalmayıp Suudi Arabistan, Mısır, Irak, Türkiye, İran gibi ülkelerdeki Müslüman alimlere, liderlere, düşünür ve mütefekkirlere yönelik de suikastlar düzenleyeceklerdir. İslâm’ı hayata hakim kılmanın mücadelesini veren Müslümanlar için bu görünen ve gelen tehlikedir.

Terörist Yahudilerin dün “Enbiya”yı öldürmeleriyle bugün “Ulema”yı öldürmeleri arasında farktır. Ha “Enbiya” öldürmüşsün, ha “Ulema” öldürmüşsün hiç fark etmez. Şunu bilelim ki; iyilik önderlerini öldürmek, bütün insanlığı öldürmektir. “Enbiya” ve “Ulema” katilliği ile isimlerini tarihe geçiren terörist Yahudiler, bütün insanlığın katilleridir.

Yeryüzünde Peygamberleri katletmekle Peygamberlerin davalarının sonunu getiremeyen terörist Yahudiler, alimleri öldürmekle de İslâm ümmetinin sonunu getiremeyeceklerdir. Alimler dosdoğru olmakla, Yahudiler hain olmakla bilinir ve tanınırlar. Şunu bilelim ki; kalleşliğin her türlüsü, hainliğin her çeşidi Yahudilerde bulunur. Yahudilerin İslâm topraklarında Müslüman alimleri, öncüleri suikastlarla ortadan kaldırma planlarını akamete uğratmanın çaresi şudur: Müslüman olarak şayet biz nefislerimizde zuhur eden “Yahudileşme Tehlikesi”ni frenler, onun yerine “Müslümanca Yaşama” ve “Müslümanca Ölme” hassasiyetini ortaya koyabilirsek, alimlerimizi bize yol gösteren Peygamber varisliğini yapan rehberler bilip peşlerinde gidersek, çölde kırk yıl âvâre kasnakçısına dönüp duran İsrailoğulları gibi sıkıştığımız şu zaman çölünden kurtulmaya muvaffak olup, “Arz-ı Mev’ud’a” değil ama Kur’an-ı Kerîm’de vaad edilen “Nasr-ı Mev’ud” a ulaşabiliriz.

Aksine davranırsak Peygamberlerin varislerini kaybedip katillerin önderliğine tabi olmaya mecbur ve mahkûm oluruz.

MUSTAFA ÇELİK 01.06.2004 Vakit