Deri operasyonlarından... Konyadaki faciaya!
Ya deprem olsaydı!
Görüştüğüm Konyalılar, Bir binanın enkazı bile 24 saat geçtikten sonra hâlâ
kaldırılamıyorsa, Allah bilir deprem olsaydı ne olurdu?.. Herhalde, facia değil,
tam bir felâket yaşanırdı! diyorlar ki, haklılar!..
Düşünebiliyor musunuz;
Bir bina çöküyor ve o binanın neden yıkıldığı hâlâ belli değil!.. Kolonlar
kesilmiş mi, kesilmemiş mi; o da belli değil!.. Her şeyin belirsiz olduğu bir
olayda, belli olan bir şey var: O da, vurdumduymazlık!..
Gerçekten de; Allah korusun, ya bir deprem olsaydı?!?.. Enkaz, değil 24
saatte, herhalde 24 yılda kaldırılamazdı!..
Devletimizin uzun eli, nedense facialara uzanamıyor!..
Herhalde, arasıra sizde de oluyordur... Bazen bir şeye şartlanıyor insan...
Bir şeyi kafasına takıyor ve sadece ona odaklanıyor... O an, farklı
düşünemiyor!..
Önceki günün sabahından bu yana, ben de şartlandırdım kendimi... İlla, deri
operasyonlarını yazacağım!..
Jandarma ve polisin, nasıl canhıraş bir gayretle çalıştığını, vatan
kurtarmanın yanı sıra, deri kurtarmada da ne büyük maharet sergilediğini
yazacağım!..
Şartlandım ya, kafam hiçbir konuya basmıyor!..
Gözüm, başka olay görmüyor!..
Kendi kendime diyorum ki;
Bırak şu deriyi!.. Bırak şu deri kurtarma opersyonunu!.. Al eline kalemi,
Konyadaki kurtarma rezaletini yaz!.. Bırak deri güvenliğini, çöken binanın
çevresindeki çekilemeyen güvenlik şeridini yaz!..
Hayır!.. Yazamıyorum!..
İllâ, deriyi yazacağım!..
VATANI KURTARDIK... SIRA DERİLERİ KURTARMADA!
Belli ki; şu deri olayını yazmadan, başka olay yazamayacağım, o halde yazayım
da, atayım kafamdan!..
Efendim;
Öğrendim ki; can güvenliğimizi sağlamakla görevli jandarmamız, artık deri
güvenliğimize de el atmış!..
Önceki gün;
Yalova Belediyesine ait mezbahada, kendisi adına ve vekâlet aldığı
komşuları adına kurban kesen Ahmet Durukan adlı vatandaşa yönelik başarılı bir
operasyon gerçekleştirilmiş!..
Jandarma aracından inen sivil kıyafetli bir komutan, çevik bir hareketle
derilere yönelmiş ve vatandaşın derisini, vatandaşdan kurtarmayı başarmış!..
Ahmet Durukan;
Ne deri toplaması!?! Bakın, kestiğimiz koyunlar daha çengelde asılı duruyor!
dese de, külyutmaz komutan, Hayır demiş, Bunlar THKya gidecek!
Dediği gibi de yapmış!..
Almış derileri, götürmüş THKya!..
Böylece, bir ilk yaşanmış Türkiyede!..
Genelgelerdeki deri toplama yetkisi THKda ifadesine, fiilî olarak jandarma
da eklenmiş!..
Bundan sonraki genelgeler, herhalde şöyle olur:
Deri toplama yetkisi THKda!.. Ancak, jandarma da, THK adına deri
toplayabilir!
SİVEREKTE DERİ AVI!
Sadece Yalovada değil, Bursa ve Siverekte de başarılı bir deri operasyonu
gerçekleştirilmiş!..
THKcılar, çok az deri topladık diye yakınınca, jandarma ve polis, derhal
operasyon düzenleyip, kaçak deri avına başlamışlar!..
Siverekte; kasapların evlerine ve mahalle aralarına düzenlenen operasyonda,
76 küçükbaş ve 9 büyükbaş deri ile, köylerde 55 adet deri, gizlendikleri
yerde ele geçirilmiş!..
Haberler muhtelif!..
Kimi kaynaklar, derilerin beyaz bayrak çekip teslim olduğunu; kimi kaynaklar
da, çatışma sonucu ele geçirildiklerini bildiriyor!..
Ölü ve yaralı deri olup-olmadığı konusunda resmî bir açıklama yok!..
Ancak;
Derilerin üzerinde yapılan aramalarda, kan ve boya izine rastlandığı, bazı
derilerde de bıçak yarası olduğu bildiriliyor!..
Gelen haberlere göre;
Jandarma ve polis tarafından gözaltına alınan deriler, daha sonra
sorgulanmak üzere THKya götürülmüş!..
Bana ulaşan son bilgiler şöyle:
Deriler, dağlık arazilerde dolaştıklarını ve ot yeme eylemine
karıştıklarını itiraf etmişler!..
Şimdi;
Hangi örgüte bağlı oldukları, elebaşılarının kim olduğu, kimlerle
işbirliği yaptıkları ve El Kaide ile bağlantılı olup olmadığı
araştırılıyormuş!..
Derilerin; sorgularının ardından tutuklanmasına ve THK cezaevine
gönderilmelerine kesin gözüyle bakılıyormuş!..
Bu operasyonlarından ve sergiledikleri olağanüstü başarıdan dolayı,
jandarmayı da polisi de kutluyorum!..
CAMİDE SUÇÜSTÜ!
Bursadaki operasyon ise, başlı başına bir istihbarat zaferi!..
Gülbahçe, Çınar ve Teleferik semtlerinde, 47 adet küçükbaş ve 1 adet büyükbaş
derinin, camilerin bodrum katlarında gizlice ayin yaptıklarının haber
alınması üzerine, şimşek hızıyla harekete geçen polis; derileri, gizlendikleri
irtica yuvasında basıp, suçüstü yakalamış!..
Bir büyükbaş derinin önderliğinde ayin yapan küçükbaş derilerin üzerinde,
namaz beresi ve cübbe yapımında kullanılan yün ele geçirildiği
bildiriliyor!..
Seri bir operasyonla ele geçirilen derilerin kamyonetlere yüklenerek toplama
merkezine götürüldükleri, derilerle işbirliği yapan kişi ve kuruluşların
araştırıldığı, gelen haberler arasında!..
Gelin de göğsünüz kabarmasın!.. Gelin de güven içinde hissetmeyin kendinizi!..
Görüyorsunuz ya;
Jandarmamız da, polisimiz de görev başında!..
Herkes Dubailere, Parislere, Kahirelere, Uludağlara bayram tatiline
giderken, güvenlik güçlerimiz iş başında!..
Uyumuyorlar!..
Sürekli ayaktalar!..
Ve de ataktalar!..
Hem sonra;
Sadece gerimizin güvenliği değil; artık, derimizin de güvenliği onlara
emanet!.
Rahat uyu, ey halkım!..
GÜVENLİK ŞERİDİ DE NEREDEN ÇIKTI ŞİMDİ?
Evet, rahat uyu!.. Televizyonlara çıkıp, suyu bulandırmak isteyenlere de sakın
aldanma!..
Onlar boşboğazdır!.. Onlar, yapılan hizmetleri görmeyecek kadar kör ve
hasettir!..
Çıkmışlar televizyonlara, ahkâm kesiyorlar:
Burası, Konyanın Selçuklu ilçesi... İlçenin Kerkük Caddesinde saat 20.20
civarında bir bina çöktü!..
11 katlı binada, 138 kişi olduğu sanılıyor!..
Kurtarma çalışmalarında tam bir rezalet yaşanıyor!..
Şu an, saat 23.45... Olayın üzerinden 3.5 saat geçmesine rağmen, enkazın
etrafına hâlâ güvenlik şeridi çekilmedi!..
Enkazın üzeri, tam bir ana-baba günü!.. Polis ve jandarmanın hiçbir tedbir
almaması yüzünden, buraya gelen herkes, doğruca enkazın üzerine çıkıyor ve bu da
kurtarma çalışmalarını olumsuz etkiliyor!.. Enkaz altındaki yaralıların can
güvenliği tehlikede!
Evet, televizyonların canlı yayınına katılan Konya muhabirleri böyle
konuşuyor!..
Jandarma ve polisi suçluyorlar!..
Neymiş;
Güvenlik şeridi çekmemişler!..
Dolayısıyla;
Enkaz altındakilerin can güvenliği tehlikeye girmiş!..
Tam bir boşboğazlık!..
Tam bir şom ağızlılık!..
Ne yapsın jandarma?.. Ne yapsın polis?.. Hangi birine yetişsin?!?
Deri güvenliğine mi baksın, güvenlik şeridi çekip, can güvenliğini mi
sağlasın?..
Hem sonra;
Nereden bilsinler böyle bir facia yaşanacağını?.. Onlar, kaç gündür deri
güvenliğine yoğunlaştılar!..
Dolayısıyla;
Hepsi de, operasyon bölgelerine dağıldılar!..
Kolay mı sanki; oralardan gelip de enkaza ulaşmak!?!
O an, Zümrüt Apartmanının çökeceğini nereden bilsinler?!?
3.5 saat sonra gelmişlerse yine iyi!.. Kar yağıp da, TEM yolu kapandığında
16-17 saat sonra gelmişlerdi de, gazetelerimiz sevinçle başlık atmıştı:
Yolu asker açtı!
Demek ki;
Televizyonların taşra muhabirleri biraz had bilmez!.. Ya da, canları tez!..
Her şey, sıcağı sıcağına olsun istiyorlar!..
Hiç öyle şey olur mu?..
Önce deri!..
Gerisi, sonraki iş!..
İhbarlar bitmeden, imdat çağrılarına koşulur mu hiç?!?
TVLER BİR ALEM!
Hani, ateş düştüğü yeri yakar derler ya, gerçekten doğru... Olay yerindeki
dehşeti gören muhabirler, canlı yayına bağlanıp, heyecanlı heyecanlı
anlatıyorlar!..
Zannediyorlar ki;
Tüm Türkiye onları dinliyor!..
Oysa;
Birçok kanalın umurunda bile değil!..
Meselâ Star!..
Cumhuriyet için 15. gün logosunun altında, Ebru Gündeş konseri vardı!..
Hoplaya-zıplaya şarkı söylüyordu kadın!..
Konyada ölen, yaralanan, enkaz altında kalan cumhur umurlarında bile
değildi!..
Onlar, geçen 80 yılı yok sayıp, Cumhuriyetin 15. gününü ilân ediyorlar ve
bunu da kıvrak şarkılarla kutluyorlardı!..
Demek ki;
Konyaya Uzanacak kameraları ve mikrofonları yoktu!..
Daha sonra;
Kırmızı bir koltuk geldi ekrana!.. Üzerinde Kamran İnan oturuyordu!.. Zümrüt
Apartmanı çöküp, sandviç gibi zemine oturmuş, kimin umurunda!?!
Bir ara CNN Türke takıldı gözüm... Baktım; Ali Atıf Bir, almış Yılmaz Erdoğanı
karşısına, Prezervatif Reklâmı üzerine felsefî yorumlar yapıyorlar!..
Konyadakiler can derdinde, onlar bilmem ne derdinde!..
Aynı anda Kanal Dye geçtim!.. Bir film!.. Adı, Ölümcül Dövüş!
Konya/Selçukluda verilen ölüm-kalım mücadelesi onların da umurunda değil!..
atv desen, stadyumlardan görüntü veriyor!..
Ölü sayısının kaç olduğu, umurlarında değil!..
Önemli olan;
Maç, kaç kaç?
Bereket ki, Konyadaki muhabirler izlemedi bu görüntüleri!..
Eğer izleselerdi, enkazın altındaki ölülere, enkazın üstündeki hücceten
ölümler de eklenir ve ölü sayısı daha da artardı!..
Sözün özü;
Önceki gün Selçukluda yaşanan olay, aynı zamanda bir Türkiye fotoğrafıdır!..
Her zaman olduğu gibi;
Üsttekilere bir şey olmuyor!..
Olan alttakilere oluyor!..
Enkaz altında kalanların canı çıkarken, üsttekiler; vur patlasın-çal oynasın!!!
KONYAYA BAŞSAĞLIĞI
Böylesine acı bir olayı, ironik bir üslûpla kaleme aldığım için, başta
Selçuklu halkı olmak üzere, tüm okurlarımdan özür diliyorum!..
Ne var ki;
Tam bir kurtarma komedisinin yaşandığı önceki geceyi ve bu komedinin
gündüzünde yaşanan komiklikleri, daha başka yazamazdım...
Başta Zümrüt Apartmanının sakinleri olmak üzere, tüm Selçuklu halkına
başsağlığı diliyor, yaralılar için acil şifalar temenni ediyorum...
Minadaki facianın hemen akabinde yaşanan bu facia, gerçekten derinden
yaraladı hepimizi...
Allah, daha beterinden korusun!..
Ölenlere rahmet, kalanlara sabırlar niyaz ediyorum...
Hasan Karakaya 4 Şubat 2004
Vakit