"Çivisi çıkmış
dünya"
Haftalardan beridir Amerikan emperyalizminin Irakta gerçekleştirdiği işkence
uygulamalarının dünya kamuoyuna yansıyan görüntüleri tartışılıyor. Fakat şu işe
bakın ki aynı Amerika, uluslararası insan hakları raporu yayınlıyor ve ülkeleri
bu konuda sorguya çekmeye kendini yetkili görüyor. Tam anlamıyla çivisi çıkmış
bir dünya sistemiyle karşı karşıyayız.
Iraktaki işkencelerin, askerlerin ya da subayların kişisel tercihleriyle ve
iradeleriyle değil Savunma (gerçekte saldırı) bakanı Rumsfeldin bilgisi
dâhilinde ve onun istekleri doğrultusunda yapıldığı artık kesinlik kazanmış
gibidir. O da bunu kişisel olarak düşünmüş ve istemiş değildir. Bu işkenceler
ABD yönetimi tarafından, enine boyuna ele alınmış ve Iraktaki işgalin, direnişi
yıldırma çabalarının önemli bir boyutu olarak kabul edilmiş ve uygulamaya
konmuştur. Görüntülerin medyaya yansıtılmasının da maksatlı olması ihtimali
kuvvetlidir.
İşkence ABDnin ilk olarak Irakta başvurduğu bir uygulama değildir. İşkence ve
aşağılama pozlarını kamuoyuna yansıtması da yeni değildir. Guantanamodaki
vahşetin görüntüleri zihinlerimizden silinmedi. Ondan önce Somalide savunmasız,
zavallı insanları yere yatırıp sırtlarına postallarıyla basarak objektiflere poz
veren askerler acaba bunu sadece kendi özel zevklerini tatmin amacıyla mı
yapıyorlardı yoksa bu görüntüler aynı zamanda Amerikanın psikolojik savaşının
malzemeleri olarak kullanılmak amacıyla mı medyaya yansıtılıyordu? Biz ikinci
ihtimalin daha kuvvetli olduğunu düşünüyoruz. Aksi takdirde o askerlerin bu tür
pozlar vermesi pek mümkün olmazdı.
Şu işe bakın ki girdiği her yerde korku fırtınası estiren, insanların onurlarını
ayaklar altına alan, askerlerinin işkence pozlarını bütün dünyaya hükmetme ve
herkese boyun eğdirme gücüne sahip olduğu iddiasına üstü kapalı bir şekilde
dayanak yapmaya çalışan Amerikan emperyalizmi aynı zamanda insan hakları
konusunda söz söylemeye de en çok kendisinin yetkili olduğunu düşünüyor.
Amerikan emperyalizminin işkence uygulamaları sadece bedensel eziyetten ibaret
değil. Özellikle insan onurunu ve haysiyetini ayaklar altına alan, ömür boyu
zihinlerden silinmeyecek psikolojik tesirler yapan iğrenç uygulamalar. Irza
tecavüz bu tarz işkence metotlarının başında gelir. İnsanı çırılçıplak teşhir
ederek alaya almak da benzeri bir işkencedir. Bir başka işkencede asker adamı
yere yatırıp üstüne oturuyor ve bu şekilde poz veriyor.
Ama Irakta bu uygulamalara başvuran ABD insan hakları konusunda söz söylemeye,
rapor hazırlamaya kendini yetkili görüyorsa aslında bütün insanlıkla alay
etmekte, tüm insanlığın onurunu hafife almaktadır. Bu tutum sadece Irakta
tutuklananların değil dünyadaki sistemin ırzına tecavüzdür. İnsanlığın en büyük
baş belası da dünyada ABDnin düzdüğü bir sistemin hüküm sürmesidir. Bu sebeple
insani değerlere saygılı herkesin işte böyle bir sistemden kurtulmak için ortak
zemin üzerinde bir araya gelmesi ve katillerin koalisyonlarını bozması gerekir.
Ahmet Varol 21.05.2004 Vakit