Çağdaş Türkiye... Öğrenci “erotik”te, öğretmen “pratik”te!

Ukraynalı fahişe Oksana Topor ülkesine gitti, ama tartışması kaldı yadigâr!.. Şimdi de, Chicago Tribune gazetesinin İstanbul’da görev yapan Kanadalı muhabiri Catherine Collins gitmiş Erzurum’a... Vali Mustafa Malay ve Sağlık Müdürü Dr. Ömer Tanfer’le görüşmüş...
Dr. Tanfer, bu görüşme esnasında bir “kuşku”sunu dile getirmiş:
“Bir vatandaş olarak, AIDS’li birinin, Türkiye’ye bilinçli olarak sokulup-sokulmadığını çok merak ediyorum!”
Doğrusu, aynı kuşkuyu yıllardır ben de taşıyorum...
“Acaba” diyorum;
“Türk aile yapısını dinamitlemeyi amaçlayanlar, bunu ‘Nataşalar’ eliyle mi gerçekleştirmeye çalışıyorlar?”
Sadece “fahişe”lerden değil, içimize sokulan “Truva atları”ndan da kuşku duyuyorum ben!..
O “Truva atları” ki;
“AIDS’li fahişe”ye sahip çıkıp, neredeyse “temiz” çıkarırken, Vali Bey’i ve Emniyet Müdürü’nü topa tuttular!..
Hani, bir ara aklıma gelmedi değil, “Fahişeye sahip çıkanlar, acaba onlarla ortak mı çalışıyorlar?” diye!..
“Ortaklık” dedimse, “pazarlamacılık” bazında değil elbet!.. Aralarında, bir “zihniyet ortaklığı” mı var, diye düşündüm!..
Öyle ya;
“Genelev bülteni”ni andıran gazetelerinin “tek sermaye”si, bu tür kadınlar!.. Bu tür kadınları alıp, “soyuyor”lar ve böylece “tiraj” alıyorlar!..

ADD’Cİ KAFALAR!
Bu “manzara”ları, atalarımız görseydi, acaba ne derdi?.. Herhalde ilk önce şunu söylerlerdi:
“Hayr umulur mu böyle karanlık bir gecenin sabahından?”
Ya da;
“Ne ekersen, onu biçersin!” derlerdi...
Bu, elbette “doğru bir tesbit” olurdu!..
Sen kalkar;
“Fatih’teki cenaze töreni”nde, vatandaşların giydiği “sarık ve cübbe”leri yadırgar ve hatta bunları “çağdışı” ilân edersen, Türkiye’nin geleceği nokta budur!..
Sen böyle dersen;
Sarık ve cübbe ortalıktan çekilir; meydan “Nataşa”lara kalır!..
Ya da; “ADD’ci kafalar” oldukça, “takvim yaprakları”nı, “porno kadın fotoğrafları” işgal eder!..
Bu son cümle üzerinde, biraz duralım isterseniz...
Efendim;
Manisa Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün 2004 yılı için bastırdığı “takvim”ler, Atatürkçü Düşünce Derneği Manisa Şubesi tarafından; içersinde “Arapça kelimeler” bulunduğu gerekçesiyle Manisa Valiliği’ne şikâyet edilmiş!..
ADD Manisa Şube Başkanı Nalan Güner, Diyanet’in dahi böyle bir takvim çıkarmadığını belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’nda müdürlük görevini yürüten bir kişinin, yetkisi dahilinde olmadığı halde izin almadan, çalıştığı kurumun ismini kullanarak böyle bir takvim basma yetkisine sahip olmadığını iddia etmiş!..
ADD Manisa Şube Sekreteri ve emekli Vali Yardımcısı Yaşar Tok ise, harf devrimine uymayan “Arapça Allah isimlerinin yazılı olduğu, laik Cumhuriyete aykırı buldukları” takvimi bastıran Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürü hakkında ilgili mercilere şikâyette bulunduklarını söylemiş!..
Konuyu değerlendiren Vali Orhan Işın da, Milli Eğitim Müdürlüğü aracılığıyla ilgili kişi hakkında “soruşturma” başlatmış!..
Görebiliyor musunuz “kafa”yı;
Sadece “Esma-ül Hüsna”dan ibaret bir takvime bile tahammülleri yok!..
Hani, ellerinden gelse;
Sırf “Arapça” diye, Kur’an-ı Kerim’i de yasaklar bu kafalar!..
Çünkü, o derece “öze düşman”dırlar!..
Zaten bu “yerliye düşmanlık”tır ki, ülke “yabancı işgali”nin tehdidi altındadır!..

KAPAK KIZI NOELLA!
Şimdi, bu “Atatürkçü geçinen” bay ve bayanlara sormak istiyorum:
Fatih’teki “görüntü”lere ve takvimdeki “Esma-ül Hüsna”ya karşı çıkan siz, acaba “erotik dergi”deki “porno görüntü”lere ne dersiniz?..
Evet, aylık erotik erkek dergisi Esquare’deki “çıplak öğrenci fotoğrafı”ndan söz ediyorum!..
Evet, evet Boğaziçi Üniversitesi “öğrenci”lerinden biri olan Noella’dan!..
Geçmiş “kamera”ların, pardon aynı okulda “asistan” olarak görev yapan Cem Taluğ’un kamerasının karşısına “erotik pozlar” vermiş!..
Hem de;
“Anadan üryan!”
Esquare adlı dergi de, bu “porno” pozları alıp, “kapak” yapmış!..
“Öğrenci”ye bak, öğrenciye!..
“Kapak kızı” bir öğrenci!..
Rezalete bakar mısınız;
Manisa Çıraklık Eğitim Merkezi Müdürlüğü, “Esma-ül Hüsna’lı takvim” bastırdığı için, “devlet memuru böyle bir şey yapamaz” denilip, “soruşturma”ya uğruyor, ama bir başka “devlet memuru” olan Cem Taluğ adlı asistan, hem de öğrencisinin “porno fotoğraf”larını çekip “erotik dergi”de yayınlıyor, ama kimseden “tık” yok!..

REKTÖRÜN GÖZ ZEVKİ!
Merak ediyorum, “göz zevkleri”ne uyduğu için mi kimsenin sesi çıkmıyor?!?
“Göz zevki” dedim de, aklıma geliverdi...
Hatırlarsınız;
İstanbul Üniversitesi’nin, “bilim hırsızlığı” tescil edilmiş ve 2 ay süreyle meslekten men edilmiş rektörü Kemal Alemdaroğlu’na; birkaç yıl önce “üniversitede türbanı niçin yasakladınız?” diye sorulduğunda, şöyle bir cevap vermişti:
“Okul bahçesinde türbanlı öğrenciler görmek, göz zevkimizi bozuyor!”
O sözün anlamını, şimdi daha iyi kavrıyorum!..
Demek oluyor ki;
Onların göz zevkine, “Noella’nın pozları” hitap ediyor!..
Merak ediyorum;
Alemdaroğlu, 4.5 milyon lira verip de bir Esquare aldı mı?.. Alıp da, “çağdaş öğrenci pozları”nı gördü mü?..
Görüp de;
“İşte çağdaş Türkiye!” diye sevinç çığlığı attı mı?!

KEMAL ALEMDAROĞLU’NA GELİNCE GIK YOK!..
Ha, sahi; Alemdaroğlu’ndan lâf açılmışken, şunu da sorayım:
Hani, Sayın Hüsrev Kutlu’nun “mareşal üniformalı Atatürk” fotoğrafıyla ilgili sözlerine kafayı takanlar var ya, işte onlar, meselâ Alemdaroğlu’na niye “gık”larını çıkarmadılar, çok merak ediyorum...
Öyle ya;
“Yeniden rektör atanabilmek” için, “makam koltuğu”nun arkasındaki “Atatürk” fotoğrafını kaldırmış ve yerine “Sezer’in fotoğrafı”nı asmıştı!..
Dahası;
“Belki görmeyenler olabilir” diye düşünüp, Sezer’li fotoğrafı “internet siteleri”nde bile yayınlamıştı!..
Çok merak ediyorum;
O gün, Atatürk fotoğrafını “topyekûn kaldıran” Alemdaroğlu’na ses çıkarmayanlar, bugün niye Hüsrev Kutlu’ya yükleniyor?..
Acaba;
Alemdaroğlu gibi, “ordu göreve” pankartı altında yürümediği için mi?..

REKTÖR’DEN SEKTÖR’E!
Her neyse, bir kanat çırpıp, geçelim bu konuyu... Madem “fahişe”lerden ve “görüntü”lerden çıktık yola, aynı mecrada devam edelim...
Doğrusu, milyonlarca insanın kılık-kıyafetine “çağdışı” denilmesi, benim hayli canımı sıktı!.. Hâlâ da, asabım bozuk!..
O günden beri;
Gözlerim, hep “çağdaş görüntüler” arıyor!..
Tabiî, bu görüntüler “cami avluları”nda değil; ya “porno dergi sayfaları”nda, ya da “gazete sayfaları”nda!..
Alın işte;
“Çağdaş görüntüler” o kadar mesafe katetmiş ki; “öğrenci”likten çıkıp, “okutman”lığa kadar yükselmiş!..
Dahası;
“Teorik” ve “erotik” görüntülerden de çıkıp, “uygulama” safhasına geçmiş!..
Haber, önceki günkü gazetelerde geniş biçimde yer aldı!.. Dünkü Vakit’te de “arka plânı” yayınlandı!..
Meğer;
Yerli ve yabancı işadamlarıyla “grup seksi” yapan “fuhuş şebekesi”nin başı, bir “Fransızca okutmanı” imiş!..
Hele sıkı durun;
Galatasaray Üniversitesi’ndeki görevine de, şu andaki YÖK Başkanı Erdoğan Teziç tarafından başlatılmış iyi mi?..
Kadın; “rektör onaylı iş”ten pek fazla para kazanamamış olacak ki, bir başka “sektör”e kaydırmış işi!..
Evet, “Türk kızları”nın yabancı erkeklere pazarlandığı “fuhuş sektörü”ne el atmış!..
Ne var ki;
İşin içine “şantaj” girince çarşamba gecesi yakayı ele vermiş!..
Eğer;
“Fuhuş görüntüleri”nin kaydedildiği dijital kamera kaybolmasaymış, “Fransızca okutman”ımız, “sermayeleri okutmaya” devam edecekmiş!..

KUŞKUM BÜYÜK!
Hayır, “skandal” veya “rezalet” demiyorum ben bu olaya!.. Çünkü, bu kelimelerin de suyu çıktı!.. Ama, ne diyeceğimi de bilemiyorum!.. “İğrençlik” veya “kokuşmuşluk” demek bile beni kesmiyor!..
Sokağa fırlayıp;
“İşte çağdaş Türkiye!.. Alın, tepe tepe kullanın!” diye bağırmak geliyor içimden!..
Ne var ki;
“Havalar soğuyunca, bu adam hepten üşüttü!” deyip, Bakırköy’e tıkmalarından da endişe ediyorum!..
Onun için de, “durum” bu deyip, hiçbir “yorum”da bulunmak istemiyorum!..
Evet, durum bu!..
Fatih Camii avlusundaki görüntüleri “çağdışı” bulanların arzuladığı “Çağdaş Türkiye” işte bu!.. Tam da, “göz zevkleri”ne uygun bir Türkiye!..
“Öğrenci”si şöhret atağında!..
“Öğretmen”i fuhuş batağında!..
“Alın, hayrını görün böyle bir Türkiye’nin!” deyip, yazıyı bitireceğim, ama “bir çift söz”üm daha var:
Ben, Erzurum Sağlık Müdürü Dr. Ömer Tanfer’den çok daha ileride bir “kuşku” içindeyim...
Merak ediyorum;
“Bu zihniyet; belli noktalara bilinçli olarak mı getirildi?”
Amaçları;
Sadece “aile yapısı”nı değil, bu ülke insanının sahip olduğu tüm “değer”leri topyekûn dinamitlemek mi?..
İşte sorum, bu... Yorum sizin!..

Gülçiçek’ten açıklama

Öncelikle şunu söyleyeyim: “Belgesi olmayan” hiçbir olayı köşeme taşımam... CHP İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek’in de, “Bu seçim Cumhuriyetçilerle, Cumhuriyet düşmanları arasında geçecektir” ifadelerinin yer aldığı haber İHA ajansından geçti... Tarih 5.1.2004, geçiş saati 13.47...
Ali Rıza Gülçiçek, “açıklama” göndermiş... “Cumhuriyet düşmanları” demediğini, kelimeyi özenle seçerek, “Cumhuriyet karşıtları” ifadesini kullandığını söylüyor...
Madem ki bu “nüans” bu kadar önemlidir, haber İHA kaynaklı olsa da, “düzeltmek” benim görevim...
Hassasiyeti ve “nazik” ifadeleri için, Sayın Gülçiçek’e teşekkür ediyorum...

Hasan Karakaya 10 Ocak 2004 Vakit