Bizim köpekler eğitimlidir... Boşuna havlamaz!
Durun... Hemen yaftayı asıp, yine
ağzını bozdu diye peşin hüküm vermeyin... Tamam, köpeklerden söz edeceğim,
ama dört ayaklı olan sahici köpeklerden!.. Yoksa, iki ayaklılara lâf
söylemek, haddime düşmez!.. Zaten, Sahibinin Sesi diyorum ben onlara!..
Efendim, aşağıda kupürünü de gördüğünüz gibi, gerçek bir olaydan söz
ediyorum...
Olay şu:
İstanbulun en lüks sitelerinden biri olan ve hatta bir Emekli Oramiralimizin
de trilyonluk dairesinin bulunduğu Alkentte, 4 tane K-9 güvenlik köpeği
varmış!..
Havlama seslerinden şikâyetçi olan site sakinleri ile site yöneticisi
adliyelik olmuşlar!..
Şikâyetleri ve savunmayı dinleyen savcı, takipsizlik kararı vermiş!..
İşte bu karar üzerine konuşan site yöneticisi Hayrettin Taşdelen, bizim başlığa
aldığımız ifadeyi kullanmış:
Zaten bizim köpekler eğitimli!.. Boşuna havlamazlar!.. Havlayan köpekler, site
dışındaki köpekler olabilir!
KÖPEKLER SADIKTIR!
Doğrudur...
Köpekler, boş yere havlamazlar!..
Havlıyorlarsa, mutlaka vardır bir sebebi!..
Ya önünden kemiği alınmıştır, ya da kuyruğuna basılmıştır!..
Tabiî, bir de;
Tehlikeyi sezdikleri anda havlar köpekler!.. Bu, bir anlamda
jurnallemedir!.. Gerçi, günümüzde bu işi journalistler daha iyi yapıyor, ama
yine de köpeğin aslî görevidir havlamak!..
Eğer havlıyorsa; ya yaşam alanlarına bir müdahale vardır, ya da sahipleri
zor durumdadır!..
Bilirsiniz; köpekler, en sadık hayvanlar arasındadır!.. O yüzden, plâkların
üzerine resimleri konulup, Sahibinin Sesi bile yazılmıştır!.. Sahipleri
için, canlarını koyarlar ortaya!.. Ölümüne dövüşürler!..
Oysa, kediler nankör hayvanlardır!.. Hele bir aç bırakın, hele bir hapsedin,
anında geçirirler tırnaklarını!..
Safi bunalım deseniz, yeridir!..
Ama köpekler;
Aç kalsalar da, kolay kolay sadakatten ayrılmazlar!..
Ve ayrıca;
Sahiplerinin kokusunu öyle bir nakşederler ki hafızalarına, yıllar sonra bile
tanırlar onu!..
Bir köpek için, tek kural vardır:
Sahibimin dostu, benim de dostumdur!.. Sahibimin düşmanı, benim de
düşmanımdır!
Dolayısıyla;
Köpeğin dost veya düşman kriteri, sahibiyle doğru orantılıdır!.. Onlar,
Kopenhag Kriterlerinden anlamaz!.. Onlar için geçerli olan, Köpekhav
Kriterleridir!..
Sahibinin çıkarlarına ilişmeyen herkes, dosttur köpek için!..
Yine aynı şekilde;
Sahibinin yaşam alanına girmeye ve sahibinin huzurunu kaçırmaya yeltenen
herkes de düşmandır!..
Öyle ya;
Sahibinin çıkarları zarar gördüğünde, köpeğin hayatı da riske girecektir!..
Belki kemik bulamayacak, belki tasması sıkılacak, belki de yaşam alanı
olan kulübesinden dışarı çıkarılacaktır!..
Anlayacağınız;
Köpeğin sahibine sadakati, biraz da kendi çıkarlarından dolayıdır!..
Hele eğitimli ise;
Kendi konumunu tehlikeye sokacak bir işe, asla kalkışmaz!..
Ne havlar, ne saldırır!..
GÖREVE GÖRE KÖPEK!
Gördüğünüz gibi;
Benden iki ayaklılarla ilgili bir yazı bekleyenler, fesatlıklarıyla kaldı...
Onları hayâl kırıklığına uğrattığımın farkındayım!..
En iyisi mi, dört ayaklılardan bahsetmeye devam edeyim...
Efendim;
Alkent sitesinin yöneticisi Hayrettin Taşdelenin de dediği gibi, özellikle K-9
cinsi köpekler, eğitimlidirler!..
Onlar;
Nerede havlanması gerektiğini, nerede kuyruk sallanması lâzım geldiğini
gayet iyi bilirler!..
Hem eğitimlidirler!..
Hem de talimlidirler!..
Meselâ;
Saldır Co dendiğinde, hiç beklemez, anında saldırırlar!.. Hele de hedef
önceden belletilmişse!..
Bir bavul veya çantada uyuşturucu aramaya talimli köpekler, bütün duyularını
ona yoğunlaştırır!..
Bazı köpekler de vardır ki, meselâ çarşaf, başörtüsü veya şalvara karşı
duyarlı olarak eğitilirler!..
Bu köpekler;
Çarşaflı veya başörtülü bir kadın, ya da şalvarlı bir adam gördüğünde, Saldır
Co talimatını bile beklemeden, anında saldırıya geçer!..
Ta ki; sahibi, dur diyene kadar!..
AMERİKAN PİTBULLLARI!
Malûm;
Günümüzün en tehlikeli ve yırtıcı köpekleri, Pitbulllardır!.. Onlara, katil
köpekler de denilir!.. Bu köpekler, Amerikan orjinli olarak bilinirler!..
Oysa, bilinenin aksine, Pitbulllar İngiliz asıllı köpeklerdir!.. İlk
safkanlaştırma çalışmaları İngilterede yapılmıştır!..
Güç ve vahşet tutkusu olan insanlar tarafından beslenirler!..
Güç ve atiklik bakımından son derece dikkate değer bir köpektir ki, şöhreti,
Amerikan askerlerinden kat be kat fazladır!..
Amerikan askerleri; nihayetinde, yılın adamı seçildi... Oysa, bir Amerikan
köpeği olan Pitbulllar, hâlâ yüzyılın köpeği tahtında oturuyor!..
Efendim;
Pitbullların en önemli özelliği, sadece patronu ve otoriteyi tanımasıdır!..
Pitbulllar, patron kim ise, ona itaat ederler!..
Pardon, bir özellikleri de şudur:
Patronu ve çevresindeki insanları fena halde kıskanırlar!
Onlara karşı daima yumuşaktırlar ve sürekli kuyruk sallarlar!.. Amma,
yanlarına bir başka köpek yaklaşmayagörsün!..
Patron elden gidiyor diye, anında saldırırlar!..
Dişlerinin ne kadar güçlü, zekâlarının ne kadar yüksek olduğunu söylemeye,
herhalde gerek yok!..
Bundan dolayı olsa gerek; Bush oğlu Bush bile, evinde süs köpekleri beslese
bile, bahçesinde Pitbulllar bulundurur!.. Tabiî, Beyaz Saray ve Amerikan
çıkarlarına yönelik saldırılardan korunmak için!..
Anavatanı İngiltere olsa da, bir Amerikan köpeği olan Pitbullların tüm
dünyada itibar görüyor olması da, hayli ilginç geldi bana!..
Demek ki;
İnsanlar, bu köpekleri kullanarak otoritelerini kanıtlamaya çalışıyorlar!..
Bir de, güç ve vahşete olan tutkularını tatmin etmiş oluyorlar!..
Enteresan... Amerikan kotlarından sonra, Amerikan itlerinin bu kadar rağbet
görmesi çok enteresan!..
FRANSA MAMACI!
Efendim, gerçi konumuzla pek ilgisi yok ama; hazır, köpeklerden söz açmışken,
bir de köpek mamasından söz edelim!..
Köpek maması deyince, Fransa geliyor akla!..
Gerçi, Fransa deyince; şu günlerde aklımıza başörtüsü yasağı ve bu yasak
için yoğun çaba harcayan, harcadığı bu emek karşılığında da Fransadan epey
yüklü bir para alan Gaye Petek Şalom geliyor, ama Fransanın en önemli
özelliği, köpek maması ihracında 1 numara olmasıdır!..
Tamam;
Barok cinsi av köpekleri ve güvenlik amacıyla yetiştirilen Labrador cinsi
köpekleri var, ama asıl özelliği köpek maması ihracatçısı olmaları!..
Sizin anlayacağınız;
Dünya köpeklerinin büyük bir bölümünü Fransa besliyor!..
Dolayısıyla;
Birçok köpek için, Fransız beslemesi demek mümkündür!..
Haa, dünya köpeklerini besliyorken, kendi sınırları içindeki yerli köpekleri
aç bırakıyor değil herhalde!..
Onları da besliyor!..
Öyle olmasa;
Bunca it ve eniğini nasıl yaşatabilirdi?!?
Demek ki;
Onları da mamalıyor!..
KÖPEKLE DALAŞMAKTANSA ÇALIYI DOLAŞIRIM!
Şu hâle bakın;
Etilerdeki bir olaydan yola çıkıp, nerelere gittik?.. Okuyan da, bizi köpek
uzmanı sanacak!..
Oysa, köpeklerden uzak durmuşumdur hep!..
Atalarımızın; Köpekle dalaşmaktansa, çalıyı dolaşmak evlâdır sözünü prensip
edinmişimdir!..
Neme lâzım;
Köpeklerle dalaşıp, kuduz olmaktansa, Hoşt deyip geçmek, en iyisi!..
Hele de;
Bazı ülkelerde köpekler serbestçe dolaşıyor ve fakat, onlara atılacak taşlar
bağlı ise!..
Uzun lâfın kısası;
Alkent sitesinin yöneticisi Hayrettin Taşdelen, bana göre yerden-göğe
haklıdır!..
Doğrudur...
Köpekler, boş yere havlamazlar!
Hele de;
Eğitimlilerse!..
Eğer havlıyorlarsa; mutlaka yaşam alanlarına yönelik bir dış saldırı
ihtimali vardır ve onları korkutmak için havlıyorlardır!..
Ya da;
Site dışındaki köpeklerdir!..
Çünkü efendim;
Eğitimli köpekler boşuna havlamazlar!
Havlıyorlarsa;
Aç kalmış olabilirler!.. Bir kemik verildiğinde susarlar!..
Haa, bu arada köpekseverlerin bir uyarısını da buradan duyurayım...
Diyorlar ki;
Köpek sahipleri; köpekleri dövüştürüp de, onların sırtından para kazanmaya
lütfen son versinler!
Yerinde bir uyarı!..
Din şovmenleri!
Türk Diyanet Vakıf Sen Genel Başkanı Bilal Eserin bu tabirini tuttum...
Televizyonlara çıkıp da, inançları sarsmaya yönelik tartışmalar yapanlara din
şovmeni diyor ki, yerinde bir tabir!..
Şu hâle bakın: Diyanet, fetvayı verip, Millî Piyango haramdır demiş... Bunun
neresi tartışılacak?.. Ama, hoca sıfatlı din şovmenleri çıkıyor ekrana,
Toto ve Loto haramdır, ama Piyango farklı! deyip, sözüm ona farklılık
gösteriyorlar!..
Eskiler boşuna dememiş; Hoca yellenirse, cemaat ortalığı batırır! diye!..
Böyle şovmen hocalar varken, cemaat durur mu?.. Bir bilet alıp, koşuyor
ağacın altına!.. Hani, bir kuş tepesine şaapsın da, piyango ona çıksın!..
Böyle hocalara böyle halk!.. Yakışır!..
Hasan Karakaya 24 Aralık 2003
Vakit