Bizden istenen bu!
Iraklı 14 yaşlarında bir çocuk.
Yanında kardeşi. Elini yumruk yapmış ve başparmağını kaldırmış. Yani
Okey/Tamam diyor. Hemen yanında aynı işareti yapan ve poz veren bir Amerikan
askeri.. Elindeki pankartta ise el yazısı ile ve İngilizce olarak. Çavuş
Boudresuldt babamı öldürdü ve kız kardeşimin ırzına geçti. Öyle anlaşılıyor ki
pankartta adı geçen çavuş o. Babasını öldürüp kız kardeşinin ırzına geçtiği iki
erkek çocuğunu evin kapısına çıkartıp, Tarihe tanıklık etmek üzere kendi el
yazısı ile yazdığı pankartla birlikte, övünç duyarak bir de hatıra resmi
çektiriyor.. Kendinden emin, gülüyor. Pişmanlık duymuyor aksine onun için bu
sıradan ve normal bir şey. Çocuklardan biri (Elinde pankart tutan) olup bitenler
karşısında ya aklını kaçırdığı için, ya da tehdit altında korku ile, kendinden
istendiği için gülüyor.. Tabii çavuş da gülüyor.
İşte Iraka kurtarıcı olarak gelen Amerikan ve İngiliz askerlerinin çirkin yüzü.
Bütün bunlar bilinmiyor değildi. Hep görmezlikten gelindi. Teşvik edildi.. Şimdi
olay dünya basınına yansıyınca paniklediler. Yoksa daha geçen yıl verilen
raporlarda bu olaylardan söz edilmesine rağmen hiçbir sorumlu hakkında dava
açılmadı.. Hep olaylar örtbas edildi. Yapanın yanına kâr kaldığı gibi, hatta
teşvik de edildi..
AKPlilere hatırlatıyorum. ABDnin dostu yoktur, çıkarları vardır. Nasıl ki bir
zamanlar Saddam ABD yönetiminin dostu idi, sonra bir anda düşman, ilan edildi,
sizin için de durum farklı olmayacak.
AKPyi Amerikaya nikahlamak isteyen beyaz AKPlilere dikkat. ABD fazla
kullandığı tanıklardan hoşlanmaz. Önce o Amerikan mandacılarını temizler..
Amerikan ve İngiliz askerlerinin işkence ve tecavüzlerini belgeleyen 1000den
fazla fotoğraf var. Bunlar belgelenenler!.. Ya belgelenmeyenler..
Bu bir savaş suçudur, işkence suçlusu Amerikan ve İngiliz askerlerinin savaş
suçluları mahkemesinde yargılanmalıdır.
Amerikan ve İngiliz askerleri güya kurtarmak için geldikleri Irakı Nazi toplama
kampına döndürdüler.. Şüpheli kişileri helikopterden açtıkları füze ateşi ile
sokak ortasında nasıl imha ettikleri, yakıp küle çevirdiklerini ekranlarda
gördük.. Böyle bir yardım olmaz. Böyle bir savaş da olmaz. Böyle insanlık da
olmaz.
Her şey bir yalan rüzgarı ile başladı. Asıl yargılanması gereken Bush ve
Blairdir.. Çünkü asıl savaş suçluları onlardır. Bu iki liderin Miloşeviçden
farkı yok.
Düşünün İran, İsrailin terör amaçlı kimyasal, biyolojik ve nükleer silahlar
ürettiğini ileri sürerek İsraile girse, Amerikan ve İngiliz askerlerinin
yaptıklarının binde birini İsrail vatandaşlarına yapsa idi, dünya aynı şekilde
sessiz kalır mı idi.. Kaldı ki İsrailde bunların hepsi var, Irak için ise bu
iddialar doğrulanamadı. Daha önce kullanılan kimyasal silahları ise ABD
Halebçede Kürtlere karşı kullanmak üzere Saddama verdi. Gel gör ki, Talabani
ve Barzani gitti ABD ile işbirliği yaptı. Hatta Talabani bir de hiç utanmadan
ABDnin bu cinayetlerini meşrulaştırmak için bahaneler ileri sürmeye kalkıştı.
Vay yarın Kürt kardeşlerimizin başına geleceklere. Dün ABD nasıl Saddamla
işbirliği yaparak Kürtleri eziyor idiyse daha sonra Saddamı yakalayıp zindana
tıktı, bugün de ABDnin bölgeyi işgaline çanak tutan işbirlikçi Kürt
liderlerinin ya da Türk, Arap liderlerin başına gelecek olan odur. Zalimlere
yardım edenlere Allah o zalimleri onların başına musallat eder. Zalimlere yardım
ederseniz, zulüm ateşi sizi de yakar.. İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri
yüzünden biz de zarar görürüz..
Talabani demek ki, Bush ya da Blair kadar bile akıllı ve onurlu biri değil.
Onlar bile yarım ağız da olsa, imajlarını kurtarmak için özür dilerken Talabani
bunu bile yapamadı. Barzaninin çevresindeki mollalar ise gelişmeler karşısında
susmayı tercih ettiler.
Utanç ve öfke yüklüyüm. Öyle yarım ağız özürlerle teselli bulacak halimiz yok.
Bush ve Blair yarım ağız özür dilerken bile sanki istihza eder gibi konuşuyor ve
Amerikan askerlerinin görevlerini yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini
söylüyor.
Hâlâ Rumsfeld görevinde. Hâlâ katil Negroponte Bağdat elçisi olma yolunda
ilerliyor. Hâlâ savaş suçluları görevleri başında.
BM ve NATO, İKO ve Arap Birliği bu utanç verici durumu görüşmek için niçin
toplanmıyor hâlâ..
ABDnin hızla bir bataklığa doğru sürüklendiğini görüyorum. Bush seçim şansını
kaybetti. Blair de öyle. Solun yüz karası çocuğu, vahşi kapitalizmin bekçi
köpeği oldu..
Durum bu. Dilerim yenilginin, çöküşün verdiği saldırganlık duygusu ile bölgeyi
ateşe vermezler. Tabii kendilerinin de sonu olur. Tutuşturdukları ateşte
kendileri de yanar.
Selâm ve dua ile.
Abdurrahman Dilipak 14 Mayıs 2004 Vakit