Bir vatan niye kurtarılır?

Münire Coşkun, Boşnak asıllı bir TC vatandaşı. Aliya’nın anıldığı bir programda geçen yılın son ayında konuşmuş, haberi Vakit’te okudum. Sayın Coşkun, “Bosna’da savaşla gelen bilinçlenmenin şimdilerde yok olduğunu; her yerde Amerikan, İtalyan kültürünün yaygınlaştırılmaya çalışıldığını; uyuşturucu kullanımında hızlı bir artış olduğunu” ifade etmiş.
Bir Müslüman olarak sizin de kanınız donmuyor mu? Aliya’nın ölümünde benim niçin ağıt yakmadığımı acaba anlayabiliyor musunuz?
Evet, Bosna-Hersek Müslümanları, gerek Hıristiyan kâfirlerin ve gerekse Tito devri komünist kâfirlerin baskısıyla kendi dinlerinden iyice uzaklaşmışlardı. Allah, onların başına Sırp köpeklerini musallat etti. Boşnak Müslümanlar kâfirin zulmüne uğrayınca, İslâm coğrafyasının her köşesinden mücahidler Bosna’ya aktılar; hem canlarını ve kanlarını sebil ettiler, hem de Boşnaklara dinlerini öğrettiler.
O zulüm ve ateş cenderesi içinde İslâm filizlenmeye başladı. Avrupa içinde bir “şerîat devleti” şekilleniyordu. Birden yabancı eller müdahale etti. Başta laik TC olmak üzere Bosna’ya el attılar, Boşnak Müslümanları “demokrasi” denen beşerî sisteme razı ettiler. Mücahidler de o toprakları terk etmek zorunda kaldı. İzzetbegoviç de gelen baskıya boyun eğdi.
Peki, gelinen nokta ne oldu? Müstakil bir devlet olmak yetti mi? İşte önce Boşnakları durdurdular, şimdi de nesillerini tekrar küfre götürüyorlar. Böyle devam derse, yirmi sene sonra Bosna’da eskisinden daha beter bir yozlaşma başlayacak demektir. Onun arkası ise elbette yeniden “kan ve gözyaşı” olarak sökün edecektir. Allah, âdetini değiştirir mi?
Coşkun bizi te’yîd ediyor: “Askerî olarak da korkarım ki yakın zamanda Balkanların çivisi tekrar çıkacak. Sırpların daha geçtiğimiz aylarda kırsal kesimlere mayın döşediklerine şahit olduk.”
Evet, tekrar küfre dönen bir kavim, tekrar ateşe düşmeye ehliyet kesbetmiş oluyor. Dinine sarılmayan Müslümanlar için dünyada dahi bir alçalma ve hor görülme yaşanmıyor mu? Balkan bölgesi değil, bütün İslâm coğrafyası aynı ateşin içinde yanmıyor mu?
Sayın Coşkun’u okuyunca kendi ülkemi hatırladım. “Allah, din, cami, şerîat, şehadet, namus” kelimeleriyle ayağa kaldırılan garip Anadolu halkının; ülkesini kâfirden kurtardıktan sonra düşürüldüğü bugünkü durumu düşündüm. Balkanlar’daki kaynama acaba buraya da sıçramaz mı sanıyorsunuz? Farz-ı muhal biz de işgale maruz kalsak, bizi kurtarmak için de İslâm mücahidleri canlarını ve kanlarını sebil ederek koşarlar mı? Sahi, bizim düşmanımız kim? Bir vatan kâfirden niçin kurtarılır? Kâfirin küfrünü aynen benimsedikten sonra, savaşmanın mantığı ne ola?

Mustafa Kaplan 12 Ocak 2004 Vakit