Bence Sayın Bardakoğlu haklıdır
Diyanet İşleri Başkanı Prof.
Ali Bardakoğlu, yaptığı açıklamayla şimşekleri üzerine çekti.
ABD Dışişleri Bakanlığının hazırladığı İnsan Hakları Raporunda, Türkiyede Din
Özgürlüğü İhlâllerine dikkat çekilmiş, başörtülülere yönelik baskılar ve
Cumhurbaşkanının yasakçılığından söz edilmişti.
Sayın Bardakoğlu, yaptığı açıklamada bu rapora cevap verdi ve:
ABDliler, Türkiyedeki Dini Hayatı yeterince tanımıyorlar dedi.
Film de orada koptu.
Vay efendim, dine yönelik saldırılar veya insanların inançlarını yaşamaları
konusunda, hattâ ve hattâ insanların kendi malları olan kurbanının derisinin
zorla elinden alınması konusunda ağzını açmayan Diyanet olur muymuş?..
Vay efendim; bu suskun Diyanet, devlete yönelik ithamlarda aslan kesiliyormuş!..
Vay efendim; bu durumun, Diyanete olan güveni azalttığı belirtiliyormuş!..
Yanlış üstüne yanlış...
Üstelik bu arada, kalpler kırılıyor, gönüller bırakılıyor.
Oysa ki, akl-ı selim ile ve de soğukkanlılıkla olaya yaklaşsak, yanlışın
kaynağını bulma şansımız olacak belki.
Ne demiş Bardakoğlu?.. Demiş ki:
ABDliler, Türkiyedeki Dini Hayatı yeterince tanımıyorlar.
Yanlış bunun neresinde?.. Bundan daha doğru bir söz olabilir mi?..
Amerikalı bilmiyor.
Öğrenmeye niyeti de yok.
Eğer niyetleri olsaydı, hukukçu Cumhurbaşkanımıza dil uzatmadan önce, ünlü Türk
hukukçuları ile görüşürdü Amerikalılar.
Onlardan laiklik tarifi alırlardı.
Türkiyede Dini Hayatın, Devletin çizdiği hudutlar içinde yaşanan bir şey
olduğunu ve buna hep birlikte laiklik dediklerini, öğrenirlerdi Türk
hukukçularından.
Diyanet İşleri Teşkilâtının; Türk halkının yüzde 99unun dini olan İslâmın,
devletin izin verdiği hangi hudutlar içinde yaşanacağını belirlemek ve öğretip
uygulatmak için kurulmuş, bir devlet dairesi olduğunu da öğrenirlerdi bu arada.
Haksız mı Sayın Diyanet İşleri Başkanı?..
ABDliler Türkiyedeki Dini Hayatı yeterince tanımıyorlar elbette.
Hattâ onlara sorsan, Diyaneti, bir dinî kurum bile zannediyor olabilirler.
Kafalarında laiklik var ya..
Köktendinci değiller ya adamlar...
Kafalarındaki laiklik anlayışına göre; devlet işleriyle-din işleri arasındaki
uyumu ve dini yaşamın sıhhatini sağlamak üzere dinin yapılandırdığı bir kurum
olduğunu bile sanıyor olabilirler pekalâ Diyanetin..
Adamlar Türkiyedeki Dini Hayatı yeterince tanımıyorlar ki..
Türkiyedeki Din İşlerinin ve Dini Hayatın, devlete bağlı bir Genel Müdürlük
düzeyindeki Diyanet eliyle biçimlendirilip yürütüldüğünü de bilmiyorlar, doğal
olarak..
Korkarım, Diyanet İşleri Başkanı Sayın Prof. Ali Bardakoğlunun, düzenledikleri
bu rapora karşı koyduğu tepkiyi bile çözememişlerdir.
Hattâ şaşırmışlardır.
Türkiyedeki Dini Hayatı bilmediklerinden; devleti dine baskı yapmakla itham
eden bir rapora, devletin bir kurumunun başı olarak, bizzat tepki vermek
konumunda olduğunu da anlamamışlardır..
Ben, Sayın Bardakoğluna, sonuna kadar katılıyorum.
Yalnız ABDliler değil, dünyada kimseler yeterince tanımıyor ve anlayamıyor
Türkiyedeki Dini Hayatı zaten..
Bizi ise hiç sormayın...
Zaten biz bir anlasak Türkiyedeki Dini Hayatı; o kadar çok sorun çözülecek, o
kadar karanlık aydınlanacak ki...
Ne Bardakoğlu yorup üzecek kendisini..
Ne biz..
Ne gönüller kalacak, ne kalpler kırılacak..
Belki zincirler!..
Turgut Emin 2 Mart 2004
Vakit