Bak hala bak kraliçe de çıplak

Kralın meydanlarda çıplak dolaşması ayıptan öte, dehşet bir fiildir..
Kralın maiyetindeki topuz topuz adamlar, “Sana gözle görünmez elbise diktirdik” diyerek, zavallı kralı salmışlar sokağa..
Kral çıplak demek kimin haddine..
Zamanla birisi çıkmış ve “Kral çıplak” diye bağırmış.. Halk arasında, “kral çıplak” sözü yaygınlaşınca kral durumu farketmiş, amma rezil olduğu yanına kalmış..
Canına yandığım ülkemde kral sebil..
“Zeytin Kralı.. Tekstil Kralı.. Basın Kralı.. İhracat Kralı.. Pamuk Kralı.. Pancar Kralı.. Tütün Kralı.. Ayakkabı Kralı.. Müzik Kralı.. Tüzük Kralı.. Temel Atma Kralı.. Kordela Kesme Kralı.. Baklava Kralı.. Boynuz Kralı.. Domuz Kralı..”
Sayın sayabildiğiniz kadar..
Yahu, bu kadar kral bir ülkeye nasıl sığar? Ben bir türlü çözemedim meselenin maksadını..
Her neyse.. Ne kadar iftihar etsek azdır..
Bu denli iyi giyimli, azametli, heybetli kralımız olur da kraliçelerimiz olmaması mümkün mü?
Onlar da sebil..
Tak başına taçı,
As boynuna haçı; işte size yüzlerce kraliçe.. Hem de hepsi çırılçıplak..
Kraliçenin kapalısı zaten eşyanın tabiatına aykırıdır..
En mükemmel olanı, sistemin en hoşuna gideni, kamusal alan mayınlarına basmadan yürüyen çıplak kraliçelerdir..
Vücutlarını sadece sol omuzdan sağ kol altına doğru bağladıkları ve üstünde “Mis Türkey” yazısı bulunan çıplak kraliçeler bizim ülkemizin yüz akıdırlar.. Onlar olmasa bizi dünya zamparalarına kim tanıtacak?
Kraliçenin çıplağı makbuldür..
Dedesi maymun olanlar elbette dedeleri gibi tüylü postla gezmemeli.. Evrimler, devrimler maymun analardan kızlarını farklı kılacak ki çağdaş olmanın tadına varılsın..
“Mis Türkey..”
Singapur’a gider soyunur..
Londra’ya uçar, orada ana üryan vaziyette jüri üyelerine kırıtır ve klâsik alışverişlerinde bulunur, muhtemelen kraliçe seçilir..
Yerli medya, kraliçelerimizi ağızlarının suyu akarak halka sunar, fakat kraliçemiz çıplak diyemez..
Esasında herkes bu alışverişçi kraliçelerin çıplaklığının farkındadırlar, amma başka türlü de kraliçe olunmuyor ki..
Muhterem İçişleri Bakanımız, bu sene kurban derilerinin THK’ya verileceğine dair alelacele bir genelge yayınladı.. Sağ olsunlar, berhudar olsunlar da yetmez elbette.. Yetmeyeceğine dair söylentiler başladı bile..
“Yok canım, kurban derileri THK’nın eğlence şölenlerine, seyahatlerine, konferanslarına, çocuk yetiştirmesine kâfi gelmez.. Sevgili bakanımızın aklına düşerse, üstümüzdeki paltoları, ceketleri, pantolonları, hatta gömlek, atlet ve donlarımızı da THK’ya vermemiz hakkında genelge yayınlayabilir. En iyisi tek parti döneminde dinî kitapları sandığa koyup toprağa gömen babalarımız gibi sandığa kilitleyip toprağa gömelim..
Yani, Sayın Abdülkadur Aksu da çıplak bence..
Sistemin gözüne girmek için birtakım temel ilkelerden, değerlerden soyunmak gerekiyor herhalde..
Sorsun bakalım Deniz Baykal’ın, Ali Topuz’un, çağdaş yaşamcı kadınların şiddet ve muhalefet dalgalarını hafifletebilmiş mi?
Maalesef; ben, şahsen keseceğim kurbanın derisini emirle kimseye vermeyeceğim.. Hangi güç alabiliyorsa gelsin elimden alsın..
Bu iş gardiyanların bıyıklarını kazıtmak kadar kolay değildir.. AKP, kraldan fazla kralcı olmakla “kralın çıplaklığını” kamufle etmek istiyorsa, aldanıyor..
Cumanız hayırlı olsun efendim..

 Abdurrahim Karakoç 23 Ocak 2004 Vakit