Aziz Karaca
Eğitsin, öğretsin diye çocuklarımızı kendisine emanet ettiğimiz
Sayın Öğretmenim, bu tarih size neyi hatırlatıyor ya da 1425 deyince siz neyi
hatırlıyorsunuz?
Lisede okuyan oğlumuz, kızımız, bu tarih size hangi tarihi olayı hatırlatıyor?
Üniversiteli gençlerimiz, devletin müstakbel yöneticileri, gençlerimiz; 1425
rakamı sizce ne anlama geliyor desek ne dersiniz?
Televizyon dizilerini kaçırmamak için, herkes istediği programı seyretmek için
mutfağa, oturma odasına, müsafir odasına ve yatak odasına ayrı ayrı telvizyon
alan, popstar seçimine kadar hepsine katılan, oy kullanan benim sevgili
vatandaşım, baylar, bayanlar; böyle tek suallik bir yarışmaya katılır mısınız?
Dövizin inişini, çıkışını, dalgasını, yalpalanmasını santim santim ve saniye
saniye takip eden doğuştan, bizatihi ekonomist kardeşim, rakamlarla hemhal
hemdert olan tüccar kardeşim, 1425 rakamından anlar mısın, açılımını yapar
mısın?
İtiraf edelim, millet olarak müthiş savrulduk. Bugün, Büyük Ortadoğu Projesini
tepeden inme, emrivaki bir şekilde dayatanların, doksanlı yılların başında
dünyaya saldıkları Yeni Dünya Düzeni kasırgası tanımadığımız, bilmediğimiz
okyanusların kıyılarına öyle savurdu, kayalıklara öyle çartık ki; tarih
hafızamız, kültürel birikimimiz, örfümüz, geleneğimiz berhava oldu.
Eskiden Hicret Özel Sayısı üst başlığı ile çıkan dergilerimiz vardı, Hicret
üzerine şiirler yazan şairlerimiz, denemeler yazan edebiyatçılarımız vardı.
Sayfalarca devam eden açıkoturumlar yayınlanırdı. Hicret, hicri yılbaşı, son
peygamber Hz. Muhammed aleyhisselam ve Hicret arkadaşı Hz. Ebubekirin gece
yolculukları, dağ başında bir mağarada saklandıkları, örümceğin ağını örmesi,
güvercinin yuvasını yapması, her yıldönümünde çeşitli çaplardaki programlarla
hatırlanır, hatırlatılır, yâd edilirdi.
Hicretin mahiyetini, anlamını, günümüz için hangi mesajlar taşıdığını anlatmak
için görkemli, seviyeli programlar yapan imam-hatip okullarımız vardı, Kuran
kurslarımız vardı, vakıflarımız, derneklerimiz vardı, yayın organlarımız vardı.
Hicri 1425. yıla girerken, savrulmanın boyutlarını, vahametini anlatmak için,
paramparça oluşun fotoğrafını daha net görebilmek için söylüyorum; şimdi Noel
Babayı Anadolu ereni diye takdim eden Aksiyon gibi dergilerimiz, Kelimei
Tevhidin ikinci kısmına inanmanın şart olmadğını yazan yazarların arzı endam
ettiği Zaman gibi gazetemiz, eli kanlı Şaronun memleketinden pembe belgeseller
yayınlayan STV gibi kanalımız, Filistinli müslümanları militan ilan eden Kanal 7
gibi televizyonumuz, eli kanlı Bushu inançlara saygılı ilan eden Vakit gibi
gazetemiz var, varoğlu var.
B.O.P kasırgasını AKP, ekarte edebilir mi, ne dersiniz?
Yeni Mesaj 22 Şubat 2004