AmerikAbant
Gördüğünüz gibi, yazının
başlığında iki kelime ortak bir harfle birleşmiş. Abant toplantıları
yöneticileri de Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü toplantılarına kendilerine göre
bir âyeti delil getirerek, Müslümanların, gayrimüslimlerle ortak bir kelimede
birleşmelerinden bahsediyorlar. Dayandıkları âyetin meali şöyle:
Ey Habibim, de ki, Ey kitap ehli! (Yahudi ve Hıristiyanlar) Bizimle sizin
aranızda eşitlik sağlayan (ortak) bir kelimeye gelin: Allahtan başkasına kulluk
etmeyelim. Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allahın dışında birimiz diğerini
rab edinmesin. Eğer onlar, yine yüz çevirirlerse, (onlara) Şahit olun ki, biz
gerçek Müslümanlarız deyin. (Âl-i İmran Sûresi, âyet 64)
Ancak, diyalogda bu âyetin tamamını değil, sadece Ortak bir kelimeye gelin
kısmına kadar okuyup katiyen ileriye geçmiyorlar. Sadece baş kısmını okuyup
diyorlar ki:
-Gayrimüslimler de Allaha inanıyor biz de. Âyet onlarla ortak bir kelimede
buluşmamızı emrediyor. Bu da ancak diyalogla olabilir.
İyi de cancâzlarım, bizde Tevhid inancı var, Hıristiyanlarda Teslis. Yani,
bizim inancımıza göre Allah bir, onlara göre üç. Üç ile birin ortası iki. Onlar
üçü bir eksiltip iki demeli, biz de bire bir daha ekleyip iki demeliyiz ki
ortada birleşilsin!.. Yoksa nasıl ortak noktada birleşilecek?
1400 senelik İslâmî geçmişte hiçbir İslâm âlimi diyalog diye bir şeyden
bahsetmemiş. Diyalogda karşılıklı konuşma, sohbet etme, yeme-içme var. Karşı
tarafın İslâmı kabul etmesi düşüncesiyle konuşmak yasak. O derece yasak ki,
diyaloğu böyle bir düşünceyle yapmak, diyalogculara göre dinsizce bir hareket
sayılıyor. (Böyle saydıklarını isbat elbette bize düşer) Düşünceleri böyle
olduğu halde, diyaloğu ille de yukarda mealini arz ettiğim âyete dayandırmak
için 2 Mayıs 2004 Pazar günü Cemal Reşit Reydeki salonda söylendiği gibi
İslâmı tebliğ etmek niçin kötü olsun? deniliyor. Zannedersiniz ki, diyalog
toplantılarında tebliğ yapılıyor. Asla! Madem diyalogda İslâmı tebliğ var da,
niçin ismi tebliğ değil de diyalog toplantıları?
Hayır! İslâmda diyalog yok. Peygamberimizin yaptığı gibi tebliğ var. Hz.
Resûlullahın, Rum Kralı Hirakli İslâma davet mektubunda, yukarda mealini
verdiğim âyet yazılıydı. Peygamberimiz, diyalogcuların, diyaloğa alet ettikleri
o mübarek âyetle İslâmı tebliğ etmişti. Hıristiyanlara, -hâşâ- Siz üç Allah
inancına sahipsiniz, ama olsun; varlığını kabul ediyorsunuz ya; bu noktada
birleşiyoruz demedi. Çünkü âyetin son tarafı Müslümanlığı vurguluyor ve kabul
etmezlerse, Biz Müslümanız deyip çekilmeyi emrediyordu. Diyalog aşkına
güllüm-ballım onlarla oturmayı değil.
Eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz, Akıl vahiyden üstündür dediği için şiddetle
tenkit edildi; edilmeliydi de. Oysa, Abantta profesörler tarafından akılla
vahye güreş tutturulmuştu. Bu da Abantın başka bir yönü. Gürüz tenkit
edilirken, Abantta bunların olduğunu kimse hatırlamadı.
Buna rağmen Abanttan seslenmek yetmedi mi de, bu sene AmerikAbant toplantısı
yapıldı?
Şuna bakın! Toplantının ev sahipliğini ve açış konuşmasını CIA ajanı, BOPun
mimarı ve İslâm düşmanı Francis Fukuyamaya yaptırmışlar. Bu adam, İslâm
faşizmi diye bir suç uydurup, Müslümanların bir kısmını bu suçla suçlayarak
diyor ki; Ilımlı İslâm yanlıları haricindeki tüm kişi ve kuruluşlar zor
kullanılarak bertaraf edilecektir. Yani, ortadan kaldırmaya niyetliyiz diyor.
Ne acı ki, bu adam diyalogcuların dilinde, dünyaca ünlü sosyal bilimci
övgüsüyle anılıyor. Diyalogcuları, sırf bu övgüleriyle bile anlamak mümkün.
Dünyayı ayağa kaldıran bir toplantı olarak gösterdikleri AmerikAbant
toplantısına ABDde o kadar büyük bir ilgi varmış ki(!), 150 kişilik salonda
oturacak yer kalmamış. Breh breh breh...
Bu abartmaya göre 150 kişi hiçbir şey değil, ama bu 150 kişilik salonun yarısını
dolduracak kadar adam zaten Türkiyeden gitti. Bunları yazan, demek ki, gülünç
olacağını da düşünememiş.
Bu toplantıların tam isminin, Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü olduğunu
hatırlayalım ve hoşgörüyle dolu bir diyalogcunun yazı başlığını okuyalım:
Diyalog Düşmanları Çatlasın.
Zinhar yanlış anlaşılmaya; çatlamasını istedikleri kimseler, gayrimüslimler
falan değil, diyaloğun yanlışlığını dile getiren Müslümanlar, siz, biz...
Ali Eren 8 Mayıs 2004 Vakit