Alçak bir “dinci terörist!”

Söylediklerine bir bakın:
“Ben savaşçıyım. Üniformayı çıkardığımda da savaşçı kalacağım. Sizi Tanrı’nın krallığının askerleri olmaya çağırıyorum. Bizden nefret ediyorlar, çünkü köklerimiz Yahudi-Hıristiyandır. Yahudi-Hıristiyan mı dedim? Evet. İsrail’e adanmışlığımız var. Bunu asla terk edemeyiz. Köklerimiz orada. Dinimiz Musevîlikten geliyor, o yüzden nefret ediyorlar bizden.”
Ey çağdaşlar, hümanistler, demokrasiciler, insan hakları savunucuları, barışçılar! Şu cümleleri duyacak kadar kulağınızda işitme gücü kaldı mı? Sesiniz kuyruk sokumuna mı kaçtı?
Bu sözler, ABD Savunma Bakanlığı’nda, bölgemizdeki “İslâmî terörist” avının istihbarat, örtülü ve açık operasyon planlamasının bakan yardımcısı statüsündeki sorumlusu olan “General Boykin” isimli bir cellâta ait. Umûmiyetle kiliselerde üniforması ile vaaz veriyormuş. Şu aldığım kısmı da kilisede söylemiş olmalı!
Afganistan’da, Filistin’de, Keşmir’de, Irak’ta, Doğu Türkistan’da, Çeçenistan’da, Arakan’da, Moro’da kendi topraklarını kâfirlerin elinden kurtarmk için canlarını ortaya koyan Müslüman mücahidler için “İslâmî terörist” yaftasını yapıştıran Haçlı kopilleri, şu kimliği belli “dinci terörist” için ne diyorlar?
Şu bilgilerin bize de ulaşmasını sağlayan sayın Umur Talu’nun yazısından öğreniyoruz ki; bu alçaklar şahı General Boykin, gazetecilere şöyle demiş:
“Müslümanlar da, ben Cehenneme gönderene kadar öyle olduklarından habersiz Hıristiyanlar sayılır. Eğer onların Tanrı’sı gerçekse, neden benim onları kolayca alt etmeme izin veriyor ki!” (Sabah, 12 Aralık 2003)
Şu kafa yapısının idare ettiği ABD, Yahudilerin kuyruğuna takılmış olarak Cehennem sür’atinde İslâm ülkelerinin üzerinden bir silindir gibi geçmeye devam ediyor. Bir avuç “mücahid” dışında da kimseden bir karşılık görmüyor.
Amma, bu İsrail köpeği general, bu sefer haddini aşarak Arş’a hırlamış. A kana susamış yaratık! Müslümanların Allah’ı sizin gibi perakende iş tutmaz. Ne kadar âlemde kudurmuş köpek varsa, topunun birden itlâfı için Hakîm ismi gereği şartları hazırlıyor. Filistin’e ve New York gibi belli merkezlere toplandığınızı görüyor da, niçin oralara yuvalandığınızı anlamıyorsanız; Müslümanların Allah’ının sizin için hazırladığı akibetin hâlâ farkına varamıyorsunuz demektir.
Yakında gökyüzü havaî fişeklerin aleviyle kaplandığında; gariban Müslümanların bayram merasimleri olduğunu da anlayacaksınız, O küçümsediğiniz Allah’ın gücünü de! Ama girdiğiniz çukurlarda...

Mustafa Kaplan 26 Ocak 2004 Vakit