Yorgan gitti kavga bitti!

Sonunda ABD İncirlik'te istediğini aldı. Biz Erdoğan'ın Kudüs'te kippa giymemesi ile sevindiğimizle kaldık.
O muhteşem bayrak şovunun, Çanakkale şovunun arkasındaki gerçek de anlaşıldı.. "Çanakkale geçilmezdi" ama İncirlik'e böylece girilmiş oldu.
Şimdi Erdoğan'ın muhteşem ABD seferine geldi sıra..
Ne çabuk dolduruşa geliyoruz. Ne kadar duygusalız böyle, aman Allah'ım!
Erdoğan'ın Beyaz Saray'ın kapısını açacak anahtarı almak için Şaron'un elini sıkması gerekiyordu.
Bugün yorgan gitti, kavga da bitti. Şimdi Erdoğan ABD seyahatine hazırlanıyor.. ABD dönüşünde ise düşündüğü reformlar için düğmeye basacak.. Tabii konjonktür uygunsa.
Haziran ortalarında Erdoğan Meclis'in çalışıp çalışmayacağına karar verecek.. Sırada Ağustos askeri şurası var. Sanırım askeri rejimle yönetilen ülkeler dışında, hiçbir ülkede, sivilleri ve siyaseti hiçbir askeri şura bu kadar etkilemez..
Ağustos da geçti mi, sıra Eylül, Ekim'e gelir. Okulların açılması, ardından yeni bütçe..
Bu sene yıl sonunda AB ile müzakereler başlıyor.. O zamana kadar önemli gelişmeler olması gerek..
Erdoğan'ın ABD dönüşü, hem Türkiye'nin yol haritası netleşecek, hem de ABD ve İsrail'in bu bölge ile ilgili yol haritası.
Korkarım sıcak bir yaz bizi bekliyor..
Bölgede hiçbir şey düne göre daha iyi bir noktada değil. Özellikle son günlerde işgal kuvvetlerine karşı Iraklı direnişçilerin saldırıları şiddetlendi.. Çok ölümlü, ses getiren saldırılar gerçekleştiriliyor.. Bu arada Kudüs'te, Mescid-i Aksa çevresindeki gergin bekleyiş sürüyor.. Erdoğan'ın Amerika seyahati karşılıklı yoğun beklentilerin sonuçlarının açıklık kazanması açısından çok önemli.. Tarafların çok farklı beklentileri sözkonusu, ancak kimsenin bir diğerine hayır deme şansı da fazla yok..
ABD'nin tavrı açık ve net: "Bana yardım et!"
Niye yardım edeceğiz? Filistin, Irak, Suriye, İran ve BOP konusunda yardımcı olmamızı istiyor. Irak'la ilgili Kürt sorunu ile çok da fazla ilgilenmememizi istiyor. Bizim ondan beklentimiz ise daha çok Kıbrıs. Ekonomik, askeri ve siyasi konularda.
ABD hem Türkiye'yi bir sıçrama tahtası olarak, hem de saldırı üssü olarak kullanmak istiyor.. GAP'la ilgileniyor. Bu arada Azerbaycan'ın bölünmesi için Azeri ayaklanmasına ve İran Azerbaycan'ındaki ayaklanmayı örgütlemeye çalışan işbirlikçi / CIA ajanlarına koruma sağlanmasını istiyor.. İran'da Azeriler ayaklanmazsa ABD'nin yapacak fazla bir şeyi yok. İran'daki en büyük etnik topluluk Azeri topluluğu. Türkiye'den sonra en fazla Türk İran'da yaşıyor. ABD, İran'ı istiyor. Onun için de şimdiden Kürt bölgesinde Halkın Mücahidleri'ne bağlı paralı askerleri eğitime aldı bile. Belücistan'da, Huzistan'da, Kürdistan'da ve Azerbaycan'da boş durmuyorlar..
Erdoğan Bush'la yarım saat ne konuşacak bilmem ama, Erdoğan'ın kulağına Ermeni, Ortodoks, GAP, Ilımlı İslâm ve Anti Amerikan ve Anti İsrail konusundaki hassasiyetler mutlaka fısıldanacaktır..
Erdoğan bu çok istediği görüşmeden eli boş ya da hüsranla dönebilir.. O zaman ne olur bilmem ama terör, siyasi ve ekonomik kriz işaretleri, birtakım uyarılar gündeme gelebilir.. ABD'nin çıkarları, Erdoğan'ın keyfine bırakılamayacak kadar önemli ve hayati..
Bakarsınız Türkiye bir anda seçim sathı mâiline gelmiş. Ya da Anayasa değişikliği, referandum derken, başkanlık sistemine geçilmiş.. Ya da bir bakmışsınız istifaların ardı arkası kesilmiyor. AK Parti anayasal çoğunluğa sahip bir parti iken koalisyon şartlarına sürüklenmiş.. Borsada tribülans yaşanıyor..
Türkiye'deki ve bölgedeki gelişmeler, şimdilik bu seyahat sonrasına ertelenmiş gibi gözüküyor.. İnşallah Erdoğan çok ihtimalli senaryolar hazırlayarak bu yolculuğa çıkıyordur.. Evet ve hayırların içeride ve dışarıdaki maliyetlerini göz önünde bulunduruyordur.. Halkın taleplerine "evet" demenin ABD'ye "hayır" demek olduğunu, ABD'ye "evet" demenin kendi halkına "hayır" demek olduğunu biliyordur..
Bunların hiçbiri kolay ödenecek faturalar değil. Zaten Erdoğan'ın ABD gezisi öncesi görüşmeler çok da umulan gibi gelişmiyor sanki! Bazı şeyleri yaşayarak öğreneceğiz.
Selam ve dua ile..
 
Abdurrahman Dilipak
adilipak@vakit.com.tr