Vahşet Onun Vasfıdır

Aslında Şaron'un gündemde tutulmasına taraftar değilim. Fakat biliyorum ki o içine düştüğü durum sebebiyle özellikle çağdaş emperyalizmi ayakta tutanlar tarafından 'itibarlı' biri olarak lanse edilecek. Nitekim ABD başkanı Bush onu bir 'barış adamı' olarak lanse etti. Bush'un böyle bir açıklamaya ihtiyacı var. Kendini övebilmek için kendiyle ortak yanları bulunanları övmesi gerekiyor. Fakat aklı başında insanlar 'terör' kavramını Bush'un lanse ettiği şekilde algılamadıkları gibi 'barış' kavramına da onun verdiği anlamı vermezler. Öyle olsaydı bütün kavramlar ters yüz edilmiş olur, aklî muhakemede esas alınan kuralların hiçbir geçerliliği kalmazdı. Bununla birlikte sömürgeci sistemin politikacılarının ve onlara hizmet eden medya organlarının, kamuoyunda 'Beyrut kasabı' diye bilinen Şaron'u 'sırma saçlı ve badem gözlü' olarak tanıtma niyetinde oldukları şimdiden anlaşıldığından onun gerçek kimliğinin bir kez daha ortaya konmasında yarar var. Tam adı Ariel Samuel Mordohay Şaron olan bu kişi aslen Polonya yahudilerindendir. Fakat ailesi Polonya'dan önce Kafkasya'ya sonra İngiliz işgali altındaki Filistin topraklarına göç etmiş. Kendisi ise 1928'de Filistin'deki Kefâr Melâl kasabasında doğdu. Babası aşırı siyonist görüşlere sahipti. Çocuklarını da bu zihniyet üzere yetiştirdi. Babası siyonizmin Filistin topraklarına hâkim olabilmesi için tarıma önem verilmesi gerektiğini düşünüyordu. Bu yüzden oğlu Ariel'i önce bir tarım okuluna gönderdi. Lise tahsilini bu alanda yapan Ariel Samuel üniversitede hukuk tahsilini tercih etti ve Tel Aviv Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Ariel Samuel, 14 yaşından itibaren siyonist terör örgütlerinden Haganah'a katıldı. Katılmasıyla birlikte örgütün eşkıya grupları içinde Filistin köylerine baskınlar düzenlemeye başladı. İşgalci siyonist devletin kurulmasından sonra da bu devletin ordusunda görev yapmaya başladı. Haganah terör örgütü mensubu iken gerçekleştirdiği köy baskınlarında edindiği tecrübe işgalci devletin ordusuna iltihak etmesinden sonra onda 'özel tim' fikrinin ortaya çıkmasına sebep oldu. Bu fikirle 1952'de 'Birlik 101' adını verdiği ve aynen Haganah terör örgütünün metoduyla köy baskınları, sivil insanlara yönelik saldırılar ve vahşi katliamlar gerçekleştiren özel komando timi oluşturdu. Bu timin gerçekleştirdiği katliamlardan biri de Kibya katliamıdır. 12 Ekim 1958 gecesi Birlik 101'e bağlı ve Ariel Şaron komutasındaki 500 kişilik yahudi komando birliği Batı Yaka'da bulunan Kibya köyüne baskın düzenleyerek 67 kişiyi öldürdü, 75 kişiyi de yaraladı. Baskında 45 ev de enkaz haline getirildi. Olayla ilgili kayıtlarda belirtildiğine göre Şaron baskında adamlarına kundaktaki bebekler dâhil köydeki tüm Filistinlileri öldürmeleri emri vermişti. Şaron, siyonist devletin kuruluşunun ilan edilmesinden sonra patlak veren 1948 savaşı dâhil bu devletin bilinen tüm büyük savaşlarına fiilen iştirak etmiştir. 1948 savaşında henüz 20 yaşındaydı ve bir piyade timinin komutanı olarak savaşa katıldı. Bu savaşta karnından birkaç kurşun yarası almıştı ve bir askerinin müdahalesiyle hayatı kurtarılmıştı. Şaron'un Filistinlilere yönelik vahşi saldırıları, cinayetleri ve katliamları bir makaleye değil bir kitaba bile sığdırılamayacak kadar çoktur. Ancak ondan söz ederken 'Beyrut kasabı' adıyla tarihe geçmesine yol açan Sabra ve Şatillâ katliamını atlamak mümkün olamaz. Bu katliamda 991 savunmasız insan, onun talimatları doğrultusunda Beyrut'un güneyindeki Sabrâ, Şatillâ ve Burc el-Berâcine mülteci kamplarında kıskaca alınarak öldürülmüşlerdi. Katliam Falanjist militanlar tarafından gerçekleştirildi, ama talimatı verenler o zaman Beyrut'u işgal altında tutan siyonist birliklerin başındaki Şaron ve adamlarıydı. Ben şahsen bu katliamların gerçekleştirildiği kampları ziyaret ettim ve insanların kıskaca alınıp vahşice katledildiği yerleri gördüm. Bu katliamda bütün aile fertleri öldürülen bir kişiyle de sohbet ettim. Adam alışveriş için dışarı çıktığından kurtulmuş. Bilindiği üzere Aksa İntifadası'nın kıvılcımını çeken gelişme de Şaron'un, muhtelif siyonist terör grupları tarafından yürütülen Mescidi Aksa'yı ortadan kaldırma çabalarının önünü açma amacına yönelik girişimiydi. Şaron'un 14 yaşında Haganah saflarına katılmasıyla başlayan eşkıyalığı bütün hayatı boyunca devam etmiştir. Dolayısıyla yarın onun hakkında emperyalist güçlerin siyonist lobilere yaranmak amacıyla sarf edecekleri sözler kimseyi yanıltmamalı.

Ahmet Varol 7 Ocak 2006 Vakit