Siyaset gömleği...

Silopi'de seri patlamalar.. Batman'da büyük patlama.. İzmir otobüs durağında el bombası..
Önceki gece gelen haberler böyle idi..
Bu patlamalar bekleniyordu aslında.. Şemdinli'deki belirsizlik üzerine terör lobisi bir ara duraklamıştı. Ardından şimdi piyasada yeni bir hareketlilik gözleniyor..
Patlayan sadece bomba değil. Her gün yeni bir bilgi bombası patlıyor.. "Türkiye'yi batı planladı, PKK'yı Devlet" az uz şey mi?
Enver Paşayı da tartışıyoruz, Mustafa Kemal'i de.. Kurtuluş savaşının neden 1. Dünya savaşında nerede ise Anadolu'nun tamamını işgal eden güçlere karşı topyekun bir savaş değil de, sadece Yunan'la toplamı 60 günü bulmayan, dar bir koridora sıkışmış çatışmalar şeklinde olduğunu konuşuyoruz.. "Türkiye neden böyle" sorusunun cevabı biraz da burada gizli.
Sadece "Türkiye'nin derin gerçeği" değil, "dünyanın derin gerçeği" de sorgulanıyor bu arada.. 11 Eylül bu açıdan bir milad.
Ahmedinejad'ın Yahudilerin yakılması ile ilgili tartışması da hesaplaşmanın bir başka boyutu..
Dikkat! Siyasi anlamda bir Müslüman Siyonist hesaplaşması vardı. Şimdi buna bir de Yahudi Hıristiyan hesaplaşması bekleniyor.. Hıristiyanlar da bir yandan Yahudiler, bir yandan da Müslümanlarla hesaplaşmaya hazırlanıyormuş gibi bir gidiş var. Müslümanlar da iki cephede birden hesaplaşmaya hazırlanıyorlar sanki.
Yani dinlerarası çatışmaya sanki şimdi daha yakınız gibi.. Medeniyetler arasındaki hesaplaşma ise doğu ile batı arasında.. Batı kampında AB, ABD ve İsrail var. Doğuda Japonya, Çin, Hindistan. Ortada ise Türkiye ve Rusya bulunuyor. Rusya, Batı Ortodoks kimliği ile Doğu Roma'nın temsilcisi, coğrafya olarak da doğuda, ama genel anlamda Hıristiyan kimliği ile batılı..
Ahmedinejad'ın Yahudi soykırımı ile ilgili iddiası tümü ile gerçek dışı değil.. Bir Yahudi soykırımı yaşandı. Tek Yahudiler değil, engelliler, Çingeneler, komünistler de soykırıma uğradı. "Türk aleminin en büyük düşmanı.." diye başlayan söylem, adına soğuk savaş denen bir ideolojik kırımın sloganı değil mi idi.. Çingeneler, komünistler, engelliler unutuldu, sadece Yahudiler kaldı geriye..
Hem sormak gerek, komünist kırımının arkasında kim vardı?. Hitler'in başlattığı işi ABD tamamlamadı mı?
Yahudiler bu konuyu fazlası ile abarttılar. Bire on kattılar..
Bize ölülerin yakılması garip geliyor ama, zaten bugün de Almanya'da her mahallede bir kremataryum var. Aileler cesetlerini yakıp külünü alır evine götürür.. Almanların Yahudileri yakmaları kendi kültürlerinin bir parçası. Ama bazı ölü yakma evlerinin daha sonra Hollywood tarafından inşa edildiği de eski ve yaygın bir iddia.
Hindistan'da eskiden ölen erkeğin yanında karısı da diri diri yakılırdı. Külleri de Ganj'a serpilirdi. Daha birkaç asır öncesine kadar bu böyle idi. Bugün hâlâ Hindistan'daki bir Budist topluluğu cesetlerini alıp dağa çıkartıyor, parçalayıp akbabaların yemesi için yamaçlara seriyorlar..
Ahmedinejad hiç böyle bir şey olmadı dese ne var bunda. Güler geçersiniz. Neden bu konu tabu? Çünki işin içinde iş var.
Hani biz güneydoğuda askerlere yönelik bazı operasyonlarla derin kadroları ya da bazı köy yakma işi ile PKK'lıları ilişkilendiriyoruz, 11 Eylül'de Amerikan derin devletinin parmağını arıyoruz ya. O gün de Yahudileri Filistin'e gitmeye ikna etmek için Avrupa'da yaşama alanlarının daraltılması gerekiyordu. Hitler'in Yahudi olduğu iddiaları bile var. Yani bu iş Siyonist bir komplodur diyenler de yok değil.. Aslında Şaron'un siyaset anlayışı ile Hitler'in arasında çok büyük fark olmadığı da ortada.. Ya da zalim olmak için ille de Yahudi ya da Alman olmaya da gerek yok.
Yahudilerin hâlâ Almanlara soykırım gerekçesi ile diyet ödetmemeleri ve bu konuyu tartışmayı yasaklamaları bana ilginç geliyor.
Peki o zaman Kızılderililere uygulanan soykırımı, ya da zencilere uygulanan köleleştirme dolayısı ile eski sömürge ülkelerini niye mahkûm etmiyoruz?
Neden sadece Yahudiler? Komünistler, Çingeneler ve engelliler için neden yeterli ses çıkmıyor?
Irak'ta Ebu Garib'de, Guantanamo'da yaşanan olaylara ne demeli..
Ahmedinejad'ın söylediklerine karşı siz de kendi gerçeğinizi söylersiniz. Bu sözlerinden dolayı siz de onu eleştirirsiniz.. Tehdit, baskı, meydan okuma neyin nesi?
Sahi Hitler, Polonya'ya saldırmak için, Polonyalıların bir Alman sınır karakoluna saldırdığını öne sürmüştü değil mi? Oysa gerçek, böyle bir bahane için Alman derin devletinin Polonya askeri elbisesi ile kendi karakoluna baskın düzenlemesi idi! Bunun adı anti terör, psikolojik harp, ya da kontrollü bunalım stratejisidir.. Bunun adı taktikdir..
Şemdinli'den Ahmedinejad'a.. Ya da Türkiye'nin nasıl kurulduğuna, devrimlerin bir ihtiyaç mı yoksa mecburiyetten mi kaynaklandığına kadar cevabını bekleyen o kadar çok soru var ki?
Son bir not: Bu iktidar Şemdinli krizini yönetemezse, bu krizin arkasındaki güçler bu iktidarı yönetir.. İktidar şu anda sürece hakim gözükmüyor. Siyaset gömleği büyülü bir gömlektir. Onu giyenin kanının rengi ve algılama biçimi değişir.. Selâm ve dua ile..
 
Abdurrahman Dilipak
adilipak@vakit.com.tr