| Neo-conların Avrupa projesi:
Karikatür ve medeniyetler çatışmasına hazırlık!..
21. yüzyılı medeniyetler çatışmasına göre
planlayanlar, bu kimlik çatışmasını bir tez olarak geliştirip
ürettikleri stratejileri on beş yıldır uygulayanlar, İslam'ı ve
Müslümanları devreden çıkarmak için işgaller yürütenler, Avrupa
kamuoyuna yönelik son programlarını başarıyla uyguladı. Karikatür krizi,
bu güçler tarafından planlandı, uygulandı şimdi sonuçları devşiriliyor.
Bir gazetenin ya da bir editörün ifade hürriyetiyle tartışılması mümkün
olmayan bu tahrikte, bize çok tanıdık gelen çevrelerin imzası çabuk
ortaya çıktı.
İslam-terör kavramını keşfedenler, "İslam
tehdidi"ne karşı dünyayı seferberliğe çağıranlar, küresel terör savaşı
ilan edenler, rejim değişikliği ve silahsızlandırma projelerini
keşfedenler, faşizme ve komünizme karşı yapıldığı gibi İslam'dan da
kurtarmaya hazırlananlar, bunun için de İslam dünyasını küresel savaşın
hedef alanı ilan edenler, son olarak İslam Peygamberi'ne saldırıp,
Müslümanları en fazla tahrik edecek bir konuya el atarak, amaçlarına bir
adım daha yaklaştılar.
Daminarka'nın sağcı
Jyllands-Posten gazetesinde karikatürleri yayınlayan kültür editörü
Flemming Rose'un kimliğine, bağlantılarına birazcık bakanlar,
küresel kampanyanın izini açıkça göreceklerdir. Rastgele bir gazeteci
olmadığı, Amerika'daki neo-con ekiple yakın bağlantıları olduğu, ABD'nin
küresel savaşına destek için yanıp tutuştuğu, Avrupa'yı İslam
tehlikesine karşı uyarmayı görev bildiği, Avrupa kamuoyunu bu tehdidi
ciddiye almamakla suçladığı, ABD'nin İslam'a karşı yürüttüğü küresel
savaşa destek vermeye çağırdığı bilinmesi gereken bir kişi o. Danimarka
yönetiminin, kraliçesinin, başbakanı Oluf Nyrup Rasmussen'in Irak
işgaline, küresel savaşa, terörist avına, işkence ve sorgu
operasyonlarına verdiği desteği paylaşan kişi. Ancak hem Danimarka
yönetimi hem de Rose, Avrupa kamuoyunun "duyarsızlığı"ndan son derece
rahatsız.
Onlara göre Avrupa bu uykudan uyandırılmalıydı. Irak işgaline direnen
kamuoyu İslam'a karşı seferberlikte cepheye katılmalıydı. Özellikle İran
krizinin hemen öncesinde Avrupa kamuoyu hizaya sokulmalı, ABD'li
neo-conların medeniyetler krizi hedefine Avrupa da destek vermeliydi.
Bunun için öncelikle Avrupa kamuoyu ile Müslümanların arasında derin
uçurumlar oluşturulmalıydı. Müslüman dünya ile Avrupa kamuoyu arasında
belli oranda bir diyalog süreci oluşmuştu ve bu engellenmeliydi.
Müslümanları en fazla tahrik edecek konuyu
keşfettiler. Peygamberlerini aşağılamayı. Hem de "terörizmin babası"
olarak. Kur'an için de bunu yapabilirlerdi. Belki de yapacaklar.
Çizgiler yayınlandı. Önce pek dikkate alınmadı. Krizin patlaması
gerekiyordu, başka yayın organları da devreye sokuldu. Ama bunları
keşfeden Rose ya da Danimarka yönetimi değil. Çünkü onlar oyunun
kurucusu değil, sadece oyuncu. Bir çok ülke, bir çok çevre, bir çok
birey gibi. Onlar sadece bu küresel projenin hizmetkarları.
Oyunu neo-con'lar kurdu. Yahudi ve Hristiyan
Siyonistler.. On yıldır sahnede gördüklerimiz. Biraz dikkat edince
karikatür krizinin George Bush'un ekibine kadar uzandığını görüyoruz.
Daminarka yönetimi gibi Ruse'un aslında bir neo-con olduğunu
öğreniyoruz. Hem de İslam'a karşı küresel savaşın en ateşli savunucusu
ve ateşleyicisi Daniel Pipes üzerinden. 1996-99 yıllarında Washington'da
kalıyor ve neo-con tedrisatından geçiyor. Pipes'la sıkı dostluk kuruyor.
Dünyanın selameti için kaygılarını paylaşıyor. O bir neo-con, bir ırkçı
ve küresel savaşın fedaisi. Pipes'tan o kadar etkileniyor ki, kendi
gazetesinde "The Threat from İslamism" (İslamizm tehdidi) başlıklı bir
yazı yazıyor. Yazıda kendi cümleleri değil Pipes'ın düşünceleri var,
Pipes'a övgüler var. Patronu gibi, Avrupa'yı ve dünyayı bu tehdide karşı
uyarıyor, harekete geçmeye çağırıyor.
Pipes kim? Bush'un ABD Barış Enstitüsü'nün başına
geçirdiği, tek sermayesi İslam düşmanlığı olan, İsrailli aşırı gruplara
bağlı bir isim. Müslümanlara karşı her organizasyonda adı geçen
Pipes'ın, "Anti-Islamic Institute (AII) adlı bir kuruluşu da var. Middle
East Forum üzerinden bütün dünyada anti-İslam politikaların
yaygınlaşması için çalışıyor. "Barış" kavramının onun için ne ifade
ettiği bir başka soru. 2002 yılında kurduğu Campus Watch adlı örgütle
Amerikan üniversitelerinde Müslümanları fişleme operasyonları yürütüyor.
Türk-İsrail ekseni ve Yahudi lobilerinin Türkiye'deki çalışmalarıyla
yakından bağlantılı. "A New Axis: The Emerging Turkish-Israeli Entente"
başlığı ile kaleme aldığı yazısını okuyanlar, Türkiye'yi avuçlarının
içine alan güçlerin bu ülkeye yaşattıkları trajediyi öğrenme fırsatı
bulacaklardır. (The National Interest, sayı 50, Kış 1997/98) Son
zamanlarda AK Parti'ye ve Türkiye'deki İslami kimliğe yönelik saldıran
grubun öncülerinden.
Rose, İslam'a karşı öfkeyi büyütmeyi, Müslümanları
provoke etmeyi ve medeniyetler çatışması çıkarmayı hedefleyen küresel
proje için bir
kukla, bir ajan... Yahudi soykırımına ilişkin eleştirileri
yayınlamayacağını, ifade özgürlüğü olarak görmediğini açıkça söylüyor.
The New York Times gazetesinde, insanlık suçlusu olduğu aşikar olan
"Ariel Şaron'u eleştiren karikatürleri yayınlamayacağını" söylüyor. Ekim
2004'te Pipes'la yaptığı görüşmede, "Ortadoğu barışı ancak İsrail'in
kesin askeri zaferiyle mümkün olacaktır" diyor.
Oyunun kurucuları belli, amaçları da. Bu kaostan
bir Avrupa ülkesine terör saldırısı bekliyorlar. O zaman amaçlarına
ulaşmış olacaklar, medeniyetler krizinde çok önemli bir adım atmış
olacaklar, İran savaşında Avrupa kamuoyunu yanlarına almış olacaklar.
Yeni saldırılar için ortamı hazırlamış olacaklar.
Biz bu savaşı öğrendik. Bu coğrafyaya yönelik
tehditleri öğrendik. Oyunun kurucularını ve kuklalarını da öğrendik,
biliyoruz. Arkasından yeni krizlerin geleceğini de... Müslümanlara her
türlü hakareti yakıştıranların öncelikle dünyayı medeniyetler
çatışmasına kimlerin hazırladığına iyi bakmalı. |