| |
Metin Kaplan, Apo
ile aynı kefeye konuldu
Hiç kimsenin ölümüne yol açmayan, sadece düşüncelerini açıklayan ve hiçbir
eyleme katılmayan Metin Kaplan, 30 bin kişinin ölümünden sorumlu olan ve
devleti 150 milyar dolar zarara uğratan PKK lideri Abdullah Öcalan ile aynı
kefeye konuldu.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Kaplan'a İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi
tarafından "Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs" suçundan
verilen ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasının onanmasını istedi.
Başsavcılığın bu isteği hukuk camiasında geniş yankı uyandırdı. Kurşun
sıkanlarla kalemiyle düşüncelerini ifade edenlerin aynı kefeye konulması
hukukçular tarafından endişeyle karşılandı.
YARGILANMA SÜRECİ ADİL OLMADI
Kaplan, yargılama sürecinde şahitleri dinlenmeden ve hiçbir delil
toplanmadan Abdullah Öcalan ile aynı cezaya; müebbet hapis cezasına
çarptırıldı. Abdullah Öcalan davası dokuz celsede biterken, Metin Kaplan'ın
davası dört duruşmada bitirilmişti.
KURŞUN SIKANLA KALEM
TUTANA AYNI CEZA VERİLDİ
Metin Kaplan davası Türkiye'de yargıda yaşanan çelişkiyi bir defa daha
gözler önüne serdi. Mahkeme kararı, "kurşun sıkan"la "kalem tutan"ın bir
farkının olmadığını ortaya koydu.
Metin Kaplan, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde verdiği savunmada bu
gerçeğe dikkat çekmişti. Kaplan sözkonusu savunmasında, kurşun sıkanla kalem
tutanın bir olmaması gerektiğini belirterek, "Yirmi iki senelik
geçmişimizde, Anadolu'da ve Avrupa'da polise intikal etmiş tek bir hadise
gösterilemez. Biz, terörist değiliz, anarşist de değiliz. Fikirlerden
korkulmamalıdır! Ağızlara pranga vurulmamalı! Dün engizisyon mahkemelerinde
insanlar yakılıyordu! Bugün ise fikirler yakılıp, kitaplar imha edilmek
isteniyor! Fikirler yakılmaya kalkışılmasın. Fikirlere fikirle cevap
verilsin! Farklı düşüncelere ve fikirlere tahammül edilmelidir!" diye
konuşmuştu.
12 Ekim 2005 Vakit |
|