Mayolu belediye mayosuz vatandaşa karşı

Bir süredir bazı vatandaşlarımız hakkında hakaret dolu yazılara ve beyanlara rastlıyorum...
Yok iç çamaşırıyla denize giriyorlarmış, yok atletle dolaşıyorlarmış, yok ormanda mangal yakıyorlarmış, yok bağırarak konuşuyorlarmış, vesaire...
Sakalımıza takan var, bıyığımıza takan var, şalvarımıza, başörtümüze takan var...
Tamam...
Bazı hallerde hatalıyız, eksiğiz, noksanız, bilgisiziz, kültürsüzüz, görgüsüzüz...
Ama bazılarımızın böyle olması, diğer bazılarımıza hakaret etme hakkı vermez.
Beğenmediğiniz bir insanı aşağılayabilir misiniz?..
İncitebilir misiniz?..
Kırabilir misiniz?
"Batılılaşma"yı şekilde arayan bir zümre, kılık kıyafette Batı'ya uyulmamasını hakaret sebebi sayıyor.
Bir Batılı insan yabancılaşması içinde, her şeyimizi küçümsüyor, horluyor, geleneklerimizi yerin dibine batırıyorlar.
Dün "Batılılar"ın yaptığını bugün bizim "Batıcılar" yapıyor.
Eskiden Batılılar, pos bıyığımızı, top sakalımızı, bol kıyafetimizi, sarığımızı-cübbemizi beğenmez, çirkin ifadelerle dalga geçerlerdi...
O posbıyıklıların, top sakallıların, sarıklıların, cübbelilerin neler yapabildiğine Niğbolu'da, Kosova'da, Varna'da, Preveze'de şahit olunca, seslerini kesmek ve saygı göstermek zorunda kaldılar.
Batıcı enteller de şimdilerde halkın ekseriyetini teşkil eden "farklı"lığa takıyorlar...
İnancımızı beğenmiyorlar...
Kıyafetimizi beğenmiyorlar...
Aksanımızı beğenmiyorlar...
Oturup kalkmamızı beğenmiyorlar...
Konuşmamızı beğenmiyorlar...
Ama unutmasınlar ki, beğenmedikleri "farklı"lıklar sayesinde özgür yaşıyorlar!
Çünkü Çanakkale'de, Sakarya'da ölenler de top sakallıydı, pos bıyıklıydı, bol şalvarlıydı, sarıklıydı, başörtülüydü...
"Halkı adam etme"ye kalkışanlar önce kendileri adam olsunlar!..
"Adam olmak" için "fark"lara saygı göstermeyi öğrenmek şart.
?
Bazı politikacıların neden bu konuya destek verdiğini de hiç mi hiç anlayamıyorum...
Menekşe Plâjı'ndan iç çamaşırıyla denize girilmesini önlemek için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı plajın bir yerlerinde stand açmış, "ucuz mayo" satışı yapıyor! (5 Ağustos, Hürriyet)
Meraktayım: Acaba Büyükşehir Belediyesi, halkın yararına yapılması gereken tüm hizmetleri bitirdi de, sıra onları "mayo" ile yüzdürüp serinletmeye mi geldi?
Merak ettiğim bir konu daha: Bir süreden beri, İstanbulun muhtelif yerlerinde, yeni plaj açılışlarıyla ilgili pankartlar görüyorum...
Özetle, Büyükşehir Belediyesi, İstanbul'a yeni plajlar kazandırmakla övünüyor...
İki ihtimal var: Ya "Sayın Başkan" yüzmeyi çok seviyor...
Ya da bizimle dalgasını geçiyor!
Zira "Sayın Başkan" işbaşına geldiği günden bu yana, İstanbul geri geri gidiyor.
?
Halka önce iş verin "Sayın Başkan" ve sayın yöneticiler...
Aş verin...
Sağlık hizmeti verin...
Eğitim verin...
Plaj işi, mayo işi çok sonraki iş!
?
Ve "Sayın çokbilmiş"ler: Halkın geleneksel yaşantısıyla dalga geçmeyin!..
Sizin gibi yaşamayanları "öteki" saymayın...
Horlamayın, aşağılamayın, dışlamayın...
Unutmayın ki, dün yedi düvele karşı, onların dedeleri, nineleri savaşmıştı...
Bugün PKK sergerdelerine karşı ise onlar savaşıyor.
Bu vatan için, özgürlüğünüz için, hâlâ o "köylü" diye küçümsedikleriniz, "iç çamaşırıyla denize giriyor" diye kıyılara sokmadıklarınız ölüyor.
Eksikleri, noksanlarıyla onlar bizim insanlarımız!
 
Yavuz Bahadıroğlu 9 Ağustos 2005 Vakit
ybahadiroglu@vakit.com.tr