Mardi Gras'a İlâhî mükâfat!

Lût kavminin artıkları hortladı. Onlar artık kavimlerin horlanan kişileri değil, saygın insanları oldular! Dünyanın her yerinde ordular halinde yürüyecek hale geldiler. El Salvador'da, Meksika'da, Panama'da yürüyüş yapmışlar. Hamburg'da 16 bin kişi, Kanada'da 34 bin kişi, Paris'te ise binlercesi Belediye Başkanı ile birlikte yürümüşler. Sao Paulo'da yürüyen iki milyon ibnenin arasında şehrin belediye başkanı da varmış. ABD'nin New Orleans şehrinde ise "Mardi Gras" adında karnaval düzenliyorlarmış.
Lût kavminin başına gelenleri Kur'an haber vermiyor mu? Sodom ve Gamore şehirleri ne için yerle bir edilmişlerdi? Sıra şimdikilerde değil mi sanıyorsunuz? İbnelere hoşgörü şemsiyesi geren bir gazete, şöyle haber yapmış:
"Her büyük felaketten sonra olduğu gibi ABD'de de radikal dinciler, Katrina kasırgasının ardından seslerini yükselterek 'Tanrı'nın günahkâr New Orleans halkını cezalandırdığını' öne sürdü. Hıristiyan din adamları, ünlü gay festivali Mardi Gras'ın düzenlendiği New Orleans kentinin 'eşcinsellerin merkezi' haline geldiği için 'Tanrı'yı kızdırdığını' savundu. ABD'de yankı uyandıran ilk yobazca açıklama 'Pişman Amerika' adlı kuruluşun direktörü Michael Marcavage'den geldi. Marcavage 'New Orleans sakinleri günaha hoşgörü gösteriyordu. Bu felaket bize Tanrı'nın hoşgörülü olmadığını gösterdi' dedi." (Vatan, 4 Eylül 05)
Bu kıymetli gazetemiz, böyle düşünenleri "yobaz" olarak yaftalamış. O pencereden bakınca doğrudur; "ibne" diye yaftalananların "yobaz" diye saldırması anormal sayılmaz.
Kim ne derse desin, gerekçesini neye bağlarsanız bağlayın. New Orleans artık "The Big Easy" (Büyük Rahat) lâkabını kaybetti. ABD tecrübesi olan bir yazarımız, "Büyü perdesi kalktı" (Yasemin Çongar, Milliyet, 4 Eylül 05) diyor ve ekliyor:
"Katrina'dan önce ABD'nin belki de en büyüleyici kentiydi New Orleans. Nedeni malum: Sokaklarında Afrikalı kölelerin müzik yapmalarına izin vererek ilk caz ritimlerinin doğuşuna tanıklık etmiş: 'Mardi Gras' karnavalı ve caz festivali her yıl milyonlarca turist çeken; Fransız ve İspanyol kolonyal döneminden kalma malikaneleri, mis kokulu bahçeleriyle masalsı bir yer. Bütün bunlar, New Orleans'ın geçmişinde mi kalacak? Louis Armstrong ve Marsalis kardeşler gibi müzisyenleri, Tennesse Williams ve Truman Capote gibi yazarları yetiştirmiş bu kent, suların altından eski büyüsünü koruyarak çıkabilir mi? Çoğuna göre bu imkansız, zira Katrina, New Orleans'ı saran büyü perdesini de yırtıp attı."
Çongar, Katrina'dan sonraki felaketi de içi ezilerek yazmış. Haçlı şövalyesi Bush'un acziyetini anlatmış. Yardım çalışmalarındaki aksamalar için, "Afetlerde devreye giren Ulusal Muhafızlar, yerel mensuplarının çoğu Irak'ta savaştığından, bu kez yavaş ve yetersizdi" diyor. Peki, Katrina'nın darbesini yiyen Louisiana ve Missisipi eyaletlerindeki tecrübeli Ulusal Muhafızlar Irak'ta analarının örekelerini mi arıyorlardı?
İbnelere ceza geldi diyenleri yobaz i'lân eden Vatan, aynı gün şu haberi veriyordu: "Kasırgada evi yıkılan avukat Randall Robinson, sokaktaki insanların hayatta kalmak için ceset yemeye başladığını öne sürdü. Irak Savaşı'na katılan ABD'li asker Kyle Turner ise New Orleans'taki dramı şu sözlerle özetledi: 'Yol kenarları can çekişen insanlarla dolu. Burası Bağdat'tan bile daha kötü...' Andrew Lindgren ise 10 bin felaketzedenin sığındıkları Superdome spor salonundan kurtarılmayı beklediğini söyleyerek 'İçerde sıcaklık 52 dereceyi buluyor. Yiyecek tek lokma bulamıyoruz. Tuvaletimizi kutulara yapıyoruz' dedi." (agg)
Çongar'ın yazısını alan siteye bir okuyucu, "Usame yapmıştır" diye yorum yapmış. Site de yazıyı, "ABD'nin kendine inancı sarsıldı" şeklinde vermiş. Irak'taki El-Kaide lideri Zerkavi de Katrina'yı şöyle yorumlamış: "İslâm âlemine, şeyhimiz Usame Ebû Abdullah'a (Usame bin Laden'e verilen isim) ve şeyh Eyman Zevahiri'ye, inançsızlık köprüsünün başı Amerika'nın tahribinden dolayı tebrikler. Bu, Amerika'nın çöküşünün başlangıcı." (AA, 4 Eylül 05)
Vatan'cıların gözüyle bakarsak, Katrina, New Orleans'lılara bir "cezâ" değildir. O halde, şimdi kendi insanlarının cesetlerini yemeye mecbur kalanlara bu Katrina, bir "Mardi Gras mükâfatı" olabilir mi?
 
Mustafa Kaplan 7 Eylül 2005 Vakit
mkaplan@vakit.com.tr