| |
M. Esed’in ve Ötekilerin Meâl ve Tefsirlerindeki
Yanlışlar
BELÇİKALI mühtedi Müslümanlardan Abdülaziz kardeşimizden bizzat
dinledim:Şu anda tam tarihini hatırlamıyorum, 1975 veya 1977’de olacak,
hacca gitmiş, dönüşte bazı İslâm ülkelerine de uğramış. Tanca’da meşhur
Muhammed Esed’’i de ziyaret etmiş. Bu zat Avusturyalı bir Yahudi iken ihtida
eden çok zekî, çok kültürlü, çok ziyalı (aydın) bir kişidir; Arapça dahil
olmak üzere beş altı lisan bilirdi. Bizde daha ziyade, İngilizce’den
Türkçe’ye çevrilen Kur’ân meâli ve tefsiri ile tanınır.
Muhammed Esed, Tanca’da bahçe içinde bir villada yaşıyormuş.Abdülaziz ve
yanındakiler kaşane gibi evde hazretin üçüncü hanımını görmüşler. Amerikalı
bir hanımmış, dekolte kıyafetliymiş, elinde bir sigara ağızlığı varmış,
misafirleri görünce “Hello!..” demiş.
Belçikalı mühtedi dostum, büyük ve tanınmış bir İslâm mütefekkirinin
(düşünürünün) hanımının kıyafetinden rahatsız olmuş; bize taaccüp ve üzüntü
ile bahs etmişti.
Muhammed Esed, rahmet-i Rahman’a kavuşmuş bulunuyor. Aleyhinde konuşmak
istemem. Lâkin İngilizce’den Türkçe’ye çevrilen ve epey “sükse” yapan Kur’ân
meâli ve yorumu hakkında Müslüman kardeşlerimi uyarmak isterim.
Beyan dergisinin 47’nci sayısında (Ocak 2003) Ahmet Tekin imzasıyla bir
makale yayınlanmış, bunda Esed’in kitabı tenkit edilmişti. Bu tenkitler
üzerine Yeni Şafak gazetesinde Sami Hocaoğlu takma adıyla Mustafa İslamoğlu,
Esed’in müdafaasına soyunmuş, yedi gün boyunca Ahmet Tekin’in, Esed’i tenkit
eden bendenizin, tefsir profesörü Suat Yıldırım’ın haksız olduklarını iddia
etmişti.
Esed’in Kur’ân meâl ve yorumu “Kur’ân Mesajı” adını taşıyor. Bir gazete
tarafından Ramazan’da okuyucularına dağıtıldığı için hayli yayılmıştır.
Önce bu kitabın İngilizce aslı ile ilgili bilgi vereyim:
“Bu tefsirî meâl, merkezi Mekke’de olan Rabitâtü’l-Âlemi’l-İslâm tarafından
M.Esed’e yayınlanmak üzere sipariş ediliyor. İlk cildi Cenevre’de basılıyor.
Rabıta, Nedvî’nin, sekreterinin ve merhum Hasanü’l-Benna’nın damadı Dr.Said
Ramazan’ın da içinde bulunduğu sekiz kişilik bir heyeti bu kitabı inceleyip
duyurmak ve Avrupa’da dağıtımını sağlamakla görevlendiriyor. Heyet, inceleme
sonucu, bu kitabın yayılmaması, Müslümanlara dağıtılmaması sonucuna varıyor
ve basılan 100 bin adet kitabı, hamur yapılmak üzere kâğıt fabrikasına
gönderiyorlar. Bunun için M. Esed’e ödenen paranın da geri istenmemesine
karar veriyorlar. İslâmî bir kuruluş olan Rabıta’nın yayınlamaktan
vazgeçtiği bu kitabı M.Esed Darü’l-Endülüs’te basma yoluna gidiyor. Bu
hadisenin bütün safahatı ile birlikte görgü şahidi sayın Doç. Dr. Mustafa
Bilge bu yazdıklarımızı te’yide her an hazırdır.” (Kur’ân Yolunda Kalem
Oynatanlar, Ahmet Tekin, Kelâm Yayınları, İst. 2006, S. 170)
Değerli Prof. Dr. Ahmet Akgündüz, Esed’in tefsirli meâlini okumuş ve konu
hakkında ilmî bir rapor hazırlamıştır. Kitapta vahim ve büyük yanlışlıklar
olduğunu iddia etmektedir. Prof. Suat Yıldırım da Esed’in kitabını tenkit
edenlerdendir.
Şimdiye kadar değerli eserler telif etmiş ve yayınlamış bulunan Ahmet Tekin
hoca, “KUR’ÂN YOLUNDA KALEM OYNATANLAR” adıyla 335 sayfalık bir kitap
çıkartmış bulunuyor. Bu kitapta:
(1)Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 300 bin dolar telif ücreti ödenerek
Prof. Hayreddin Karaman’a, Prof. Mustafa Çağrıcı’ya, Prof. İbrahim Kafi
Dönmez’e, Prof. Sadettin Gümüş’e hazırlatılan “Kur’ân Yolu Türkçe Meâl ve
Tefsir”,
(2) Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Süleyman Ateş’in “Yüce Kur’ân’ın
Çağdaş Tefsiri”,
(3) Yahudilikten İslâm’a dönmüş merhum M. Esed’in “Kur’ân Mesajı”,
(4) Meşhur Yaşar Nuri Öztürk’ün Yüce Kitabımızın meâllendirilmesi ve
yorumlanması konusundaki sayısız büyük yanlışları ortaya konulup tenkit
edilmektedir.
Son yıllarda ülkemizde Kur’ân meâllerinin ve tefsirlerinin sayısı hayli
çoğaldı. Bu meâl ve tefsirler niçin yayınlanıyor? Bu konuyu aydınlatalım:
(1) Bir kısım müfessirler sırf Allah rızası için, Kur’ân-ı mübîne bir hizmet
olsun diye meâl ve tefsir yazmakta ve bunları ya kendileri bizzat
yayınlamakta, yahut bir yayıncıya verip telif ücreti almaktadır. Meâl ve
tefsiri para kazanıp zengin olmak niyet ve kasdı ile hazırlamayanların bir
miktar telif ücreti almalarında bir mahzur (sakınca) ve ahlâksızlık olmasa
gerektir.
(2) Bazıları Allah rızası için değil de sırf para kazanmak, zengin olmak,
köşeyi dönmek için meâl ve tefsir hazırlayıp bastırmaktadır. Bunların
yaptıkları “Âmeller niyetlere göredir” hadîsine göre değerlendirilir.
(3)Meâl ve tefsir yazan bazı kimseler icazetli din âlimidir, kendilerinde
müfessirlik ehliyeti vardır. Tefsirlerini rivâyet ve dirayet metodu üzerine
yaparlar ve Ehl-i Sünnet yolundan ayrılmazlar. Tefsir perdesi altında dinde
reforma, tahrife kalkışmazlar. Bunların tefsirleri muteber tefsirdir.
(4) Bazı kimselerin ilmi, Arapçası, ehliyeti, icazeti yoktur.Bu gibilerin
yazdığı meâl ve tefsirler “Hevâ ve re’y tefsiridir” ve kesinlikle makbul
değildir.
(5) Bazı yayınevleri Fransızca’dan, İngilizce’den Kur’ân meâli tercüme
ettirmektedir ki, bunun ciddiyetsiz bir iş olduğunu söylemeye bile lüzum
yoktur.
(6) Birtakım fesat komitaları dinimizi bozmak, Müslümanların kafalarını
karıştırmak, İslâm’ın temellerini dinamitlemek için kasıtlı olarak bozuk
fikirler, görüşler, ihtiva eden tefsir ve meâl çıkartmaktadır. Son olarak
“Dinde Reform... Dinde yenilik...Dinde değişiklik... Light/ılımlı İslâm...
Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü...” modaları ve cereyanları çıkartılmıştır.
Birtakım tefsir ve meâllerde bu fikirler işlenmektedir.
(7) Ülkemizde bazı ilâhiyatçıların (bazı dedim, hepsini kasd etmiyorum)
Farmason Cemâleddin Afganî’nin müridi oldukları herkesçe bilinen bir
gerçektir. Cemâleddin Afganî her Müslümanın ictihad yapmasını isteyen bir
kişiydi. İşte onun bugünkü talebeleri, ağlarına düşürdükleri Müslümanlara
yanlışlarla dolu meâl ve tefsirler vermekte ve “Alın kutsal kitabınızı
elinize ve dininizi kendi kafanıza göre yorumlayın” dercesine cahillere
ictihad kapısını açmaktadır.
Reformcuların, yenilikçilerin, mezhepsizlerin, Afganîcilerin, Diyalog ve
Hoşgörücülerin üzerinde en fazla durdukları ayet Bakara Sûresi’nin 62’nci
ayetidir. Onlar bu ayeti yanlış yorumlayarak; Hz. Muhammed’i (Salat ve Selam
olsun ona), Kur’ân-ı Kerim’i, İslâm dinini inkâr eden Ehl-i Kitabı cennete
sokmakta, onları ehl-i necat olarak görmektedir ki, bu yorumları İslâm
dininin ruhuna, Kur’ân’a, Peygamberin risaletine ve tâlimatına tamamen
aykırıdır.
Milyonlarca Müslümanın yeni Kur’ân tercüme, meâl ve tefsirleri konusunda
mutlaka uyarılması gerekmektedir. Bu uyarı birkaç bin tiraj yapan kitaplarla
olmaz. Konuyu çok güzel anlatan ve aydınlatan broşürler hazırlanmalı ve
bunlar milyonlarca adet basılmalıdır.
Bazı bozuk meâl ve tefsirlerde “Üç semavî din... Üç tevhid dini... Üç
İbrahimî din...” gibi tâbirler geçmektedir. Bunlar İslâm’a uygun değildir.
* Hazret-i Adem’den bugüne kadar tek geçerli din İslâm’dır.
* Atamız İbrahim aleyhisselam Yahudi ve Nasranî değildi, Müslümandı.
* Allah İslâm’dan başka bir din kabul etmez,
* Allah katında hak ve geçerli din İslâm’dır.
* İslâm’ın dışında necat yoktur.
* Bütün peygamberlerin, Hz. İbrahim’in, Hz. Musa’nın, Hz. İsa’nın dini
İslâm’dır.
Resûl-i Kibriya aleyhissalâtü vesselâm efendimizin risâleti ve dâveti
kendisine ulaştıktan sonra bunları inkâr ve tekzip eden kâfirdir ve
cehennemde muhalled kalacaktır.
Müslümanlar Müslümanlar Müslümanlar!... Kur’ân ve meâl ve tefsiri alırken şu
hususlara dikkat ediniz:
(1) İcazetli bir din alimi tarafından yazılmış olsun,
(2) Bu âlim, müfessirlik ehliyetine sahip bulunsun,
(3) Ehl-i Sünnet ve Cemaat yolunda ve çizgisinde bulunsun,
(4) Mezhepsiz ve reformcu olmasın,
(5) Diyalogcu ve hoşgörücü olmasın.
(6) Mason Afganîci olmasın.
(7) Tefsire ve meâle kendi kafasından, heva ve re’y mahsulü fikir ve
görüşler koymasın.
Muhammed Esed’e Allah’tan rahmet diliyorum, taksiratının afv edilmesi için
dua ediyorum. Esed kesinlikle müfessir değildir. Mühtedi olmak, çok geniş
bir kültüre sahip bulunmak, zeki olmak tefsir yazmak için yeterli şartlar
değildir. O bir fikir adamıdır. Vaktiyle Cenevre’de basılan ve sonra bir
heyet tarafından tedkik edilen ve nüshaları kağıt fabrikasına gönderilerek
imha edilen bir “Tefsir bi’l-heva ve’r-re‘y” nasıl oluyor da Türkiye’de
yayınlanıyor ve halkımıza, gençliğimize sunuluyor?
Ben bir Müslüman olarak dinimi Esed’den öğrenmem.
Allah’ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Ona rahmet dilerim, yanlışları
konusunda din kardeşlerimi uyarırım.
Sevgili Müslümanlar!.. Akıllı olalım, mantıklı olalım, uyanık olalım,
firasetli olalım, dikkatli olalım, ihtiyatlı olalım...
(Ahmet Tekin hocanın kitabını okuyunuz. KUR’AN YOLUNDA KALEM OYNATANLAR.
Kelam Yayınları. Tel: 0 216/651 78 21... 0 533 336 65 70... e-mail:
canday@mynet.com.
Mehmet Şevket Eygi 27.02.2006 Milli Gazete |
|