|
Eylül ayı topyekün hücum ayı mı?
Bu ayda öyle toplantılara şahit olduk ki; aynı yerden komut verilmiş gibi, hepsinde de aynı noktalara vurgu yapılıyor; daha doğrusu vuruluyor. Yapılan konuşmalar gibi, toplantıların isimleri de aynı... Mesela; Antakya'daki toplantının ismi "Medeniyetler Buluşması", İstanbul'dakinin ismi ise "Medeniyetler İttifakı..." Buluşma da, ittifak da aynı manada. Şimdiii, acaba İstanbul Sirkeci'de yapılandan mı bahsetsem, Yeşilköy'deki kilisede yapılandan mı, yoksa Antakya'dakinden mi... En iyisi tarih sırasına koymak. İlkinden başlıyorum. Birincisi; Sirkeci'deki Sepetçiler Kasrı'nda geçen Perşembe akşamı yapılan ve "Terörün Gerçek Kökeni ve Çözümü" olarak ele alınan "Medeniyetler İttifakı" konferansı idi. Toplantı yemekliydi. Rusya Hahambaşılığı Dış İlişkiler Sorumlusu Alexander Lakshin, yemekte benimle aynı masadaydı. Lakshin yemekte, "Kendisinin, Rusya Hahambaşını temsilen burada bulunduğunu" söyledi. Öyleyse, o ne söylerse Hahambaşı söylemiş gibi kabul edilmeliydi... Kur'an'da bahsedilen Ehl-i kitaptan olan, yani Hıristiyan veya Yahudi olarak görülüp de aslında şirke düşmüş olmayan ve keserken Allah'ın ismini ananların kestiği hayvanların etleri, İslâm fıkhına göre yeniyor. Bunu düşünerek, Yahudilerin bu hususta bize bakışlarının nasıl olduğunu sordum. Sayın Lakshin, Müslümanların kestikleri hayvanların etlerini yemediklerini söyledi.. Vatikan'ın İstanbul temsilcisi Georges Marovich de konuşmacı olarak oradaydı. Konferansı tertip eden Bilim Araştırma Vakfı ile Milli Değerleri Koruma Vakfı yöneticileri, yemekten sonra üç dine göre ayrı ayrı dua yaptırdılar. Yahudi duasını Lakshin, Hıristiyan duasını ise Georges Marovich yaptı. Sayın Marovich, daha konuşmalar başlamadan ilk golünü atarak mesajını verdi. Hz. Allah'ın ismini anarken, "Göklerdeki Peder" dedi. Sözde "Medeniyetler İttifakı" konferansındayız. İttifak, bir konuda buluşmak demek. Hz. İsa'yı -hâşâ oğul kabul edip, Yaradanımıza "Peder/Baba" diyenlerle, O'nun gökte olduğunu kulaklarımızı doldura doldura söyleyenlerle hangi noktada buluşacağız!?.. Terör böyle mi durdurulacak? Konuşmalardan bahsedelim. Konuşma sırası, yukarda bahsettiğim, Hahambaşını temsilen Rusya'dan davet edilen Yahudiye geldi. Terörün kökeninin ve çözümünün ne olduğunu bize bir güzel öğretti. (!) Çeçenlere terörist, Şamil Basayev'e terörist başı dedi... Filistinlileri de suçladı... Bir Çeçen milleti, bir de Çeçenistan denilen vatan var. Ruslar işgalci, Çeçenler vatanlarını müdafaa ediyorlar. Mücadele, Rus topraklarında değil Çeçenistan'da. Rusların Çeçenistan'da işi ne? Kendi vatanı uğruna mücadele veren Çeçenler ne zamandan beri terörist oldular?.. Filistinlilere ne diyeceğiz? Onlar da mı terörist? Ona ne şüphe! Filistinlilerin işlediği suçu kim işledi? Top, tank ve füzelerle yakıp yıkan, öldüren masum İsraillilere, taşla karşılık vermiyorlar mı! Zavallı İsrailliler rahatça adam bile öldüremiyorlar. Onlara engel olmaya çalışan Filistinliler terörist değil de, taşla vura vura kol kıran Yahudiler mi terörist!.. Filistinliler işte böyle suçlu insanlar.. Ama başka suçları da var. İsrail, Gazze'yi terk edince birkaç tane sinagog yıkmışlar... Sayın Lakshin, -Medeniyetler İttifakı toplantısında- bunu hatırlattı; Filistinlilerin suçlarını ortaya koydu. Amaaa, konuşmadan sonra, Filistin'de yıkılan 1200 tane cami hakkındaki değerlendirmelerini israrla sorduğum Lakshin, "O hususta değerlendirme yapmak istemiyorum" diye direndi durdu. Bu sefer şunu sordum: "Hitler Almanyasında, çok Yahudi öldürüldü. Kalan Yahudilerden birkaç tanesi, o acıyla birkaç kilise yıksaydı, suçlu mu olacaktı?" Yahudi hahamın cevabı şöyleydi: "Olmayan bir hadise için değerlendirme yapmam." Kendileriyle aynı çuvala girdiğimiz kimselerin, Müslümanlara bakışları hiç değişmiyor; hep aynı. İttifak ve diyalog toplantılarının hepsinde, bize yönelik bir suçlama veya aşağılamaları mutlaka bulunur. Ama biz yine de anlamaz, ille de onlarla ittifaka çalışırız. Öyleyse buyrun hayrını görün... Bir İlahiyatçı profesörün bu toplantıda dile getirdiği gibi, adamlar İslâm'ı kendilerine düşman seçmişler bir kere; var mı daha ötesi!.. Neyin ittifakını yapacağız onlarla, İslâm düşmanlığının mı? Adamların, "Medeniyetler İttifakı" ile kasdettikleri, "İslâm'ın ve İslâm medeniyetinin yok edilmesidir." Her toplantıda bunu ortaya koyuyorlar, ama biz anlamamakta ille de ayak diretiyoruz. Diğer toplantılarda neler olduğunu merak edenlere, "Lütfen bekleyiniz" diyorum...
Ali Eren 29 Eylül 2005 Vakit
alieren@vakit.com.tr |