Dinozorların kurbanları

 

Değerli hocalarımızdan birinin gayretleriyle köprü altından kurtulan bir Roman delikanlısı, işsiz güçsüz olduğunu söyleyince o değerli hocamız onu yanına alır ve şoförlük teklif eder.

Hoca efendi, konferansları için İstanbul dışına çıktığında onun şoförlüğünü yapmaya başlar. Birkaç ay devam edince hocanın konuştuklarını dinleye dinleye ezberler.

Neredeyse hocayı tanımayan toplantılarda hocanın yerine konuşacak hale gelir.

Konferans için gittikleri il ve ilçelerde bu Roman delikanlısı, hocasından izin alarak bir ara kaybolur. Sonradan öğrenildiğine göre doğru Emniyet Amirliğine veya Emniyet Müdürlüğüne gidermiş, Amir veya Müdür beyi bulur ona kendisini tanıtır, suç kaydına bakmasını istermiş.

Müdür bey, onun suç dosyasının kabarık olduğunu söylediğinde “İyi dikkat edersen o suçlar, iki yıl öncesine ait, iki yıldır bir tek suçum yok. Çünkü ben İslâm’ı öğrenmeye ve yaşamaya başladım” der.

Hollandalı ünlü bir gazeteciye, orada görev yapan bir din görevlimiz, “Siz niçin bizimle çok ilgileniyorsunuz? Bugüne kadar camiye gelen genç ve ihtiyarlar kötü ve kanunsuz olaylara karışmadılar” dediğinde o gazeteci “Bakınız, uyuşturucuya bulaşan Türk genci kendine ve bir de Avrupalı arkadaşına zarar verir. Yaralama yapan bir Türk genci ise yaralayabildiği Avrupalıya zarar verir. Gaspçı ise götürebildiği kadar paraya zarar verir. Ama siz, bu ülkeden insanların çocuklarından filanı Müslüman ettiniz. Kur’anı öğrendi. Arapça’yı öğrendi.

Bu ülkeyi ve dilini çok iyi bildiğinden binlerce Avrupalının Müslüman olmasına sebep oldu. Avrupalı Müslümanlar derneğini kurdular. Radyo ve televizyonları kullanıyorlar. Gaspçı, uyuşturucu, Türk genci tek başına hareket eder. Siz organizesiniz. Bu ülke, bütün halkının Müslüman olmasına göz yummak istemez. Ama eroinman olmasına göz yumar” demişti” diyor.

Gaspçılık, hırsızlık, yaralama, yankesicilik, bayrak yakma, yırtma, uyuşturucu satışı, taksi şoförünü öldürme gibi suçların arttığından şikayet edenler, bu suçları işleyenlerin okuduğu okullara göre sınıflamasını da bildikleri halde, İmam-Hatip Okulları ile Kur’an kurslarından mezun olanların arasından çok az insanın bu suçlara iştirak ettiğini bildiği halde hâlâ imanlı olmaktansa bir gaspçı tarafından imansız ölmeyi tercih eden ve İslâm’a giden bütün yolları kapatmaya çalışan bir avuç da olsa etkili yetkili insanlarımız var.

Bunlar, Hollandalı gazeteci ile aynı inkarı paylaşıyorlar. Sokaklar sarhoş serserilerle dolsun, evlere yankesiciler girsin, mal bulamazlarsa canımızı alsın, sermayesi olmayan erkek ve kadınlar kendini sokak ortasında satışa çıkarsın, arabaları tahrip etsin, laleleri bile sökecek kadar gözü dönsün ama bu ülke İslâm’a dönmesin diyecek kadar kalbi katılaşmış, cehennem yakıtı haline gelmiş bir elin parmakları kadar sayısı olan dinozorlar yaşamakta ülkemizde.

O değerli hocamızın yaptığını yapınız. Dinozorlar adına kurban edilen gencecik delikanlılarımıza sahip çıkınız. Öğrenciler için açtığınız yurt ve kurs benzeri güzel yerleri bu kurbanlık çocuklar için de yapınız. İslâm’ın şefkat ve merhametiyle onları öyle kucaklayınız ki, o dinozorlar da açılan kucakta yer bulsunlar.

 

Mahmut Toptaş 3 Mayıs 2005 Milli Gazete

e-mail: mtoptas@milligazete.com.tr

www.mahmuttoptas.com