|
Dinle ey AB!
Çözülme! Multi kültürel politikaların sonu; Varoşların isyanı! Sömürge ülkelerden getirilen işbirlikçi ailelerin, ya da kendinden nefret edip, bu güçlüler sofrasına koşup gelen insanların çocukları şimdi işsiz. Uyuşturucu kullanıyor ve kendilerini pazarlıyorlar.. Onlar öteki.. Onlar suçlu. Onlar "pislik"?! Batı kendi dışındaki herkesi "Öteki"leştiriyor ve dışlıyor. Suçluyor.. Paris AB'nin gerçeği, geleceği, kaderidir. Batının gelişmiş şehirlerinin varoşlarında, pislik içinde nasıl yaşadıklarına hayret edeceğiniz bu insanlar, aslında batının refah ve mutluluğunun harcını karıştıran gönüllü köleler / işçilerin isyankâr çocuklarıdır. Onların inançları, tarihleri, kültürel değerleri yok edildi. Zina yapıyor, çalıyorlar, alkol ve uyuşturucu kullanıyorlar. Pis kokuyorlar!.. İsyan etmek ya da intihar etmekten başka seçenekleri yok artık. İçe dönükler intihar edecek, dışa dönükler öldürecekler, saldıracaklar, yakıp yıkacaklar. Hadi kendi cehenneminize odun taşımaya devam edin, Yeşil kartlarımızı verin ve dışlayın. Ülkelerimizi yağmalayın, "Kaçamayanların ülkesi" deyin bize, "hasta adam" deyin. Sonra da bizim kırılan onurumuzu tamir etmek için ne müthiş adamlarsınız deyin.. Tarihimizi yok edin, inancımızı küçümseyin ve alaya alın.. Biz saçlarımız kara olduğu için, ötekiler gözleri çekik olduğu için 2. sınıf insanlarız öyle mi?.. Oysa sizin modern zamanlarınız bizim gerileme ve çöküş tarihimiz kadar bile değil. Sizin uygarlığınızın, refah ve mutluluğunuzun, zenginliğinizin temelinde, Kızılderililerin kanı, kara derililerin gözyaşı, sarı ırkın çalınan alın terleri olduğunu biliyoruz. İki dünya savaşı sıkıştırdınız bir asra, bir soğuk savaş ve bir yenisini daha yetiştirmeye çalışıyorsunuz. Aynı vatanın çocuklarını birbirine kırdırdınız, onların kanları ve gözyaşları üzerine kendinize iktidar ve servet ürettiniz! Havayı, suyu, toprağı kirlettiniz. Hâlâ dünkü sömürgelerinizin ve devam eden global yağmanın birikimlerini, harcıyorsunuz. Kapitalizmi, komünizmi, faşizmi, siyonizmi başımıza siz bela ettiniz.. Uygarlığınız insanlığa öylesine pahalıya geldi ki ve sonunda kendi kendinizi zehirlemeye başladınız. İntiharlar, ensest ilişkiler, homoseksüalite, lezbiyen ilişkiler, çöken aile, uyuşturucu ve alkol. İşte getirdiğiniz özgürlük. İnsanları nefislerine taht kuran şeytana kul ettiniz. Kızılderili reis Seatle'nin dediği gibi, bir gün siz de gideceksiniz. Çöplüğünüzde boğulacaksınız. Nükleer başlıklarınız ve koyacak yer bulamadığınız paralarınız sizi kurtaramayacak. Oysa hepimiz Adem'in çocuklarıyız ve hiç birimiz doğduğumuz ana babayı, doğduğumuz toprağı ve doğduğumuz zamanı biz seçmedik. Bizi alın Avrupa'ya ve görün gününüzü. (Almazsanız da değişecek bir şey yok aslında.) Biz hızla çoğalırız. Refah ve özgürlük bizim başımızı döndürür. Göreceksiniz. En yoksullarımızı ve eğitim düzeyi en alt seviyede olanları, Anadolu'nun köylerinden toplayıp en gelişmiş şehirlerinize, Londra, Paris, Berlin sokaklarına savurdunuz. Ne oldu.. Sizden mi oldular.. Dışlayın bizimkileri. Adı Ahmet olduktan sonra, ateist de olsa, renkleri farklı, gözleri çekik.. Onlar sizden değil, değil mi? Zencileri dışlayın, Müslümanları dışlayın, Hindistanlıları dışlayın. Sizden olmayan herkesi dışlayın, tehdit olarak görün, iş vermeyin, onlara öğrenim desteği sağlamayın. Devam edin. Biz böyle böyle kendimizi bulacağız. Yanılgılarla büyüyecek mutsuzluğumuz. Acılar umudun, sevginin ve sevincin yerini alacak. Sonunda sizin varoşlarınız, sosyal bir tsunami gibi modern şehirlerinizi vuracak. Hem de an garibüzzeman! Sorunun kaynağı el Kaide ya da Ortadoğulu teröristler değil. Gözlerini kapatanlar, dünyayı sadece kendilerine gece yaparlar. Bana sorarsanız, Türkiye AB'ye girmeden, AB dağılacak. ABD daha önce dağılacak. Çin, Hindistan, Rusya, Avustralya ekseninde büyük olaylar yaşanacak. Ortadoğu'da kan gövdeyi götürecek. Batılılar geldikleri gibi kanlı bir şekilde gidecekler ve giderken de arkalarında büyük bir enkaz bırakacaklar. Batı, insanlığın tarihi ile oynamaya devam ediyor.. Önce geleneksel iktidar yapılar radikal şekilde çökertildi. Sun'i sınırlar ve sun'i iktidar modelleri denendi. Tarihin tabii akışına olumsuz bir müdahale ile süreç tersine çevrildi. Sosyalist model, faşist diktatörlükler, emirlikler, sultanlıklar, uydurma krallıklar, tiranlıklar, diktatörlük rejimleri, tek parti iktidarları, sözde demokrasiler, federasyonlar, konfederasyonlar. Köksüz, ruhsuz, halksız ulus devletler.. Bu bölgedeki iktidarları ve rejimleri siz tayin ettiniz, sınırları siz çizdiniz.. İktidarları, kendi halkına ihanet eden aşiretler arasından siz seçtiniz. Devrimleriniz, inkılablarınız bir ihtiyaç değil, mecburiyetti. Bu ülkelerin çocuklarına eğitim adına, cellatlarını alkışlama görevi verdiniz. Ve işte şimdi gelinen nokta burası.. Filistin sokaklarında yaşananlar sizin sokaklarınızı da yakıyor şimdi.. Fırlattığınız bumerang tarihi yörüngesini tamamladı ve geri dönüyor.. Batı için sonun başlangıcı.. Gelişen olaylar ilk işaretler gibi. Hadi fikir kulüplerinizi, medyanızı, istihbarat örgütlerinizi, kiliselerinizi harekete geçirin. Hadi yakalayın Afrikalı çocukları hapse tıkın, yargılayın onları.. Oysa gerçek suçlu onlar kadar sizsiniz. İşte bu kendi işlerinizin karşılığı olandır. Onlar sizin için bir yeryüzü zebanisidir belki de.. Kendi cehenneminize taşıdığınız odunların ateşidir sizi yakan. Keşke bunu bir farkedebilseniz.. Siyonistlere destek vermeye ve Müslümanları suçlamaya devam edin. Ya da bekleyin, biz geleceğiz o zaman nasıl olsa bazı şeyleri daha iyi farkedeceksiniz. 70 milyon ötekinin içeride 30 milyon kardeşi var, 40 milyon da öteki müttefiklerimiz. Sizin kaderiniz, tüm dünyadaki işbirlikçilerinizin de kaderi olacaktır. Keşke böyle yapmasaydınız ve bu işler böyle olmasaydı. Ama oldu. Şimdi yapılması gereken bu global kaosun en az zamanda en az maliyetle, riskle, sebebleri ile birlikte ortadan kaldırılmasıdır. Selâm ve dua ile..
Abdurrahman Dilipak 8 Kasım 2005 Vakit
adilipak@vakit.com.tr |