|
Bu çocuklar kimin?
Muallimler, yeni nesil sizin eserinizdi; eserlerinizle övünüp onlara güvenebilirsiniz! Hacı Mahmut kardeşimle İstanbul'un en büyük ilçelerinden birisinde okulların dağılma vakti caddeden geçiyoruz. Yolun iki yakasında sel gibi öğrenci akıyor. Hallerini, caddede sergiledikleri tavırları, erkeklerle kızlar arasındaki iğrenç cıvıklığı içim karararak görmeye mecbur kalıyorum. "Yaratıldığı" söylenen "her yaştan 15 milyon genç", seksen sene sonra işte bu meyveyi verdi. Ya bu çocukların ana-baba olacağı nesli hayâl edebiliyor musunuz? Bize ne oldu? "Yedi dilli Türk" kızları, Almanya'larda "güzellik kraliçesi" oluyorlar. Kim helâl çocuk doğuracak da onları vatana-millete hizmetkâr yetiştirecek? Kapağı gâvur ellerine atamayanlar ise, okul dönüşü "erkek" uğruna birbirlerini jiletliyorlar! Layla'larla yaylaların zaten i'rabda mahalli yok!.. Liselerde artık uyuşturucu kullanımı "ürkütücü boyutta" imiş, ulusal ceridelerimiz öyle yazıyooo! Uyuşturucuyla kafayı bulanların hangi fuhuş sektörüne malzeme olduğunu ise yine aynı gazetelerde okumuyor musunuz? Kralın çıplaklığını haykıracak erkek sesler sizlere ömür! Haaa, Şebinkarahisarlı Bilal Dede hariç. Ayağında körüklü süvari pantolonu, başında kasketi ile 103 yaşındaki bu ihtiyar delikanlı, Vatan gazetesinden Mine Şenocaklı'ya bakın neler demiş: "Cumhuriyet ilan olunacağı zaman ecnebiler hep ayağa kalktılar. 'Sen 12.5 milyon nüfusla cumhuriyeti kuramazsın' dediler Mustafa Kemal Paşa'ya. 'Bize uyarsan kurarsın, uymazsan kuramazsın. Bizim altı maddemiz var. Bu maddeleri kabul edeceksin' dediler. Maddeleri sordu Mustafa Kemal Paşa. 'Burada söylenmez, Lozan'a gelip öğreneceksiniz' dediler. Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa'ya, 'Git bunların altı maddesi ne, öğren. Kabul edileceği kabul et, gerisini reddet' dedi. İsmet Paşa Lozan'a gitti. 'Sizin bize Cumhuriyeti kuramazsınız; demenizdeki sebepler ne oluyor?' diye sordu, masaya vurdu. Masanın tahtası çatladı. Biz yanlarında yokuz. Ama öyle söylediler sonra: 'Birinci maddemiz şu: Karılar açılacak.' Tabiî bizim karılar peçe, çarşaf, börük geziyordu. İkinci madde, 'Fesi atacaksınız, başınıza şapka koyacaksınız' dediler. Üçüncü madde, 'Sizin tarih 1300'den başlıyor, bizim gibi 1900'ü alacaksınız' dediler. Geldik dördüncü maddeye, 'Sizin yazınız Osmanlı yazısı, bizim yazıdan yazacaksınız' dediler. Yani, Latince. Beşinci madde, 'Sizin tatiliniz Cuma günü. Bizim gibi Pazar'a alacaksınız' dediler. Altıncı madde, 'Sizin yılbaşı Mart'ta, bizim gibi Ocak'a alacaksınız' dediler. İsmet Paşa geldi, anlattı. Mustafa Kemal Paşa hemen birinci emri verdi vilayetlere: 'Karılar açılacak.' Burada, polis, jandarma, sokakta gezen karıların börüğünü hep dağıttı. Kimisi direndi, polis cop ilen vurdu." (agg, 13.04.05) Bilal Dede açıksözlü, "Yoksa korktun mu karşı çıkmaktan?" sorusuna ise, "Ne karşı çıkacağız? Karılar hep açıldı. Sonra şapka işinde âlimler, 'Böyle namaz kılınmaz' dediler. Şapkayı koymadılar başlarına... Kavgaya durdular. Bu sefer çok âlim asıldı. Köy ağalarının, hocaların hepsi asıldı..." Bayan muhabirin havsalası almıyor, belli ki bu fakirlerin yirmi sene önce yazdığı "Yakın Tarih Ansiklopedisi"ni de okumamış; "Bir tek şapka yüzünden mi?" diye soruyor. Bilal Dede öyle şeyler görmüş geçirmiş ki, şişi de, kebabı da yakmaya niyetli değil: "Öyle gerekiyordu bu millete. Sonra 'tarih' kabul edildi. Öyle kabul edildi ki, yağdan kıl çekmiş gibi... Hiç lâf olmadı. Yazı, yılbaşı, tatil 4 sene ertelendi. Sonra bu üçü de kabul edildi." "Gele gele geldik anam, bu kara taşa!" diye uzunhava çeken Nurettin Dadaloğlu muydu, Çamlıbel mi? Caddelerin iki yakasında sel gibi akan öğrenci tablosu neyin neticesi oluyorlar monşer? Yüzde 99'unun Müslüman olduğu söylenen bu ülke için niçin "İslâm ülkesi" olamaz imiş? Uyuşturucu, fuhuş kanalının jiletleme istasyonuna hoş geldiniz! Kelleler artık jakobenlere verilmek için değil, manzaradan keyf alma için uzanıyor... Ölenler öldü, ey kalan sağların sahipleri, ey çocuğunu okula gönderen bizimkiler! Gözbebeklerinizin ellerine verdiğiniz cep telefonları acaba ne işe yarıyor? Onlara okul arkadaşları tarafından zuladan verilen porno yayınlardan haberiniz var mı? Ahlâksız bir nesil istiyorsak, illâ da cabadan okul masrafı karşılamak zorunda mıyız? Bu çocuklar kimin çocuğu?
Mustafa Kaplan 23 Nisan 2005 Vakit
mkaplan@vakit.com.tr |