Azıcık sabırlı olun, haşre kadar bekleyin

Hatay'da "1. Medeniyetler Buluşması"nın başlayacağı günlerde, İstanbul'da da benzer toplantılar yapıldı. Meselâ, "Medeniyetler İttifakı..." Bu nasıl bir ittifaktı ki, Kazakistan İslâm Üniversitesi Rektörü Prof. Murat Kaji Minbayev, "Allah'tan başka ilâh yok" derken; Vatikan'ın İstanbul'daki temsilcisi Georges Marovich, "Göklerdeki peder" diyerek, Allah'a hem mekân isnad ediyor, hem de -hâşâ- baba olduğunu söylüyordu. "Terörün gerçek kökeni ve çözümü" başlıklı toplantıyı tertip eden Bilim Araştırma Vakfı Başkanı da, "Terörün önüne fikirle geçebiliriz" diyordu. İnanç demiyor, fikir diyordu. Yani, tetikteki parmağa karşı fikir?.. Fikir, onu isteyene tesir eder. Ecevit de, 12 Eylül 1980'den önce mavi gömleğiyle, miting meydanlarında kürsüden silahlı teröristlere karşı yürüyordu. Onları ikna edecekti. Ne güzel etti değil mi?..
Nevzat Yalçıntaş Hoca, "Her dinde sevgi var. En eski din olan Yahudilikte de var" dese de, hem Yahudilerin kutsal kabul ettikleri kitap bunun tersini söylüyor; hem de Yahudilerin kendisi tersini yapıyor. Geçen hafta yazdık; meselâ Rusya Hahambaşı Yardımcısı, aynı toplantıda hem Filistinlileri, hem de Çeçenleri terörist olarak tarif ediyordu. Ve buna kimsecikler itiraz etmiyordu...
Sen, milyarlarca masrafla, taa Rusya'dan bir Yahudiyi İstanbul'a getir. O da gelsin, zulüm altında inim inim inleyen Filistinli ve Çeçenistanlıları terörist ilan etsin... İttifakın meyvesi işte bu.
Adamlar kendileriyle ittifak yapılamayacağını daha nasıl anlatsınlar bize? Ne desinler?..
Buradan, Yalçıntaş Hocamıza sitemimizi de bildirmek isteriz. Yahudiliği "en eski din" olarak tarif etmekle kalmadınız; Hıristiyanlık ve Yahudiliği "kutsal ve semavî dinler" olarak anlattınız.
Hıristiyan ve Yahudilere göre öyle olabilir. Ama bize göre öyle değil. Yahudilik en eski din değil. Ondan önce de din vardı. Yoktu da, önceki peygamberlerin, meselâ Hz. Adem'in dini neydi?
Yahudilik de, Hıristiyanlık da bugün hak olmaktan uzak dinlerdir. Tek hak din İslâm'dır. Adem Aleyhisselâm'dan beri gelen bütün peygamberlerin, Hz. Musa ve Hz. İsa'nın tebliğ ettiği din de İslâm'dı. Mevcut Yahudilik ve Hıristiyanlık ise, bu hak dinin bozulmuş şekilleridir. İslâm inancı bu...
Öyleyse, bu dinlere "ilâhî dinler" denilemez. Din ilâhî olmayınca, o dinin mensuplarında da Rahmanî güç bulunmaz. Rahman'a ait olmayan dinde Rahmanî güç olamayacağı baştan belli...
Demek ki; Millî Değerleri Koruma Vakfı Başkanı'nın, "Dinler olarak Rahmanî güçlerimizi birleştirelim" sözü de isabetli değildi.
Batı medeniyeti bizi kendisine alternatif olarak görmekten asla vazgeçmez. Vazgeçmediği için de İslâm'ı kendisine düşman görür. Yani İslâm, İslâm olmaktan çıkıp, layt İslâm olmadığı müddetçe onların düşmanıdır. Bunu açıkça söylemekten çekinmiyorlar. "Komünizm yıkıldı; artık düşmanımız İslâm'dır" diyorlar. Biz ise, bizi düşman ilan edenlerle bir araya geliyor; -hangi noktada ittifaksa- sözümona ittifak yapıyoruz. Onlar da binlerce kilometrelik yoldan gelip gözümüzün içine baka baka, işkence ile öldürülen din kardeşlerimizin terörist olduğunu söylüyorlar.
Böyle ittifakın, böyle buluşmanın, böyle diyaloğun olmaması, olmasından iyi değil mi?
Bu faydasızdır... Faydasızlığından öte zararlıdır... Akreple aynı çuvala girmektir. En hafifinden, havanda su dövmektir; abesle iştigaldir, batılla iştigaldir... Önce "Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü" dendi. Dinler diyalog yapmaz diye tenkit edilince, "Din mensupları arası" denilmeye başlandı. O da tutmadı. "Kültürlerarası diyalog" denildi. 1. Hatay Medeniyetler Buluşması'yla beraber niyetler gizlenmez oldu. Artık açıkça "üç hak din" deniliyor.
Bütün Müslümanlara mübarek olsun. Ramazan ayı geldi. İnançlarında oruç diye bir şey olmayanlara, her sene olduğu gibi iftar yemekleri verilmeye başlanacak. Onlar da ikindi çayını içtikten sonra gelecek. İftar sofralarında bizimle beraber üç-beş dakika bekleyip iftar edecekler(!) Üç hak(!) dinin mensupları iftarda buluşmuş olacaklar. Bush'un ilan ettiği haçlı savaşı, zulüm, işkence, ırza tecavüz, ölümler devam ediyormuş ne gam. Biz ittifak içindeyiz ya, buluştuk ya ona bakın. Siz anlamazsınız; bekleyin göreceksiniz...
Doğru; burada olmasa da ahirette zaten her şeyin karşılığı gösterilecektir...
 
Ali Eren
alieren@vakit.com.tr

06/10/2005 Vakit