|
Almanya'dan Türkiye'ye... Sosyal
Demokratlar'ın hezimetleri!
Tarih 21 Mayıs 2005, Cumartesi... Yine bu sütunlarda Rus "fabl" ustası İvan Krilov'un bir hikâyesini aktarmıştık... Herhalde hatırladınız; "kurt, çoban ve çoban köpekleri"nin hikâyesini... Şöyleydi hikâye: Gizlendiği bir delikten "ağıl"a bakan kurt, "çoban"ın koyunlardan en iyisini keserek "etini parçalara ayırdığını" görür ve bu manzarayı "ağzının suyu aka aka" izler!.. Sonra, çobanın az ötesindeki "çoban köpekleri" ilişir gözüne!.. Çoban köpekleri, "postu yüzülen koyun"a son derece "kayıtsız"dır ve hatta "güneşlenmekle" meşguldür!.. Bunu gören kurt, şöyle der: "Eğer çobanın yaptığını ben yapmış olsaydım, ne biçim gürültü koparırdınız!" Bu hikâyeyi ikinci defa aktarmamızın sebebi, Almanya'daki son gelişmeler... Malûm, Almanya'nın Kuzey Ren Westfalya eyaletinde bir "seçim" oldu ve bu seçimden, şu an iktidarda bulunan SPD, yani Alman Sosyal Demokrat Parti, ağır bir yenilgi ile çıktı!.. SPD, "39 yıllık kale"sini kaybetti!.. Sonucu "hezimet" olarak görenler de var... Ve tabiî, Hıristiyan Demokratlar'ın zaferi olarak görenler de!.. Başbakan Gerhard Schröder, aldıkları bu yenilgi üzerine, "erken genel seçim" kararı aldı... Seçimler önümüzdeki Kasım ayında yapılacak!.. "Yeni bir seçim" demek, "yeni strateji" ve "yeni söylem" demek... Öyle ya, "eski söylem"lerle gelinen nokta ortada!.. Sosyal Demokrat Parti, şimdi "yeni propaganda yöntemleri" geliştiriyor... Bunun ilk sinyalini SPD Genel Başkanı Franz Muentefering vermiş ve şunları söylemişti: "Sonbaharda ülkeyi erken seçime götürme kararı aldık. Propaganda gücümüzü ve yöntemlerimizi yeniden gözden geçirip Almanya için çalışacağız." ALMANYA'NIN "ÇEKİRGE"LERİ! Alman kamuoyu, SPD'nin "nasıl bir söylem geliştireceğini" merak ederken; Franz Muentefering, geçtiğimiz günlerde Stern dergisine verdiği demeçle "bomba"yı patlattı... Anlaşıldı ki; Sosyal Demokratlar'ın hedefinde "Yahudiler" var!.. Evet, Yahudiler!.. Çünkü; Onları bir "çekirge sürüsü"ne benzeten SPD Genel Başkanı Franz Muentefering, Stern dergisine verdiği demeçte, "Ekonomiyi bozan bir dizi çekirge şirketlerin listesi işte budur" diyerek, Almanya'daki bütün Yahudi şirketlerin adını sıralıyor ve şunları söylüyordu: "İşsizliği körükleyen, gelir dağılımındaki adaletsizliği derinleştiren bu şirketler, vahşi kapitalizmin temsilcileri olarak Alman ekonomisinde çekirge sürüsü etkisi yapmaktadır!!!.. Artan işsizliğin ve bozulan toplumsal ve ekonomik dengenin sorumlusu işte bu şirketlerdir!.." BUNLARI BİZ SÖYLESEYDİK! Hem de "iktidardaki bir parti"nin genel başkanı bunları söyler de, "Yahudiler" sessiz kalır mı?.. Almanya'daki "Yahudi lobileri" ile birlikte, Türkiye'den de "Şalom" gazetesi karşı taarruza geçti ve aynen şunları yazdı: "İkinci Dünya Savaşı öncesi Almanya'nın ekonomisinin bozulmasının tek nedeni olarak, 'sosyal parazitler', 'leş sinekleri', 'fareler', 'domuzlar' diye nitelenen Yahudiler gösterilmişti. Şimdi yeni bir metafor buldular: 'Çekirge'... Üstelik bu nitelemeyi yapan iktidardaki Sosyal Demokrat Parti Başkanı Franz Muentefering!.. Başbakan Schröder'den tık yok!" Bu "kavga"nın nerelere uzanacağını ve sonunda "kimin başını yiyeceğini" şimdiden kestirmek elbette mümkün değil!.. Zaten mes'elemiz de, bu değil!. Bizim üzerinde durduğumuz nokta şu: "SPD Genel Başkanı Franz Muentefering'in bu sözlerinden sonra, Alman Hükümeti ne yapacak?" Çünkü, öyle bir söz ki; Doğrudan "Alman Sosyal Demokrat Parti'nin kapatılmasını" gerektiriyor!.. Malûm; "Vakit'in Almanya baskısı"nı da, sırf bu gerekçe ile yasaklamışlardı!.. Hem de, hiçbir mahkeme kararı olmadan!.. Demişlerdi ki; "Yahudiler ve soykırım aleyhtarı yayınlar yapıyorsunuz!" Peki; Başbakan Gerhard Schröder ve İçişleri Bakanı Otto Schily'nin mensubu olduğu SPD'nin genel başkanı Franz Muentefering'in yaptığı ne?.. Almanya'daki "Yahudi şirketleri"nin isimlerini tek tek sıralayıp, "Bunlar çekirge sürüsü" demek, "İşsizliği körükleyen, adaletsizliği derinleştiren, toplumsal ve ekonomik dengeyi bozan, işte bu çekirge şirketlerdir" demek ne anlama geliyor?.. Bu da, en hafif tabiriyle bir "Yahudi düşmanlığı" değil mi?.. Hikâyedeki "kurt"un dediği gibi; bunları biz söyleseydik, acaba neler olurdu?.. Merak ediyoruz, iki dudağının arasından çıkarttığı "Yasakladım" sözü ile Vakit'in Almanya baskısını yasaklayan Otto Schily, şimdi ne yapacak?.. "Kendi partisini de" kapatacak mı?.. Kaldı ki; Vakit'in haber ve yorumlarında "Museviler" değil, İsrail'in Filistinli Müslümanlara uyguladığı "Devlet terörü" ve bazı Yahudi kuruluşlarının izlediği "Siyonist strateji" eleştiriliyordu!.. Buna rağmen yasaklandık!.. ALMANYA NEREYE GİDİYOR? Oysa, Franz Muentefering'in sözleri, doğrudan "Yahudi şirketleri"ni hedef alıyor ve onları "afet, istila, yok etme"nin sembolü olan "çekirge sürüleri" olmakla itham ediyor!.. Ve tabiî; Vakit'e karşı "şahin" kesilen Schily'den de, Schröder'den de "tık" yok!.. Şu an, "dut yemiş bülbül"den farksızlar!.. "Fabl"daki çoban köpekleri gibi "sessiz"ler!.. Cenab-ı Allah'a şükürler olsun ki, bize "bu günleri" de gösterdi!.. "Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste" sözünün tecellisini bir kere daha gördük!.. Biz, yürekten inanıyoruz ki; "Sosyal Demokrat Parti'nin genel seçim hezimeti"ni de göreceğiz!.. Evet; sonunda, "gelen, gideni" aratacak!.. Bunun farkındayız!.. Ne var ki; "zulüm" ve "adaletsizlik" ile âbad olunmadığını görmek bile, bizim için bir "kazanç"tır!.. Ve ayrıca; Aynı "keyfilik, adaletsizlik ve zulüm" uygulamalarına Hıristiyan Demokratlar" da tevessül ederse, onların akıbetinin de SPD'den farklı olmayacağına inanıyoruz!.. SPD'nin "Yahudi düşmanlığı"na yönelmesi, Hıristiyan Demokratlar'ın da "millî ve dinî söylemler"le grafik yükseltmesinden şunu anlıyoruz ki; bu gelişmelerin "bir adım sonrası"nda "Hitler Faşizmi" vardır!.. Ve galiba, Almanya, hızla "Hitler faşizmi"ne kayıyor!.. Bunun ne anlama geldiğini söylemeye herhalde gerek yok!.. Bu "fotoğraf" çok iyi okunmalı!.. SPD NEREYE, CHP NEREYE! Enteresan bir "tevafuk"tur ki; "Alman Sosyal Demokratlar"ın milliyetçi söylemlere sarıldığı son günlerde, Türkiye'deki "Sosyal Demokratlar" tam aksi bir "tavır"la çıktılar kamuoyunun karşısına!.. Alman Sosyal Demokratları "halktan kopuk" politikaların "hezimet" getirdiğini görüp, "çıkış yolları" ararken; CHP'nin başını çektiği Türkiye'deki Sosyal Demokratlar, "kendilerini halktan daha da uzaklaştıracak" bir yol izlemeye başladılar!.. Evet, "izinsiz eğitim kurumu" açanlara verilecek cezada "indirim"e gidilmesine karşı çıkan CHP'den söz ediyoruz!.. Sizin de şahit olduğunuz gibi; "Mescid-i Aksa'da el bağlayıp namaz kılan" CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'de "Kur'an-ı Kerim öğretimi"nin önündeki engelleri bir nebze olsun kaldıran yasaya karşı çıktı!.. Tabii, bunu doğrudan "Kur'an-ı Kerim'in öğretilmesine karşıyız" şeklinde dillendirmedi ama, böyle bir "serbestiyet"in PKK ve El Kaide'ye fırsat vermek demek olduğunu iddia ederek; hem olayı çarpıttı hem de "Kur'an öğretimine karşıtlığını" ortaya koydu!.. Alman Sosyal Demokratlar'ın bile "din"e sarıldığı bir dönemde, Türkiye Sosyal Demokratları'nın "kin" derecesindeki bu hazımsızlığı, herhalde "SPD'nin akıbeti"nden farklı olmayacak ve aynı hezimeti CHP de yaşayacaktır!.. "AMİRAL BATTI" UNUTULMAMALI! Umuyor ve bekliyoruz ki; Bir ödül töreni için önceki gün Almanya'ya giden sayın Deniz Baykal, oradaki "Sosyal Demokrat yoldaşları" ile de görüşür, "hezimet"lerinin sebeplerini anlar ve Türkiye'ye dönünce de "Kur'an öğretimine yönelik hırçınlık"larını terkeder!.. Aksi halde, SPD'nin yaşadığı "hazin son"dan kurtulamazlar!.. Son bir söz de; siyasilere ve kartele... Stratejilerini "Amiral gemisi"nin rotasına göre ayarlayanlar, "Amiral Battı" diye bir oyunun varlığını da akıllarından çıkarmasınlar!.. Tarih; rakiplerini "küçük", kendilerini "büyük" görenlerin yaşadıkları "hezimet" örnekleriyle doludur!.. Umarız bu örnekler, kartel gazeteleri ile onları "kılavuz" edinenlerin kulaklarına küpe olur!.. Bu vesileyle şunu hatırlatmak istiyoruz: Vakit, mücadelesini verdiği bir konuda "kısmî bir başarı" sağladı diye sevincimizden havalara zıplayacak değiliz... Biz, kazansak da, kaybetsek de, "Hak ve hakikati haykırmaya" devam ederiz... Çünkü, hiç kimseye "diyet borcumuz" yok!.. Bunu, "beklentileri" olanlar ve "ayda 50-60 bin dolar maaş alanlar" düşünsün!.. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana "SPD'nin hezimeti" bile az!.. Selâm ve saygılarımızla...
Hasan Karakaya 30 Mayıs 2005 Vakit
hkarakaya@vakit.com.tr |