ABD yanlış yolda..

En son Bremer patladı. Hani şu Irak işgalinin ardından atanan hükümet komiseri. Irak'ta Saddam'ı ABD eski Adalet Bakanı Ramsey Clark savunuyor. Ve biz artık Saddam'ın eski bir ABD tetikçisi olduğunu, İran'a ABD silahları ile ABD'nin bölgedeki çıkarlarını korumak adına saldırdığını, Halepçe'de kullandığı kimyasal silahların batılılar tarafından ellerine tutuşturulduğunu biliyoruz.. ABD'de tek Soros familyasından insanlar yaşamıyor. Chomsky de var. Çocukları Irak'ta savaşsa da, anneleri işgale karşı.. ABD'ye eskiden sadece komünistler karşı idi.. Bize özgürlükler ve zenginlikler ülkesi olarak tanıtılıyordu ABD.. Demirperde ile korkutup kendi sömürü çarkının içine çekiyorlardı insanları.. Karaderililer ve kızılderililerin başına gelenleri nerede ise büyük bir ustalıkla unutturmuşlardı insanlara.. O zaman, propagandanın gücü hakkında bugünkü kadar bilinçlenmiş değildik.. Dünkü komünistlerin bazıları, Amerikan şirketlerinin propaganda savaşında reklam metni yazarlığına soyunur gibi, ABD siyasetinin propagandasını yapsa da, büyük çoğunluğunun yüreğinde hâlâ bir sızı vardır.. Şimdi buna İslâm dünyası da eklendi.. Çin, Hindistan, Japonya ve Almanya, birçok İslâm ülkesi, ABD hegemonyasına fiilen teslim olmuş olsa da, dipten gelen derin öfke her an damarları tutuşturmaya hazır.. ABD artık global zenginlikten kaynaklanan kıskançlıkların değil, global öfkelerin muhatabı.. Global nefretin adresi.. ABD'nin dostu yok.. İsrail, ABD'den uzaklaşıyor ve İngiltere, ABD yandaşlığı için ödediği ağır bedelin ardından şimdi bu politikasını yeniden gözden geçirmeye hazırlanıyor.. Fransa mı Amerikancı, İtalya mı, İskandinav ülkeleri mi? Hıristiyanlar bile artık nefret ediyorlar Amerika'dan.. ABD artık batı dünyası için yüzkarası.. Bize sömürge dönemini yeniden hatırlattı. Geçmişin acı hatıraları canlandı gözümüzde. Maskeler düştü.. Çıkarları sözkonusu olduğunda, ilkelerini helvadan putlar gibi, acıktıklarında açlıklarını bastırmak için nasıl yiyorlarmış gördük. Rusya bile NATO'ya katılırken, ABD gelecekte NATO'dan dışlanabilir.. En azından bugün NATO içinde sahip olduğu patronluk pozisyonu yakın gelecekte ciddi tartışmalara sebep olacaktır.. Daha şimdiden ABD'nin emrivaki siyaseti örgüt içinde rahatsızlıklara sebep olmaktadır ve büyük ölçüde ABD'nin denetimindeki soğuk savaşın kontrgerilla timleri birçok ülkede tasfiye olmuştur. Dolar düşüyor ve ABD'den kaçış devam ediyor.. Artık Yeşil Kart (Green Card) sahibi olmak bir imtiyaz değil.. ABD'nin en sadık müttefikleri olan Yahudiler bile İsrail'i terkediyorlar.. ABD'de protestan antisemitik siyonistler ile semitik siyonistler kanlı bir hesaplaşmanın arefesinde bulunuyorlar.. Bugün dünyanın en popüler anlamda bazı kutsal değerleri var. İnsan hakları, çevre, barış ve tüketici hakları.. ABD bu üçüne de ihanet etti.. Guantanamo ve Ebu Garip'teki işkenceleri, uçan-yüzen işkence evleri ve adam kaçırma timleri ile insan haklarından koptu. ABD artık bir hukuk devleti değil, bir mafyaya dönüştü.. Kocaman bir suç örgütü. Askeri üsleri barışı korumak adına değil, saldırı için dünyanın dört bir yanına dağılmış durumda. İstihbarat örgütleri de öyle. Terör kışkırtıcılığı yapıyorlar ve darbecilere destek veriyorlar.. Yerel sermaye hareketlerini çökertiyorlar. Adalet yoksa, işte o zaman barış da yok.. Kyoto ile çevreye ihanet etti. Tüm dünyayı tehdit eden bir yola girdi. Irak'ı işgal etmesinin ardından yeni saldırı hazırlıkları ile barışa ihanet etti. Dünyayı haraca bağladılar. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri riba batağına saplandı ve bütçeleri borçlarının faizlerine bile yetmeyince, yüksek vergi ve gümrük duvarları ile halk yerel iktidarlar eli ile soyulmaya başladı. Kötü olanı pahalıya alıyoruz. Emek değerini kaybetti. Borç batağı içinde yeraltı zenginliklerimiz yok pahasına elden çıkartılırken, insanlar ucuz emek olarak kapitalizmin gönüllü kölelerine dönüştü.. Aç yığınlar, zenginlerin refah ve mutluluğunu sağlamak için karın tokluğuna çalışmak zorunda kaldı.. Beyaz adam havayı, suyu, toprağı kirletti. Dün Merkel, bugün Bremer.. Peki yarın! ABD dünyadan yükselen öfkeli isyan seslerine kulaklarını tıkayabilir.. Ama kendi içinden, yakın çevresinden gelen bu eleştirilere kulak vermek zorunda.. ABD için çanlar çalmaya başladı bile. İşler iyiye gitmiyor.. Beyaz adam, çizgi film kahramanı "Ayı Yogi" gibi. Ayı Yogi, tüm çizgi filmlerde olduğu gibi, uçurumdan boşluğa doğru yürür. Ancak aşağı baktığında boşlukta yürüdüğünün farkına varır ve o zaman düşmeye başlar.. Beyaz adam şimdi boşlukta yürüyor. Burnu göklerden yere döndüğünde düşecek, ama o zaman da artık onun için çok geç olacak.. Selâm ve dua ile..
Abdurrahman Dilipak 13 Ocak 2006 Vakit