|
2 önemli haber
İran, Hizbullah'a 10.000'den fazla kısa menzilli füze vermiş. Bir başka haber, CIA 200 ülkede terör merkezi kurmuş.. Bu ülkeler arasında Türkiye var mı bilmiyoruz? Ama olması en muhtemel ülkelerin başında Türkiye geliyor.. MİT'in uzun zamandır CIA ve MOSSAD'la birlikte çalıştığını biliyoruz. Eğitim ve teknoloji alıyoruz, istihbarat işbirliği yapıyoruz ve bu ülkenin istihbarat görevlileri Türkiye'de ele geçirilen bazı kişileri birlikte sorguluyor.. Bu yeni değil.. 11 Eylül'den sonra FBI da Türkiye'ye geldi. Herhalde stresli personelin Türkiye'de tatil yapması için burada bulunmuyorlar.. Tek dertlerinin uyuşturucu ve terör olmadığını da biliyoruz.. ABD'nin Türkiye'de diplomatik merkezleri yanında askeri üsleri de var. Açık denizlerde askeri ve sivil gemileri olduğunu ve havaalanlarında askeri ve sivil uçakları bekletildiğini de.. Şimdi bu iddialara bir de CIA'nın bazı ülkelerde sorgulama ve infaz hücrelerinin olduğu belirtiliyor.. İşkence ve tutukevlerinden söz ediliyor. Belki özel mezarlıkları bile vardır.. Bu hücre evlerinde Türkiye'nin bilgisi dışında işler dönüyor olabilir mi? Geçtiğimiz günlerde Türkiye'den kalkan bir uçak, İsveç üzerinden ABD'ye uçtu.. İddiaya göre Türkiye'den gelen uçakta bazı teröristler bulunuyordu.. Yapılan ise açıkça bir insan kaçakçılığı idi.. Bu konu hakkında Türk hükümetinin, yargının, istihbaratının ve askeri kişilerin bir ilgisi, bilgisi var mı bilmiyoruz?.. ABD'nin benzer faaliyetlerini Romanya, İspanya gibi ülkelerde de sürdürdüğü ileri sürülüyor.. ABD ordusuna bağlı sorgulama ve işkence timlerinin Diego Garciya ya da 6. filo gibi ABD donanmasına bağlı askeri gemilerde de olduğunu biliyoruz.. Tutuklular ABD hapishanelerine gönderilmiyor, ya da askeri hapishaneler Guantanamo'dan ya da Ebu Garib'ten ibaret değil. Zaten Afganistan'dan hiçbir haber alınamıyor bu anlamda. Guantanamo ya da Ebu Garib ile ilgili iddialar araştırılamıyor. NATO ya da BM'nin bu merkezlerle savaş suçlarına ilişkin iddiaları soruşturması ne yazık ki bugüne kadar gerçekleşmedi. Muhtemelen Türkiye üzerinden taşınan kişiler İran ve Suriye bağlantılı ya da Türkiye'de ele geçirilen kişilerdir. Irak'tan olsa, doğrudan Irak kullanılırdı.. Balkanlar'da olsa Romanya devreye sokulurdu. Seyyar sorgu evleri ve infaz/tutuklu evleri ile global köyün muhtarı, çılgınca bir şey yapıyor.. Bunu yaparken de kanun, hukuk, insan hakları hiçbir şeyi dinlemiyor.. İngiltere gibi, İsveç, İspanya gibi AB ülkeleri de ABD'nin bu çılgınca işleri karşısında hiçbir şey yapamıyor.. Irak'taki olayların bölgeye yayılması ve çatışmanın şiddetinin artması halinde ABD, çatışma alanının ortasındaki bir ülke olarak ABD ve İsrail'in emrivaki siyasetine karşı sessiz kalmaya devam edecek olursa, yarın çok daha vahim durumlarla karşı karşıya kalabiliriz.. Bu olaylar karşısında tepki vermemek, sessiz kalmak, bu çevrelerin cür'et ve cesaretini artırmaktadır.. Esasen çok öncelerden beri CIA ve MOSSAD Türkiye üzerinde operasyonlar düzenlemektedirler. Hatta Hasan Fehmi Güneş zamanında Lübnan'da terör eylemleri düzenleyen MOSSAD ajanlarının Adana Karataş'tan deniz yolu ile Türkiye'ye giriş yapıp Kıbrıs üzerinden İsrail'e geri geri dönmelerinin rutin bir hal aldığı, CIA ajanlarının Karadeniz bölgesinde soğuk savaş döneminde nasıl tezgahlar kurdukları ve bunu engellemeye çalışan bir içişleri bakanının nasıl bakanlık koltuğundan uzaklaşmak zorunda kaldığının hikâyesini ilgili bakanlardan dinlemek mümkün. Tabii anlatırlarsa. Öbür haberimiz neydi: İran'ın Hizbullah'a verdiği öne sürülen kısa menzilli füzeler.. Bu habere bağlı gelişmeleri yakında duyarız.. ABD ve İsrail'in İran'a karşı, İran'ın ABD ve İsrail'e karşı, Filistin halkının İsrail'e karşı yeni atakları için geri sayma başlamış olmalı.. Fırtına öncesi sessizliğini yaşıyoruz sanki.. Önümüzde çok da uzun bir zaman olduğunu sanmıyorum.. ABD ve İsrail'in Ankara üzerindeki baskıları bundan sonra günden güne yoğunlaşacak. Kimbilir belki de Hakkari çevresinde gelişen olaylar Ankara'yı baskı altına almak için düşünülmüş bir operasyondur.. ABD Suriye'ye karşı bir operasyon öncesi Ankara'dan; İskenderun, İncirlik ve Hatay koridorunun açılmasını isteyebilir.. Hakkari'de başlayan olayların Akdeniz ve metropollere yayılması konusunda da dikkatli olmak gerek.. Aslında kanlı ve kirli bir oyun oynanıyor. Irak'taki oyunun adı Sünni-Şii, buradaki atı Türk-Kürt.. Aynı el bir oraya, bir buraya vuruyor/vurduruyor ve sonra da tarafları birbirine karşı kışkırtıyor.. Ve biz de bu çirkin oyuna âlet olmaya devam ediyoruz. Allahım bize feraset ver. Hakkı hak ve batılı batıl göster.. Hakta toplanmayı nasip et de, kardeşleri birbirine düşürmek isteyen şeytanların oyununa kurban olmayalım. Selam ve dua ile.
Abdurrahman Dilipak 19 Kasım 2005 Vakit
adilipak@vakit.com.tr |